'Kelebekler' filmi neden bu kadar çok sevildi?

Tolga Karaçelik'in son filmi 'Kelebekler'in başarısını duymayan kalmadı. Tolga Karaçelik'in yazıp yönettiği 'Kelebekler' dünyanın en önemli film festivallerinden Sundance'den ödülle döndü. Hepsi bu kadar da değil. Geçtiğimiz haftalarda vizyona giren film kulaktan kulağa öylesine övgülere boğuldu ki bu başarıya kayıtsız kalmak elbette çok zor. Peki 'Kelebekler' neden bu kadar çok sevildi?

'Kelebekler' filmi neden bu kadar çok sevildi?

Büyük beklenti yaratmıştı

Büyük beklenti yaratmıştı

'Kelebekler'in yarattığı fırtına bu yılın başından beri devam ediyor aslında.

Sundance'ten ödülle dönen filmin Türkiye'de de elbette büyük bir beklenti yaratması şaşkınlık verici değildi.

Böyle bir film beklemiyorduk

Böyle bir film beklemiyorduk

Ancak eğri oturalım, doğru konuşalım; daha önce 'Gişe Memuru' ve 'Sarmaşık' gibi filmleriyle tanıdığımız Tolga Karaçelik'in karşımıza 'Kelebekler' gibi bir filmle çıkacağını pek de tahmin etmiyorduk.

Bartu Küçükçağlayan beklentisi

Bartu Küçükçağlayan beklentisi

Uzaktan bakıldığında 'Kelebekler'in en büyük avantajının Bartu Küçükçağlayan olduğu düşünülebilir.

Ki haksız bir 'beklenti' de değil bu elbette, Bartu Küçükçağlayan 'Kelebekler'in olmazsa olmazı.

Sadece onun başarısı değil

Sadece onun başarısı değil

Bartu Küçükçağlayan bu filmde olmasaydı büyük bir boşluk oluşurdu.

Ancak filmin başarısını sadece Küçükçağlayan'ın oyunculuğuyla anlatmak hem filme hem de yönetmen Tolga Karaçelik'e büyük haksızlık sebebi.

Absürd gelse de 'kök'lü

Absürd gelse de 'kök'lü

Tolga Karaçelik, sıradan olabilecek bir aile hikâyesini hem çok katmanlı hem de zıpır ve ötesi bir şekilde karşımıza sunmuş.

Filmdeki absürdlükler öylesine 'kök'lü ve öylesine toprağa sıkı sıkı bağlı ki anlayabiliyorsunuz.

Taşlar bir şekilde yerine oturuyor

Taşlar bir şekilde yerine oturuyor

Göndermeleri, eleştirileri, giydirmeleri...

Filmdeki olağan dışı şeylerin her biri aslında mantık içeriyor; ilk etapta 'mantıksız' gelse de taşlar öylesine güzel oturuyor ki senaryoya hayran kalıyorsunuz.

Malzemeyi doğru kullanmış

Malzemeyi doğru kullanmış

'Kelebekler'in bu kadar kulaktan kulağa yayılmasındaki, bu kadar çok beğeni toplamasındaki en büyük sebep elindeki malzemeleri çok doğru ve özgün kullanabilme becerisi.

Ve bu kabiliyet elbette çoğunlukla Tolga Karaçelik'in.

Diyalogların başarısı

Diyalogların başarısı

2010'lu yıllarda geldiğimiz noktayı, hafif manik hafif depresif kafayı 'Kelebekler' kadar iyi anlatan bir filme rastlamadık uzun zamandır.

'Kelebekler'in bir diğer 'en önemli başarı'sı da elbette diyalogları.

Diyaloglar öylesine zeki, yaratıcı ve mizahla dolup taşıyor ki filmi uçurmuş, başka bir yere götürmüş.

Eleştirilebilecek yanları da var

Eleştirilebilecek yanları da var

'Kelebekler'in her film gibi muhakkak eleştirilebilecek yanları da var, birçok şey yerine otursa da yine de bazı şeyler havada kalıyor.

Havada kalan şeylerin çoğunluğunda Tuğçe Altuğ'nun oyunculuğu yer alıyor.

'Tutarlılık' sorunu

'Tutarlılık' sorunu

Film boyunca özellikle ağlama sahnelerinde ya da 'pavyon' sahnesinde başarılı bir oyunculuk sergilese de özellikle 'mezarlık' sahnesinde beklentilerin altında kalıyor oyunculuğu.

Filmin genel ahengini bozmasa da bir Bartu Küçükçağlayan ya da Tolga Tekin kadar 'tutarlı' bir oyunculuk göremiyoruz ne yazık ki Tuğçe Altuğ'dan.

Şaheser olmasa da...

Şaheser olmasa da...

'Kelebekler' evet bir şaheser ya da Türk sineması için olmazsa olmaz bir film değil.

Ama temas ettiği hassas konulara getirdiği eğlenceli ve yaratıcı yorumla son dönemde karşımıza çıkan en önemli işlerden biri diyebiliriz çok rahatlıkla.

Gişe filmi mi yoksa sanat filmi mi?

Gişe filmi mi yoksa sanat filmi mi?

Bir gişe filmi olamayacak kadar alternatif, aşırı alternatif olamayacak kadar geneli de cezbedebilecek kendine özgü enteresan bir yer varsa şayet, 'Kelebekler' o pozisyonu çoktan kaptı bile.

Tolga Karaçelik'in 'Kelebekler'den çok daha iyisini çekebileceğine, yazabileceğine, yönetebileceğine inancımız tam.

Şimdilik yeterli

Şimdilik yeterli

Ama şimdilik 'Kelebekler'in başarısı "Türk sinemasında farklı şeyler arayan izleyici"ler için son derece yeterli ve en önemlisi de geleceğe dair umut veriyor...

twitter.com/mayksisman
instagram.com/mayksisman
youtube.com/mayksisman
can.sisman@milliyet.com.tr

Bu makaleye ifade bırak