Hırs, acil tedavi gerektiren bir hastalıktır!


Farkındalık ne için gereklidir; ilk önce bunu bir ele alalım. Farkındalık, düşünce ve zihni kontrol etmede önemlidir. Gün içerisinde yaşadığın bütün sorun, sıkıntı, engel ve negatiflikleri atmanda sana yardımcı olur. Farkındalık kazanmak liderlik becerilerini deneyimlemede çok önemlidir. Kendini tanıma ve becerileri geliştirmende sana yardımcı olur. Gelişime açık bir hal alır, performansını yükseltirsin. Fakat farkındalığın ve gelişimin arttıkça ‘hırs’ın da aynı oranda artmamalı. Çünkü hırs, sebebi hasarettir. Yani bu ne demek? Hırs içinde aceleciliği barındıran bir duygudur. Bu da seni başarısızlığa götürür. Hırslı olan insan küçük başarılara kanaat etmeyeceği için daima memnuniyetsizlik ve ümitsizlik içinde olur. İşin neticesini takip etmez ve kısa sürede yaptığı işi bırakır. Elde edebileceği başarıyı da sürekli hale getiremez.

Yukarıdaki resimden feyz alacağını düşünüyorum. Şimdi gelelim ‘azim’e...

(-)EKSİ’Yİ ARTI(+)’YA ÇEVİR…

Hırsını azime dönüştür.Eğer uzun soluklu başarılar ve mutluluklar yakalamak istiyorsan bütün negatiflikleri pozitifliğe, bütün olumsuzlukları olumluya ve bütün hırslarını azime çevir! Azim zorluklara metanet ve kararlılık gösterme durumudur. Başarının aydınlık tarafı azim, karanlık tarafı hırstır. Hatta sözlük anlamı olarak incelersek hırs, sonu gelmeyen istek, aşırı tutku; azim ise bir işteki engelleri kararlılıkla yenme olayıdır. Hırs, nefsinin kölesi olmak, isteğinin hayırlı olup olmadığını düşünmeden elde etmek için uğraşmak hatta bunun için başkalarına zarar verebilecek kadar gözünün dönmesidir. Hırslı insan cesareti yoksa sadece rahatsız eder, bir de üstüne cesursa korkutur. İçinde çokça kıskançlık barındırır, her şey kişinin kendi tatmini içindir. Dışa bağımlıdır ve asla sonu gelmez.

Azim ise belirli bir hedefe ulaşmak için gösterilen sabırla harmanlanmış çabadır. Genelde içinde kişisel tatminin yanı sıra bir katkı sağlama amacı barındırır. Olumludur, kişinin kendisine de ve çevresine de yararlıdır.

Araya araya bulduğumuz kendimizden başkası değiliz. Yolun sonunda da bekleyen biziz yolun başındaki de… Bir insana herhangi bir konuda nasıl yaklaştığımız aslında kendimize nasıl muamele yaptığımızla ilgilidir.