PazarRSS
14.02.2009 - 21:35

Reşad Ekrem Koçu’dan ilginç notlar

Sitene Ekle
Yalvaç Ural 7’DEN 77’YE OKUL DIŞI BİLGİLERyural@milliyet.com.tr Tüm Yazıları »

Reşad Ekrem Koçu, tarih yazınımızın önemli yazarlarından biridir. Ondan hep, “Tarihi sevdiren adam” diye söz edilir. Öylesine akıcı, güzel, masalımsı bir dili vardır ki, kitaplarını okurken kendinizi tarihi bir filmi izliyormuş ve o dönemin dilini biliyormuş gibi duyumsarsınız. Örneğin, bir tarihi kişiliği anlatıyorsa giysilerinden yüz çizgilerine, yeleğinden kılıcına ve üzerindeki motiflere kadar öyle bir resim çizer ki, bir anda her şey gözünüzün önünde canlanıverir. Yazdıkları her ne kadar edebiyat eseri olarak (roman, öykü)  sayılsa da, benim için o, büyük bir araştırmacı, tarihçi, renkli ve farklı bir yazardır.
*   *   *
Küçük okurlarımın yaş grubuna bugün uygun düşmese de, ilkgençlik dönemi ve gençler için ilginç bulduğum “Tarihimizdeki Garip Vakalar” kitabının son bölümündeki küçük notlardan kısa alıntılar yapacağım. Sanırım pek çoğunu duymamışsınızdır...
*   *   *
-Ünlü “Kâtibim” türküsünü; “Üsküdar’a gider iken aldı da bir yağmur, kâtibimin setresi uzun eteği çamur”u genç bir kızın bir kâtibe söylediği halk türkümüz olarak biliriz. Oysa bu türkü, İngiliz ordusuyla İstanbul’a gelen bir İskoç alayının çaldığı marşmış. Biz bu marşın üzerine Türkçe sözler yazmışız; olmuş size bir “Kâtibim” türküsü. Hatta o dönemde İskoçlar, “Kâtibim” türküsünü çalan saatler yapmış ve bize satmışlar.
-Van Gölü’nde yüzen ilk Türk gemisi 16. yüzyılda Mimar Sinan tarafından yapılmış. O zaman, bu ünlü mimar Yeniçeri Ocağı’nda bir askermiş.
-Tarihimizde Latin harfleriyle ilk kez Türkçe yazı yazan kişi III. Selim’in kızkardeşi Hatice Sultan’mış.
-Tarihimizin en ünlü oburlarından biri “Aygır İmam” lakabıyla bilinen Derviş Efendi isimli biriymiş. Bu adam, bir defasında iki okka pastırmanın üzerine 40 yumurta kırdırarak pastırmalı yumurta yemiş. Lengerin dibini sıyırdıktan sonra, ne yazık ki bu dünyaya veda etmiş.
-Bir zamanlar İstanbul’da padişahtan sonra ancak üç kişi, şehrin içinde arabaya binebilirmiş. Yalnızca vezirler ve devlet yöneticileri ata binebilirlermiş. Ne kadar zengin olursa olsun, halk ata binemezmiş.
-700 yıl boyunca Osmanlı sadrazamları içinde en uzun boylu olan Sokullu Mehmet Paşa’ymış. İki metreyi geçiyormuş boyu.
-En şişman olan sadrazam da Kanuni Sultan Süleyman’ın sadrazamlarından Semiz Ali Paşa’ymış. Kendisi iki atla taşınabiliyormuş.
-Lale Devri’nin Tabak Ata isminde ünlü bir çiçekçisi varmış. Tam 80 çeşit farklı lale türü yetiştirmiş. Saray bahçelerine de lale soğanlarını o satarmış. Tabak Ata fakir bir adamken lale sayesinde İstanbul’un sayılı zenginlerinden olmuş.
-Güzel yaprakları, güzel çiçekleriyle kentleri süsleyen atkestanesi ağacı Fransa’ya ilk kez 1615 yılında Bachelier isminde bir kişi tarafından İstanbul’dan götürülmüş.
O günden beri Paris bulvarlarının süsü olmuş atkestaneleri.
-Türkiye’ye ilk buharlı gemi İngiltere’den satın alınmış. Yandançarklı olan bu geminin adı Swift’miş. Bu ad, gemiye ünlü çocuk klasiği “Gulliver’in Gezileri” kitabının yazarı Swift’ten dolayı verilmiş.
*   *   *

Reşad Ekrem Koçu’nun kitaplarını Doğan Kitap Yayınları arasında bulabilirsiniz.

©Copyright 2009 Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız.