'Çocuklar Duymasın' sonsuza kadar devam mı edecek?

2000'li yıllara damga vuran 'Çocuklar Duymasın' geçtiğimiz günlerde kafalarda soru işaretleri yaratarak final yapmıştı. Şimdilerde dizinin yapımcısı Birol Güven, bir açıklamayla dizinin akıbeti hakkında bilgi verdi. Öyle şeyler söyledi ki, Molatik olmamak imkânsız...

'Çocuklar Duymasın' sonsuza kadar devam mı edecek?

"2023'te ekranlara dönecek"

"2023'te ekranlara dönecek"

Bursa'da bir etkinliğe katılan Birol Güven, 'Çocuklar Duymasın'ın geçtiğimiz günlerde final yapmasıyla ilgili bir bomba patlattı.

Dedi ki, "Biz hiçbir zaman 'bitme' kelimesini kullanmıyoruz. Ara veriyoruz. Bu ara birkaç yıl sürebilir. Şimdi hedef 2023 gibi gözüküyor. 'Çocuklar Duymasın' 2023'te tekrar ekranlara dönecek."

"En iyi 'Çocuklar Duymasın' anlatır"

"En iyi 'Çocuklar Duymasın' anlatır"

2019 yılındayız. 'Çocuklar Duymasın' bir kez daha ekrana veda etti. Ve planlanan dönüş tarihi 2023... "Nasıl yani? 2023 ne alaka?" dediğinizi duyar gibiyim. Haklısınız. Ben de 2023'ü duyar duymaz bu tepkiyi verdim.

Ama mantıklı bir açıklaması var. Güven, şöyle diyor: "Değişen dünya, yaşam stilimiz gibi değişim gerçekleştikten sonra yeni senaryolarla tekrar geleceğiz. Bugünü yeteri kadar anlattığımızı düşünüyoruz. 2023, Cumhuriyet'in 100'üncü yıl dönümü. Biz de eskiyle kıyaslama yapacağız o tarihte. Bunu en iyi 'Çocuklar Duymasın' anlatır..."

Pek çok kez ara verdi

Pek çok kez ara verdi

Birol Güven'in açıklamalarından nasıl bir sonuç çıkarmalıyız sizce? İlk aklıma gelen şey, 'Çocuklar Duymasın'a yüklenen anlam, verilen sorumluluk. Pek çok sitcom'a imza atan Birol Güven'in en büyük projesi bu.

2000'lerin hemen başında yayın hayatına başlayan dizi, bugüne kadar pek çok kez ara verdi. Bazı karakterler diziden ayrıldı. Ya da 'Havuç' ve 'Duygu' gibi karakterler kaldı ama o rolü canlandıran oyuncular değişti. 

'Aile'yi anlatma derdi

'Aile'yi anlatma derdi

Ama son tahlilde dizi her zaman etkili olmayı başardı. Birol Güven'in, 'Çocuklar Duymasın'ın inkâr edilemez başarısını büyütme çabası içinde.

Yıllar önce "Mutfak!" repliğiyle başlayan dizinin, "Türk aile yapısını analiz etme" iddiasından vazgeçmeye niyeti yok. Ki bu düşünce doğru. Çünkü sevin ya da sevmeyin gerçekten de genele hitap edebiliyor ve çıkış noktası olan 'aile'yi anlatma derdinden sapmıyor.

Sonsuza kadar mı sürecek?

Sonsuza kadar mı sürecek?

Peki sizce 'Çocuklar Duymasın' düzenli aralıklarla sonsuza kadar devam mı edecek? Bence evet. Sonsuza kadar olmasa da uzun süre daha devam etmeli. Bir geleneğe dönüşmeli. Meltem ve Haluk, yani, Pınar Altuğ ve Tamer Karadağlı bu dizide olmayı kabul ettiği sürece 'Çocuklar Duymasın'ın yıllarca süreceğini düşünüyorum.

Çünkü diziyi, ikili arasındaki kanıksadığımız o kimya götürüyor. Hiçbir zaman onlar hakkında aşk haberi çıkmadı. Her zaman onları profesyonel iki oyuncu olarak gördük.

