Yazarlar
04.12.2014 - 02:30

‘Bir gazetecinin görüşleri’

Sitene Ekle
asli.aydintasbas@milliyet.com.tr  |  Aslı Aydıntaşbaş asli.aydintasbas@milliyet.com.tr Tüm Yazıları »

Allah yar ve yardımcımız olsun. Aynı Ergenekon soruşturması günlerindeki gibi bir atmosfer var memlekette. Kolektif bir akıl tutulması; ileride pişman olacağı hataları ısrarla yapma hali...
Çıkıp, Türkiye’nin demokrasi açığındaki en büyük gediklerden biri olan %10 barajının inmesi gerektiğini söylüyorsunuz, ”Vay sen iktidar partisine darbe mi planlıyorsun!” diyorlar.
Temsilde adalet olmadan Türkiye’de istikrar olamayacağını belki de yüzüncü defa anlatıyorsunuz; ”Vay Anayasa Mahkemesi’ne mesaj mı veriyorsun!” diyorlar.
HDP’nin parti olarak baraja gireceğini, yüzde 8-9’la Meclis dışı kalmaları durumunda Türkiye’nin ”bölünmeye” doğru gideceği uyarısında bulunuyorsunuz, beyin kapasitesi Twitter’da yazdığı 140 karakterin ötesine gidemeyen tipler, ”Karanlık senaryolar devrede” diyor.
Hem cahiller, dünya konjonktürünü okuyamıyorlar; hem de Türkiye’yi tanımıyorlar.
Bakın 10 yaşında çocuğa anlatır gibi anlatıyorum: Baraj, artık sürdürülebilir değil. Çünkü antidemokratik. Zamanında asker koydu. Kürtleri dışarıda tutmak için. Ama artık kaba kuvvetle insanları ehlileştirme devri kapandı. Soğuk Savaş’ta bunları yaptığında dünya görmezden geliyordu. Bugün gelmez. HDP baraj altında kalacak. Bu Türkiye’de kaos yaratır. Sen Kürtlere Meclis’te temsil kapısını kapatırsan, kalkıp bir gün ”O zaman biz de kendi yerel parlamentomuzu kuruyoruz” derler. (İmralı ve Kandil, şimdiden bu seçeneği konuşuyor.) Buraya kadar anlamayan var mı?
O zaman şöyle devam edeyim: Senin ülken Rusya gibi homojen değil. Putin tarzı otoriterliği sübvanse edecek petrolün de yok. Bu yüzden istikrarın tek formülü, demokrasi.
Benim hayrıma değil, Kürtler ya da demokrasi hayrına da değil; kendini seviyorsan, bu ülkenin bütünlüğünü önemsiyorsan, gel şu işi bir daha düşün.

AKP’nin unutulan baraj önerisi

Çok değil, bir yıl geçti üzerinden. Hatırlarsanız Gezi olayları sonrasında Türkiye’de demokratik alanda bir daralma olduğu, reform ihtiyacı su yüzüne çıkmıştı. Bu yüzden iktidar partisi Eylül 2013’te büyük tantanalarla bir “demokrasi paketi” açıkladı.
Başbakan Tayyip Erdoğan, ”Sizleri en kalbi muhabbetlerimle selamlıyor; birazdan Türkiye’ye ve dünyaya ilan edeceğimiz demokratikleşme paketinin, ülkemiz, milletimiz, bölgemiz; ekonomimiz ve demokrasimiz; en önemlisi de birliğimiz ve kardeşliğimiz için hayırlara vesile olmasını Allah’tan niyaz ediyorum” diye başlayan konuşmasında, seçim barajının indirilmesi için 3 formül önerdi. Evet yanlış duymadınız.
O dönem herkes sırayla televizyonlara çıkıp bunun ne şahane bir demokratikleşme hamlesi olduğunu anlattı. Alkış üzerine alkış. Hükümete en yakın isimler, artık barajın düşmesi gerektiğini söyledi.
Daha bir yıl  savunduğunuza şimdi karşı mı çıkacaksınız?


Yazarlarda Ara
Bul
Da Vinci'nin şifresi adlı roman hangi yazara aittir?
©Copyright 2016 Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız.