“Çocuklar bazen tutturur, topuklu ayakkabı almak zorunda kalabilirim”

Podyumlara beş yıl önce veda eden Deniz Akkaya’nın artık yeni bir hayatı var. Vaktinin çoğunu kızına ayıran Akkaya, şu sıralar bir de yeni açtığı bebek mağazasıyla meşgul


“Çocuklar bazen tutturur, topuklu ayakkabı almak zorunda kalabilirim”“Çocuklar bazen tutturur, topuklu ayakkabı almak zorunda kalabilirim”

Bade Gürleyen bade.gurleyen @ milliyet.com.tr

Bir zamanlar magazin sayfalarından düşmeyen, podyumlarda “fırtına gibi esen” gözde manken yerine artık yepyeni bir Deniz Akkaya var karşımızda. O artık bir anne ve vaktinin çoğunu kızıyla birlikte geçiriyor. Daha sakin ve huzurlu bir hayatı var.
“Anne olduktan sonra önceki hayatınızı hatırlamıyorsunuz. Daha önce hiç yaşamamış gibi hissediyorsunuz kendinizi” diyen Akkaya şu sıralar bir de Bağdat Caddesi’nde açtığı Chic Frog adlı küçücük bebek mağazasıyla meşgul...
“Şu leopar desenli tulumu mutlaka almalıyım. Kızım şimdiden alışsın leopara” diyor vitrine burnunu dayamış genç bir anne. Adeta tüm annelerin ilgi odağı bu tulum. Her müşteriyle bizzat ilgilenmeye çalışan Akkaya ile bu yeni hayatını, anneliği, kızı Ayşe’yi ve doğru bedeni tutturamayıp her seferinde kızına Ralph Lauren’den tonlarca paraya kıyafet alan, kızının babası Efe Önbilgin’le ilişkisini konuştuk...


Yeni hayatınız nasıl gidiyor?
Çok keyifli. Aklımda bir mağaza açmak aslında hiç yoktu. Doğumumdan üç ay önce daha sakin, huzurlu, gözden uzak olduğu için Amerika’ya, Miami’ye gittim. Bebeğime alışverişler yaptım. Doğumdan sonra İstanbul’a döndüğümde burada bebek eşyalarının Amerika’dan bile pahalı olduğunu gördüm. Londra’da ikiz bebekleri olan bir markanın sahibiyle tanıştım. Onun dükkanından alışveriş etmeye başladım ve “Bir mağaza açsam mı?” diye düşündüm. Üç ay boyunca her gün Bağdat Caddesi’nde dükkan aradım ve sonunda buldum. Her şeyle kendim ilgileniyorum. Ürünleri mıncıklamayı seviyorum. Kızımı da getiriyorum dükkana. Daha düzenli yaşıyorum artık. 

Müşterileriniz arasında ünlüler de var mı?
Var. Ama mağazamın herkesin alışveriş ettiği bir yer olmasını istiyorum. Derdim tanıdıklarımı değil, daha önce hiç görmediğim insanları mutlu etmek. Farklı bir çevre aradığım için mağazamı Bağdat Caddesi’nde açtım. Burası çok huzurlu, kalabalıktan uzak, aynı zamanda da izole değil. Burada bebek arabasıyla dolaşan bir sürü anne var. Nişantaşı’nda anne yok ki dükkanımı orada açayım. Oradaki anneler kendileri için alışveriş ettikleri bir dönemde Nişantaşı’na gidiyorlar. Buradaki mahalle kültürünü çok seviyorum.

“Ayşe dokuz aylık ama kıyafetlerini kendi seçiyor”

Nasıl bir annesiniz? Sakin mi telaşlı mı?
Hiç telaşlı değilim. Ayşe’yle sokağa çıkmayı çok seviyor, yürüyüş yapıyoruz. Hamurişlerine, özellikle de mantıya bayılıyor. Haftada bir kez de birlikte oyun grubuna gidiyoruz. Yasaklarım yok, sadece kola ile geç tanışmasını istiyorum. 

Ayşe’yi nasıl giydiriyorsunuz? Süslü mü?
Dokuz aylık olmasına rağmen benim isteklerimle onunkiler çakışıyor. Erkek gibi giyinmek istiyor oysa ben ona tütülü elbiseler giydirmeye çalışıyorum. Pantolon ve tulum seviyor. Etek ve külotlu çorap giydirdiğimde parmak uçlarından çekiştiriyor ve ben çıkarana kadar ağlıyor. Şapka takamıyorum, ayakkabı asla giymiyor. Kendi kıyafetlerini kendi seçiyor artık. 

Çocukları küçük kadınlar gibi giydirenler var. Bu doğru mu sizce?
Aslında bu çocuğun kendi seçimi. Benim çocuğum Tom Cruise’un kızı gibi topuklu ayakkabı giymek isterse giydirir miydim? “Hayır” diyorum ama belki de tutturursa giydirmek zorunda kalabilirim. Amerika’da her yerde bu küçük, topuklu ayakkabılar satılıyor. Almak zorunda kalabiliyorsunuz. 