Haluk ve Meltem'e güveniyoruz

Haluk ve Meltem'e güveniyoruz

Onların evli bir çifti canlandırması hem inandırıcı hem de hiç inandırıcı değil. Yani izleyici, onlara güveniyor. Meltem ve Haluk evli. Ne kadar problem yaşarsa yaşasınlar, onlar bir çift. Çünkü her şeyden önce dostlar. İzleyicinin bu iki karaktere büyük bir güven duygusu var.

Onları izlerken "Pınar Altuğ ve Tamer Karadağlı arasında aşk var mı?" demiyorsunuz. Ama ikilinin 'evli bir çift'i canlandırmasını da inandırıcı buluyorsunuz.

Uzun vadeli olması için mola şart!

Uzun vadeli olması için mola şart!

2000'lerin başındaki dünya ile 2010'lu yılların sonundaki bu dünya arasında büyük fark var. 'Çocuklar Duymasın'ın düzenli aralıklarla yoluna devam etmesini gerekli ve olumlu buluyorum. Uzun vadeli olması için gerekli molaları vermesi de doğru bir hareket.

Benim gözümde ilk bölümler daha keyifliydi. Belki karakterler daha karikatürizeydi ama daha sıcaktı. Ha, bir başkasına da son yıllardaki 'Çocuklar Duymasın' çok daha sıcak gelebilir. Çünkü her yeni başlangıçta çok daha taze  dönüyor.

Alelade bir dizi değil

Alelade bir dizi değil

Bu ayrım da dizinin başarısını gösteriyor. İzleyiciler arasında mutlak bir düşünce yok. Kimi eski bölümleri seviyor. Kimi yeni. Hatta Zeynep Tokuş'un Meltem'i canlandırdığı 2004 versiyonunu seven bile çıkabilir. Bu 'görecelilik' de dizinin başarılı olduğunun göstergesi. Herkesin 'Çocuklar Duymasın'ı kendine.

Dolayısıyla mutlak bir başarı grafiği yok. Bu 'nevi şahsına münhasır'lık da otomatik olarak 'Çocuklar Duymasın'ı alelade bir dizi olmaktan çıkarıp bir popüler kültür gerçeğine dönüştürüyor.

"Bu hikâye aslında hepimizin"

"Bu hikâye aslında hepimizin"

Popüler kültür içinde kendine sarsılmaz bir yer edinen diziye elbette çeşitli misyonlar da yüklenebilir. Bu yüzden Birol Güven'in diziyi uzun vadeli bir projeye dönüştürme çabasını ticari değil, samimi buluyorum.

Tanıklık derdinde Güven. "Biz yıllar önce bir hikâye anlatmaya başladık. Sağ olun, var olun, sevdiniz. Biz de size karşı sorumluluk hissediyoruz. Bu hikâye hepimizin" gibi bir mantığı var.

Sosyal mesaj kaygısı ve popülizm

Sosyal mesaj kaygısı ve popülizm

Bu anlayışa 'popülizm' eleştirisi getirilebilir. 'Çocuklar Duymasın'a getirilen en büyük eleştiri zaten en başından beri bu. Fazlasıyla 'sosyal mesaj kaygısı' taşıması ciddi bir eksi. Ama başka türlü genele hitap etmek de biraz zor.

Dizinin ilk bölümlerindeki fazlaca 'karikatürize' hal, beraberinde popülerlik getirdi. Ama inandırıcılık problemi de yaşandı tabii ki. Son yayınlanan bölümler de yine fazlasıyla karikatürize karakterler barındırsa da, Haluk ve Meltem'in gerçekliği önemli bir avantajdı.

Size de sempatik gelmiyor mu?

Size de sempatik gelmiyor mu?

Dizilerin reytinglere kurban gittiği, 2-3 bölüm çekilip iptal edildiği bir süreçten geçiyoruz. Devamlılık gösteren dizilerin sayısı çok az. 

'Çocuklar Duymasın'ın düzenli aralıklarla her daim güçlü ve iddialı olması bir başka seçenek doğuruyor.

Uzun soluklu dizilerimizin olduğunu bilmek size de sempatik gelmiyor mu? Kendinizi güvende hissetmiyor musunuz cidden?
 

can.sisman@milliyet.com.tr

Bu makaleye ifade bırak