Pazar
11.09.2016 - 02:30 | Son Güncelleme: 11.09.2016-2:30

“Bu rol için sadece benzemek yetmez”

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın hayatını anlatan “Reis” filminde Erdoğan’ı Reha Beyoğlu canlandırıyor. Beyoğlu “Benzetenler oluyordu ama böyle bir filmde oynayacağımı söyleseler inanmazdım” diyor

Sitene Ekle

Gizem Coşkunarda - gizem.coskunarda@milliyet.com.tr

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın hayatının çocukluğundan belediye başkanlığına kadar olan dönemini konu alan “Reis” filmi 14 Ekim’de vizyona girecek. Cumhurbaşkanı’nı canlandıran isim ise Türkiye’den daha çok Ortadoğu’da tanınan Reha Beyoğlu. Onunla Kasımpaşa’da buluştuk. Cumhurbaşkanı’nın gençlik yılarında oturduğu mahalleyi gezdik ve tıraş olduğu berberine gittik. Berberin de şaşkınlığı üzerine anlamış olduk ki onu Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a bu kadar benzetmekte haksız değiliz.

Kaç yıldır oyunculuk yapıyorsunuz? Eğitiminiz ne üzerine?

Sinema televizyon okudum İstanbul Üniversitesi’nde. Senaristlik yapıyordum, sinema senaryoları yazıyordum. O dönemdeki diğer senarist arkadaşlarımın, “Sen boylu poslusun, oyunculuk yapsana” gibi teşvikleriyle kendimi oyunculuk sektöründe buldum aslında. 15 yıldır da böyle devam ediyor. Birçok dizi ve film projelerim oldu.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın gençlik yıllarını oynama teklifi nasıl geldi peki?

Ortadoğu ve İran’da Türk dizilerinin meşhur olmasını sağlayan kanal GEM TV için  “Kalori Yasak” dizisini Antalya’da çekiyorduk. Dizi bitince ben tekrar İstanbul’a geldim. Kahvede arkadaşlarımla otururken “Reis” filminin çekileceğini duydum. Uygulayıcı yapımcıyla da sohbetim vardı öncesinden. “Hayırlı olsun” demek için telefon açtım ve rol için başvuran 200 kişi arasına girdim. Ne kadar benzerseniz benzeyin, oyunculuk deneyiminiz yoksa böyle bir filmde oynayamazsınız. Bir sürü elemeden sonra rolü ben kazandım. Cumhurbaşkanımızın vücut dilini iyi yansıtabilecek bir oyuncu gerekiyordu.

“Cumhurbaşkanı senaryoya hiç müdahale etmedi”

Nasıl bir vücut dili var?

Dimdik yürümez mesela, bunu fark ettim. Sonra bunun dini bir sebepten dolayı olduğunu öğrendim. Allah’ın selamına hemen karşılık verebilmek için hafif eğik yürür.

Film nerede çekildi, ne kadar sürdü?

Kıbrıs’ta bir film platosu kuruldu ve Kasımpaşa’daki tüm sahneler orada çekildi. Devamını ise Beykoz Kundura Fabrikası’nda çektik. Çekimler altı haftada tamamlandı.

Cumhurbaşkanı senaryoyu onayladı mı?

Senaryo çok demokratik ve özgür bir şekilde yazıldı. Her şey bittikten sonra kendisine takdim edildi ve hiçbir sıkıntı yaşanmadı. Senaryoya hiç müdahale etmedi.

Cumhurbaşkanının açık sözlü biri olduğunu biliyoruz. Sizin oyunculuğunuzu beğenmezse bunu mutlaka söyler...

Evet, söyler. Benim oyunculuğumu beğenmeme ihtimali de var. O zaman çıraklık dönemi, bundan sonraki ustalık diyeceğiz. 

Hâlâ hayatta olan bir lideri oynamayı kabul etmek zor bir karar olsa gerek.

Bıçağın keskin yüzü olan husus bu. Bu bir fantastik karakter değil, gerçek biri ve hâlâ hayatta. Oyunculuk dramadır. Algılamak, empati yapmak ve izleyiciye o karakteri geçirmektir önemli olan. Fakat şu anda yaşayan ve izleyiciye çok net olarak geçen bir karakter zaten var. Filmde 1991 ila 94 yılları arasındaki yaşantısını canlandırdım ben. O dönemle günümüzdeki cumhurbaşkanımız arasında fark var.

Ne gibi mesela?

O zaman çalıştığı siyasi partinin selam hareketleri bile farklı bir defa. bugün tek elle selam verirken o gün çift elle veriyordu. O dönemlerden beri kendisini takip etmeyen insanlara farklı gelebilir. 

“Erdoğan’la tek farkımız tuttuğumuz takımlar”

O dönemdeki vücut diline, konuşma tarzına nasıl hazırlandınız?

Aslında o döneme ait videolar yok denecek kadar az. Ben kendisini 1994’ten beri takip ettiğim için zaten o döneme epey hakimim. Bunun yanı sıra “Bir Liderin Doğuşu” adlı kitabı yazan Hüseyin Besli benim akrabam. Ondan öğrendiğim çok şey oldu. Ayrıca belediye başkanlığı döneminden cezaevine girene kadar yakın koruması olan İsmail Engin’den de çok şey öğrendim. Duruşu, yürüyüşü, selam verişi, omzunun neden düşük olduğu gibi...

Neden düşükmüş omzu?

İsmail Engin’e bunu sorduğumda, “Seni gözlerinden öpüyorum, nasıl fark ettin bunu” dedi. Cevabını öğrendim, filmde böyle bir sahne var. Şimdi söylemeyeyim, sürpriz olsun.

Filmde plastik makyaj uygulandı mı?

Hayır, hiç uygulanmadı. Sadece saç rengim biraz koyultuldu ve kahverengi lens taktım. Saçı seyreltip plastik makyaj uygulanırsa bu dönemine kadar oynama şansım olduğunu denedik ve gördük.

Siz kendinizi benzetiyor musunuz?

Evet. Öncelikle ikimiz de Karadenizliyiz. Cumhurbaşkanımız gençliğinde futbol oynamış, ben de uzun yıllar futbol oynadım. Aynı boydayız. Mesela benim babam da onunki gibi dini bütün bir insan ve ailece de öyleyiz. Ama farklılıklarımız da yok değil. Cumhurbaşkanımız Fenerbahçeli, ben Galatasaraylıyım. Sarı renkte buluşuyoruz.

Fenerbahçeli ol derse olur musunuz?

Hayır.

“Bende gençliğini gördüğünü söyledi”

- Cumhurbaşkanıyla tanıştığınızı biliyoruz. Yorumu ne oldu? 


Gerçekten heyecan vericiydi. Ramazan ayında Lütfi Kırdar’da düzenlenen bir iftar yemeğinde tanıştırdılar bizi. İftarını yaptıktan sonra konuyu anlattılar kendisine ve küçüklüğünü oynayan çocuk oyuncuyla beni yanına götürdüler. Yüzünden pozitif enerjiyi aldım. Biz yerimize geçtik, daha sonra yapımcılarımız tanıtım kitapçığını götürdüler tekrar kendisine. Onlara “Ne kadar benzer birini bulmuşsunuz, gençliğimi gördüm” demiş. Tabii çok onore etti beni bu söylemi. 

- Siz de aynı anda kendi geleceğinizi, 20 yıl sonrasını görmüş oldunuz. 

Evet, tabii o da var. Garip bir his ama nasip kısmet, biz o günleri görür müyüz Allah bilir.


©Copyright 2016 Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız.