Yaklaşık 3 yıldır kişiye özel koku tasarımı yapan Bihter Türkan Ergül, tarihi bilgiler ışığında Kanuni Sultan Süleyman, Fatih Sultan Mehmet, Yavuz Sultan Selim ve Abdülhamit gibi padişahların kokularını hazırladı.

Sosyal bilimler mezunu olan ve yaklaşık 15 yıldır kokuyla ilgilenen ancak 3 yıldır butik olarak kişiye özel koku hazırlayan Ergül,   kişiye özel koku tasarımının çocukluğundan bu yana ilgi gösterdiği bir alan olduğunu belirtti.

Annesinin bu ilgisini fark etmesi üzerine Ermeni bir yakınlarının koku dükkanına okuldan sonra yaz aylarında gittiğini, burada kokularla ilgili derin bilgiler öğrendiğini dile getiren Ergül, üniversite yıllarında da kokularla ilgilenmeye devam ettiğini ve eğitim aldığını ifade etti.

Ergül, kişiye özel koku tasarımının dünyada çok yaygın, ancak Türkiye’de çok yeni gelişen bir saha olduğunu kaydetti. Yaptıkları işin kozmetik olmadığını, çünkü kozmetiğin başlı başına parfüm olduğunu söyleyen Ergül, yaptıkları işin doğal özleri bir araya getirerek kişinin kokusunu bulmak olduğunu, bu nedenle parfüm yapmadığını, koku yaptığını, parfümün özel bir kimya bilgisi gerektirdiğini anlattı.

Kokularda kullandıkları ürünlerin tamamen organik olduğunu, cilde zarar vermediğini dile getiren Ergül, lilyum, köknarı, rezene, siyah orkide, turunçgiller, menekşe, frenk üzümü, vanilya gibi 2 bin 500 çeşit meyve ve baharat karışımı ürünleri kullandıklarını kaydetti.

"Kokuyu belirleyen aslında bizim ten salgımızdır"
Ergül, kişiye özel koku yapmak isteyenlerin ilk olarak yaş, cinsiyet, yeme-içme alışkanlıkları, uyku düzeni, su, süt ve et tüketimi sigara ve içki kullanımı gibi kişisel soruların bulunduğu formları doldurduğunu belirterek, çünkü kişisel alışkınlıkların ten salgısını etkileyen faktörler olduğunu bildirdi.

Ergül "Birinde bir parfüm beğeniriz, gidip alırız, ancak diğerin de durduğu gibi biz de durmaz. Çünkü bizim ten salgımız farklı olduğu için kokunun bizdeki duruşu değişik olacaktır. Kokuyu belirleyen aslında bizim ten salgımızdır" diye konuştu.

Tarihe büyük bir ilgi duyduğunu ve profesyonel olarak yaptığı kokuyu tarih ile birleştirmek amacıyla 3 yıl önce Topkapı Sarayı’ndaki arşivlere ulaşmak için bir çalışma içerisine girdiğini dile getiren Ergül, sarayda arşivlerle ilgilenen bir heyetle çalıştığını anlattı.

Osmanlı’daki koku seçimi
Osmanlı sultanları ve eşleri hakkında çok sayıda kitap okuduğunu belirten Ergül, şunları kaydetti:"Bu çalışmamda padişahların ve eşlerinin hangi kokuları kullandığını tespit ettik. Osmanlı arşivi çok zengin. Günlük olarak arşiv tutmuşlar. Mesela, Hürrem Sultan ıhlamur, yasemin, lavanta, gül ve karanfil, Yavuz Sultan Selim kehribar ve tatlı kokular, Kanuni Sultan Süleyman sedir ve sandal gibi yoğun ve baskın kokular, Abdülhamid ise çiçek ve mimoza kokularını kullanmış. Ben de bu tarihi bilgiler ışığında ve bu bilgilerden yola çıkarak padişahların kokularını tasarladım. Örneğin, Hürrem Sultan’ın kişiliği, tarihi duruşu, yeme alışkanlıklarından yola çıkarak, acaba bu zaman da yaşasaydı ne kullanırdı diye düşündüm. Bu şekilde kokularımı tasarladım.

Her padişah kendi karakterine uygun kokuları seçmiş. Koku seçimlerinde ise padişahların siyasi ve politik duruşu etkili. Abdülhamid’in kullandığı mimoza kokusunun karakterine bakıldığında çok değişken, hareketli ve sabırsız ve alternatif üreten bir yapısı var. Bunları bir araya getirdiğimiz de 2.Abdülhamid’in karakterine uygun kokuyu bulabiliyorsunuz. Hürrem Sultan çok otoriter ama bir o kadar da anaç ve dişiliği ön planda kullanmış. Hürrem Sultan her hafta 70 gram lavanta ile ayak masajı yaparmış. Bastığı yerlerde o taze koku kalırmış. Padişahlar, kokularını seçerken, hem kendi karakterlerine hem de siyasi tutumlarına dikkat etmiş."

"Tüm padişahların kokusunu yapmak istiyorum"
Osmanlı sarayında kokuların simyacılar tarafından yapıldığını dile getiren Ergül, aslında kokunun sadece ten üzerinde değil hamamlarda, saraylarda ve özellikle tedavi amaçlı olarak Osmanlı’da yoğun olarak kullanıldığını tespit ettiklerini kaydetti.

Yaptığı kokulara patent almak amacıyla Türk Patent Enstitüsüne başvurduğunu belirten Ergül, yakın bir süre önce Hürrem Sultan’ın tasarladığı kokusunu "Hürremisk" adı altında patentini aldığını söyledi.

Patent yasasına göre tarihe yön veren kişilerin isimlerin aynısını kullanmanın mümkün olmaması dolayısıyla farklı bir ad altında başvuru yaptıklarını ifade eden Ergül, "Yavuz Sultan Selim’in patentini ’Sultan Selim’ altında aldık. Kanunu Sultan Süleyman’ın ’Muhteşem Süleyman’, 2.Abdülhamid’i ’Abdülhamid’ olarak başvurusunu yaptık. Ancak halen cevap gelemedi. Mihrimah Sultan ve Hatice Sultan kokularını da tasarladık. Önümüzdeki günlerde Barbaros Hayrettin Paşa, Mimar Sinan’ın da kokularını yapacağız. Şu anda devam eden bir projemiz var. Harem’deki valide sultan ve gözdelerin kullandığı kokuları hazırlamak. Bunu da ’Harem’ koleksiyonu kapsamında başvurusunu yaptık. Tüm padişahların kokusunu yapmak istiyorum" dedi.

Atatürk, Kleopatra, Sezar, Napolyon kokuları sırada 
Butik olarak kalmayı planladıklarını, bu üretimi seri üretim boyutlarına getirmeyi istemediklerini belirten Ergül, şunları söyledi: "İleri dönemlerde tarihe mal olmuş kişiler olan Kleopatra, Sezar, Napolyon, I. Elizabet gibi dünya karakterlerinin kokularını yapmak istiyorum. Bununla ilgili derin bir tarihsel araştırma yapacağım.

Bunun dışında içerisinde susam yağı ve gülün bulunduğu tamamen organik olan ve Hürrem Sultan’ın kullandığı kremi ’Aşk-İksiri’ adı altında hazırladık. Bunun da patent başvurusunu yaptık. Ayrıca Ulu Önder Atatürk’ün kullandığı ıhlamur, yasemin ve lavanta kolonyalarından esinlenerek bir koku hazırlamayı tasarlıyorum."