Doğumdan sonra nasıl zayıfladınız? Özel bir reçeteniz var mı?
Normal doğumda, emzirirken ve Ayşe’nin peşinde koşturmaktan çok kilo verdim. Ayrıca düzenli olarak pilates ve yoga yaptım. Bir beslenme uzmanına danıştım, sağlıklı besleniyorum. İki satte bir yemek yiyorum. Çantamda mutlaka ceviz, kuru kayısı, elma vardır. Yatmadan da süt içer ve muz yerim.

Kızınızın manken olmasını ister misiniz?
Ne olmak istiyorsa onu olsun. İstemediğim tek şey uyuşturucu ve motosiklet kullanması.



“Efe kızına sürekli Ralph Lauren’den giysi alır ama bedeni hep yanlıştır”
Ayşe daha çok babacı mıdır anneci mi?
İlk önce “Baba” dedi. “Anne” demedi hâlâ. Çok insancıl bir çocuk, herkese düşkün aslında. Efe iyi bir baba. Çok güzel oyun oynar Ayşe’yle. Ama altını değiştirmeyi, mamasını yedirmeyi bilmez. Kızıyla tekne gezisi yapmayı çok seviyor. İleride de bunun böyle olacağını düşünüyorum. Kızlar genellikle babalara özenir çünkü.

Efe bey hayal kurar mı kızıyla ilgili?
Evet. “Kızımla bol bol seyahat edeceğim, şu arabayı alacağım” gibi şeyler der mesela.

Kızını şımartır mı? Alışveriş yapar mı?
Genellikle aşırı pahalı giysiler alır ama bedeni hep yanlış olur. O kadar çok giyilmemiş eşya hediye ettim ki çevreme. Efe, Ralph Lauren markasını çok sever. Ne zaman Londra’ya gitse Ralph Lauren’den bir seri kıyafet alır çocuğa.

Çocuk konusunda tartıştığınız oluyor mu?
Bazen. Bebek arabasıyla ilgili büyük bir sorun yaşadık. Çünkü babalar fonksiyondan ziyade görüntüye bakıyor. “Tekerlekler büyük, daha şık gözüküyor, rengi daha güzel” gibi yorumlar yapıyorlar. Ama ben seçtim bebek arabasını. Çünkü ben kullanıyorum. İleride gideceği anaokulu da aramızda bir tartışma konusu oldu. Ama her seferinde ortayı bir şekilde buluyoruz.

Efe bey ve sizinle ilgili sık sık “Ayrıldı, barıştı” haberleri çıkıyor. Ne kadar doğru?
Tartışmadan aynı evin içinde yaşamak mümkün mü? Bunun aksini neden bizden bekliyorlar? Ayrı değiliz, aynı evde yaşıyoruz.

Bizim insanlar nedense herkesi hemen evlendirmek de ister...
Evet. Evlilik sorusu bana sürekli soruluyor ve bana “Evlenmeyeceğiz” demekten fenalık geldi. Evlilik bizim aramızda bir konu değil zaten. 

İkinci çocuğu düşünüyor musunuz?
Hamilelik işin en muazzam, doğum en ulvi kısmı, gerçekler ise doğumdan sonra başlıyor. Büyük sorumluluk. Şimdilik düşünmüyorum.


“Leopar desenli tulum yok satıyor”
Neler var mağazanızda?
0-3 yaş grubuna hitap ediyoruz. Ürünlerimiz Londra’dan geliyor. Oh Baby London ve Mud Pie markalarını satıyorum. Benim de kullandığım Bloom marka bir ana kucağı ve mama sandalyesi de var. Ayrıca Tom Cruise’un kızının kullandığı çanta gibi bazı aksesuarları getirtiyorum. Mağazada battaniye, zıbın, tulum, iç çamaşırı, çorap, patik, ayakkabı, yağmurluk, mont, hırka, elbise gibi pek çok ürünün yanı sıra leopar desenli tulum gibi butik ürünler de var. Bu tulum şu sıralar yok satıyor. “Dokuz aydır içeride hapistim” yazılı çizgili tulumu ise en çok babalar satın alıyor.

Çocuk alışverişinde neye dikkat etmeli?
Sağlıklı kumaşlar seçilmeli. Giysi alırken mevsimlere dikkat edilmeli. Çocukların hangi ayda doğacağı düşünülmeli. 0-3 aylık dönem için fazla giyim alınmamasını öneriyorum. Sadece zıbın giydirebiliyorsunuz çünkü.

Milliyet iPhone uygulaması yenilendi.
Daha hızlı, daha canlı, en güncel! Yenilenen Milliyet.com.tr iPhone uygulamasını hemen indir!
iPad’i unutmadık!
iPad’inize özel Milliyet.com.tr uygulamasını ücretsiz indirmek için tıklayın.



Yorum Yaz
20Yorum Başlığı:420Yorum:
Foto Galeri
En yeni fotoğraf galerileri ...