Cumartesi

15.04.2017 - 02:30 | Son Güncelleme: 15.04.2017-2:30

“Beden, zihin ve ruh gelişimi için”

Aikimode’un kurucusu ve eğitmeni Oğuzhan Ulvi Başkurt dövüş sanatlarının insana kattıklarını anlattı

Sitene Ekle

Fırat Karadeniz / firat.karadeniz@milliyet.com.tr

İstanbul’da, Sanayi Mahallesi metro durağına 100 metre uzaklıkta, dünyanın en büyük dojolarından biri var: Aikimode. Oğuzhan Ulvi Başkurt’un kurduğu bu dövüş sanatları merkezi üç katlı ve öğrencilerine 1000 metrekare gibi büyük bir alan sunuyor. Aikido ve diğer dövüş sanatlarını öğrenebileceğiniz merkezi ve bu sanatların insana kattıklarını dinlemek için Başkurt’un kapısını çaldık. Fotomuhabirimiz Ercan Arslan, Başkurt’un öğrencileriyle mücadelesini çok güzel fotoğrafladı. Fakat en sonunda da beni Başkurt’un önüne attı. Neyse ki bir zarar görmedim ve bu röportajı yazabildim.

Bildiğim kadarıyla 18 senedir aikido yapıyorsunuz...

1999’da başladım. Yaklaşık 18 sene, evet. Bir yandan da diğer Japon savaş sanatlarını da çalışıyorum. Aikido benim için bir sevda oldu tabii. İstanbul Teknik Üniversitesi’nde Gemi İnşaat Bölümü’nde öğrenciyken tanıştım. Bir tutkuya dönüştü. Önce bir kulüp kurdum ve asistan eğitmenlik yaptım.

Kendi dojonuzu ne zaman açtınız?

Aikimode markasını 2005’te yarattık. 2009’da da şimdi olduğu yere geldi. İlk önce Şişli ve Maslak bölgesinde dersler veriyordum. Sanayi Mahallesi de her yere kolay ulaşılan bir yer. eğitimi burada toplamak mantıklı geldi. Dünyanın en büyük aikido okullarından biri burası. İki ayrı kat sadece bizim. Bir de terasta açık havada çalışma imkanımız var. Şimdi de Ataşehir’e bir okul kurduk. Bir sene kadar oldu. Öğrenci sayımız arttıkça alan ihtiyacı da arttı. Buraya 2 milyon lira kadar bir yatırım yaptık; Ataşehir’e ise bir milyon kadar.

Dövüş sanatlarıyla ilgilenenlerin daha barışçıl, sakin insanlar olduğunu gözlemliyorum ben. Böyle bir etkisi var galiba...

Dövüş sanatlarının insana etkisi beden, zihin ve ruh gelişimi. Her harekette yere düşüp kalkıyoruz mesela. Bu bedeni geliştiriyor. Sağlam kafa sağlam vücutta olduğu için de zihin de gelişiyor. Üstelik birçok farklı hareket olduğu için her hareket zihinde farklı bir etki yaratıyor. Üçüncüsü ruh... Öğrendiklerinizi paylaşmak da ruhun gelişmesini sağlıyor. Karakteriniz yükseliyor. Dövüş sanatlarıyla ilgilenenlerin daha barışçıl olmasının nedeni de şudur: Büyük güç büyük sorumluluk getirir. Her problem çıktığında silahınızı kullanamazsınız çünkü siz problemin kendisine dönüşürsünüz.

Öğrencilerinizdeki gelişimi gözlemleyebiliyor musunuz? Ya da kendinizden yola çıkarsanız aikidodan önce ve sonra ne gibi farklılıklar belirdi?

Bakış açımın geliştiğini söyleyebilirim. Özgüven ve algı da yükseliyor. Haberleri izlerken bile çok yönlü düşünebiliyorsunuz. Çünkü bir boks maçındaki gibi tek bir rakiple mücadele etmeyi değil gerçek hayatta olacağı gibi birçok düşmanla mücadele etmeyi öğretiyoruz biz. Bunlarla birlikte, kendimden de gözlemleyebiliyorum, aikido daha yapıcı bir insan olmanıza olanak sağlıyor.

“Önemli olan hiçbir zaman pes etmemek”

Çocuklarla da çalışıyorsunuz... Aikido onlara neler katıyor?

Biz 3-4, 4-7 ve 7-12 yaş gruplarında çocuklarla çalışıyoruz. Bizim çocuklara ilk öğrettiğimiz şey yere düştüklerinde nasıl daha hızlı kalkabilecekleri. Bu da bir anlamda bilinçaltlarına kazınıyor. Yere düştükleri zaman pes etmemeyi öğreniyorlar çünkü hayatımızda bir kavgadan daha büyük travmalar da olabiliyor. Önemli olan o zor durumlardan sonra ayağa kalkmaktır. Çocuklar da bir sene içinde bunu çok iyi öğreniyor. Geçmek ya da geçilmemek bizim için öncelik değil. Önemli olan pes etmemek. Özgüven de bununla beraber geliyor zaten.

Daha önce verdiğiniz bir röportajda “Dojolarda müşteri olmazsınız, öğrenci olursunuz” demişsiniz..

Doğru. Dojo demek egonun girmediği nokta demektir. Kişisel hırslarınızı kapıda bırakırsınız ve yeni bir sanat öğrenmek için buraya gelirsiniz. Bir spor salonuna girip kaydolunca aslında müşteri oluyorsunuz. Tabii ki sistem için her insan bir müşteridir. O ayrı. Ben şunu anlatmak istiyorum: Bir spor salonunda dolabınızın kapağı çıkarsa gider şikayet edersiniz. Dojoda ise gevşeyen vidayı sıkmanızı isteriz. Siz de sıkarsınız. 

Anne-babayla aikido

Öğrenci profilinizden bahsetmeniz mümkün mü?

3-60 yaş arasında öğrencilerimiz var. Farklı sınıflarda eğitim alıyorlar tabii ki. 3-4 yaş grubunda çocuklar velileriyle eğitim alıyor. Bunun güzel tarafı da mesela baba ve kızının birlikte yaptıkları bir aktivitelerinin olması. Bir de bizim testlerimiz var. Zihin ve beden odaklı testler. Bunları geçmeden kabul etmiyoruz. Bizim istediğimiz öğrencilerin sağlıklı ve istekli olması. 


©Copyright 2017 Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız.