İrem Derici'nin telefonla konuşma fobisinin sebebi ne?

İrem Derici Instagram'da paylaştığı hikayede telefonla konuşmaktan iğrendiğini, telefon çaldığı zaman göğsüne fil oturduğunu ve aranmak yerine sesli mesajı tercih ettiğini yazdı. Bunu talep eden tek kişi de İrem Derici değil. İcat edilme amacı arayarak konuşmak olan bir aletin geçirdiği evrim, insanların onu kullanış şeklini de değiştirdi. İlginç bir dönüşüm...

İrem Derici'nin telefonla konuşma fobisinin sebebi ne?

Mucize gibi geliyordu

Mucize gibi geliyordu

Cep telefonlarının Türkiye'ye gelişi 1994 yılına, yaygınlaşması ise 1999-2000 civarına dayanıyor.

Ufak, dayanıklı ve şarjı 3-5 gün giden bu telefonlar adeta mucize gibiydi. Çünkü ev telefonu haricinde tek alternatif sokaklardaki ankesörlü telefonlardı. Onlarda da genellikle kuyruk oluyordu.

Levent Yüksel'in 'Sultanım' klibinde telefonu bütün gün meşgul etmesi gibi, insanlar da bir türlü konuşmayı bitiremiyordu.

İstediğimiz zaman cebimizden çıkardığınız ufacık bir aletle birini aramak lükstü.

Herhalde o dönemde biri çıkıp "Beni aramayın mesaj atın sadece" dese deli zannederdik. İnsanlar telefonla konuşmak için can atıyordu çünkü.

Durup dururken birbirini aramak, çağrı atıp kapatmak gibi ilginç huylar edinmiştik hatta. 

Anlaşılabilir ama yine de ilginç

Anlaşılabilir ama yine de ilginç

Zamanla kullanım alışkanlığı değişti.

Fakat yine de, konuşmak amacıyla icat edilen bir alet için şimdilerde "Beni aramayın" cümlesini duymak şaşırtıcı.

Cep telefonlarının en sık kullanılan özelliği, başlarda arama fonksiyonuydu. Operatörlerin 5 bin, 10 bin SMS tarifeleri sayesinde bu değişti ve mesajlaşma daha çok tercih edilir oldu. Ve galiba bu çoğu insana daha kolay gelmeye başladı.

Değişim hep devam etti

Değişim hep devam etti

Aramanın mesajlaşmaya yenildiği bu zamanlardan sonra mobil internet girdi hayatımıza.

Eh, internetin avantajları hepimizin hayatını değiştirmişti zaten. Bir de üstüne yıllar önce arama yapmanın bile mucize gibi olduğu o aletle internet birleşince, herkesin hayatı bir kez daha değişti. 

Boyunlarımızın açısını, ellerimizin şeklini, gözlerimizin konumunu yıllar içerisinde evrimleştirecek kadar büyük bir değişimdi bu...

Mobil internet ve SMS alışkanlığı, yerini online sohbet uygulamalarına bıraktı.

Artık mesaja para vermeden, karakter sınırı doldu diye fazladan SMS harcama korkusu olmadan yazışıyoruz.

Şimdi dönüp telefonla internetin evrimine ve kesişme dönemlerine bakınca üstünden ne kadar uzun zaman geçtiğini görebiliyoruz.

Hatta Windows Live Messenger, yani bildiğimiz MSN gibi programları nostaljik buluyoruz.

İletişim çeşitliliği

İletişim çeşitliliği

Yazışmanın haricinde alternatif yöntemler de var. İrem Derici'nin ve birçok kişinin daha fazla tercih ettiği ses kaydı göndermek gibi mesela. Ya da sesli şekilde söylediklerimizin yazıya çevrilmesi gibi...

Aslına bakarsak iletişimin bu kadar kişiselleşip çeşitlenmesi olumlu bir gelişme.

Birçok insan artık telefonla konuşmayı tercih etmiyor. Bunun en büyük sebeplerinden biri, anlık iletişimin biraz da zor olması. İnsanlar sesli iletişime karşı değil, anlık iletişime karşı. Biri bir şey söylediğinde anında cevap vermek yerine düşünerek cevap vermek istiyor. Telefonla konuşurken düşünme şansımız azken, sesli mesaj ya da yazışma esnasında bu süre daha uzun. İrem Derici'nin 'panikliyorum' demesi de muhtemelen bu yüzden.

Halbuki dışarından bakınca ne kadar rahat biri görünüyor değil mi?
 

Bu makaleye ifade bırak