Cafe

19.03.2009 - 18:20

Dilber ve Azim diyalogları

Sitene Ekle

Gülse Birsel, “Avrupa Yakası”nda yeni bir ikili yarattı; Dilber Hala ve onun sevgilisi Azim. Diyaloglar felâket, tam internetlik. Acılı Adana kokan muhabbetler. “Terliyom”, “Baldırları güneş yüzü görmemiş” örnek teşkil eden cümleler. Erotizmle yerellik bütünleşmiş oluyor. “Lavanta sür ansızın gelebilirim” de aynı şekilde. Yakında internette ikisinin muhabbetlerini içeren görüntülerin sayısı artar, belki de görüntüler yayılmıştır bile!

Savaşçılık oyunu
Çocukken oynardık. Bizim oralarda çayır çimen boldu, aralarına saklanır, sonra karşılıklı savaşa başlardık. “Dışınk dışınk” diye efektler yapardık. Bunları niye anlattım? “İpsiz Recep”in son bölümünde savaş sahnesini izleyince ister istemez, böyle bir anı aklıma geldi.
Recep ve adamları düşman karşısında... Tam dışınk dışınk durumu. Bu sahneleri çekmek öyle her babayiğidin harçı değil. Özel olarak bunu çekenler var. Tabii bir de işin maliyeti de var. Kadir İnanır elinde iki tabanca bir oraya bir buraya ateş ediyor. Nedense kurşun da gidip düşmana saplanıyor!

Mehmet Ali’de inciler bitmez
Mehmet Ali Erbil’den inciler bitmiyor. Son “Çarkıfelek”te bir yarışmacının arkadaşına mesleğini sordu. “Üniversitede doktora yapıyorum” dedi. Mehmet Ali Erbil, “Bizim zamanımızda ‘doktora veriyorum’ derlerdi” dediği anda genç kızımız önce şoka girdi, biraz sonra da böyle laf cambazlıklarını bildiğini söyledi. Aslında o “doktoramı verdim”di de işte Mehmet Ali Erbil’in dilinde bu hali almış oldu!

Güler misin, ağlar mısın?
Tam da bu sözün karşılığı bir haber vardı Star TV Ana Haber’de. Çinliler Çanakkale Savaşı kahramanı Seyit Onbaşı’nın heykelini yapıp bize satıyorlarmış. Ama heykeli göreceksiniz, Seyit Onbaşı bir Çinli sanki, çekik gözlü falan. Neyse ki bizim ustalar el atmış bu “rezaleti” engelleyen gerçek heykeller yapmışlar. Ama Çinliye bak, taa oradan Çanakkale’ye uzanıyor adam, pes yani! 


Nihayet öpüştüler!
Ali ile Seyhan da nihayet öpüştü. Onlar öpüştükten sonra da reklama gidildi. Biz kendimize gelelim diye herhalde!
“Canım Ailem” aşk ailesi oluverdi. Aynı mahallede toplanılıyor ama. Yani Adana’dan, Mersin’den kalkıp mahalleye geliniyor. Küçük kızımız Eda ile Furkan’ın arası da iyileşti. 
Ali, çakılmasın diye adı Zehra oldu, cep telefonuyla karşı evden Seyhan’ı aradı.
Bir zavallım Halim, habersiz her şeyden... Bu arada tabii metro sahnesi vardı... Aynı anda Meliha, Samim, Ali ve Seyhan metronun aynı vagonunda buluşuyor, ama ne tesadüftür ki Meliha ve Samim onları görmüyor. Senarist öyle istemiş. Çünkü bana göre, çekim açısı birbirlerini görmememeyi mümkün kılmıyor. Ha bir de şu var tabii, bizim İstanbul metrosu kısa. 10 dakikada Taksim’den Levent’e gidiyorsun!

"Ah Nerede", "İnsanlar İnsancıklar" adlı şarkıları hangi sanatçımız seslendirmiştir?
©Copyright 2009 Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız.