Bit kelimesini duyunca hemen başlarız kaşınmaya. Her insanda, her coğrafyada, her yaş grubunda oluşabilen bulaşıcı ama kaşıntıdan başka zararı olmayan bir hastalıktır bit. Genellikle çocuklar, okula başlamalarıyla tanışırlar “Baş Biti“ denilen bit türüyle. Benimde hem öğrencilerim, hemde büyük oğlum Emir sayesinde oldukça yakından tanıdığım bir durumdur bitlenme. Yaş grubu tanımaz dediğim gibi bulaşıcıdır ama boyalı saçlara da gelmez, tutunmaz, yaşamaz. Peki nerelerde yaşar 3-10 yaş arası kız çocuklarında oldukça sık görülür. Kızların saçları uzun diye daha çok sever oralarda yaşamayı. Bitlenmede ilk olarak yumurtalar bulaşarak saça yapışır ve kepek gibi bir görüntü oluşur. Saçtan kolay kolay ayrılmaz ve deriye yerleşerek şiddetli bir kaşınma yapar. Öğrencilerimden ve ilkokuldan beri sıkça bitlenen oğlum Emir’den edindiğim bilgilerimle oldukça hakimim bu hastalığa ve konuya. Bitten kurtulmak için çocuğun saçlarını kestirmek doğru bilinen bir yanlıştır. Bitten kurtulmak için saçların kısa olmasına gerek yoktur sadece  kısa saçta bitleri ayıklamak daha kolaydır. Eğer çocuğunuz saçını kestirmek istemiyorsa zorla sakın kestirmeyin çocuk üzerinde travma etkisi yaratır. 

Büyük oğlum Emir’in bitle tanışması tabii ki okulda oldu. Okuldan biz velilere gelen mesaj;  “Okulda bit salgını var, lütfen çocuğunuzun saçını kontrol edin!” o anda kendi kafamı kaşıyarak hemen Emir’in saçları arasına daldım. Sonuç;  “Ohhh miss tertemiz bitin B’si yok!”  Eskiler bilir bunu bilir, bit konusundaki engin tek bilgim annemin yakama taktığı Kafur’dur. Etkiliyeci kokusu olan bez içine sarılıp yakaya takılan 80’li, 90’lı yılların en popüler ve etkili bit kovar sistemiydi. Bu sisteme bit uğramazdı. Bende eczaneye gidip salgın varmış Kafur alayım diye düşünürken birkaç gün geçti ve bir akşam tv karşısında saçlarının arasından parmaklarını alamayan Emir “Anneee benim saçım kaşınıyor”demez mi? “Eyvahh eyvah!“ deyip gecenin bir saati evin tüm ışıklarını açarak karıştırmaya başladım saçlarını ve göz göze geldik sirkelerle. Nöbetçi eczaneye koşan eşim imdadımıza yetişti. Hemen fısfıs bit spreyini saça sıkıp aradan geçen zamandan sonra tarayarak bit şampuanıyla yıkayıp bir tedavi uyguladık. 1 hafta sonra aynı işlemi tekrar yaptık. 10. gün sonunda sirkeye dönüşen bitlerle vedalaştık. Ama maalesef bitlenme yaklaşık ben diyeyim 8, siz deyin 18 kere geldi bizi buldu. Kısacası bitler, onları duyduğum an, önce benim sonra Emir’in, hatır hutur kaşınmasını sağlamayı yıllarca başardı. 

İpek Dağıstanlı

ipekile.com