Cumartesi
18.03.2017 - 02:30 | Son Güncelleme: 18.03.2017-2:30

“En geç iki yılda hazır olacak”

Bilim insanlarımızın imza attığı başarılar bize umut vermeye devam ediyor. Son olarak nükleer fizik uzmanı Doç. Dr. Elif İnce’nin de içinde bulunduğu bir ekip radyasyonsuz bir görüntüleme cihazı geliştirdi.

Sitene Ekle

FIRAT KARADENİZ - firat.karadeniz@milliyet.com.tr

Türk bilim insanları radyasyonsuz bir görüntüleme cihazı geliştirdi. Mesanenin görüntülenmesi için geliştirilen cihaz Türk Patent ve Marka Kurumu’nun düzenlediği uluslararası yarışmada da altın madalyaya layık görüldü. İstanbul Üniversitesi’nden Prof. Dr. Yunus Söylet, Prof. Dr. Cenk Büyükünal, Prof. Dr. Mehmet Eliçevik, Prof. Dr. Haluk Emir ile birlikte İstinye Üniversitesi Öğretim Üyesi ve Nükleer Fizik Uzmanı Doç. Dr. Elif İnce’nin geliştirdiği cihazın iki yıl içinde kullanılmaya başlanacağı tahmin ediliyor. Cihazı ve cihazın en çok radyasyona maruz kalan üçüncü ülke olan Türkiye’deki geleceğini İnce ile konuştuk...

- Bu başarı bir ekip çalışmasının ürünü bildiğim kadarıyla...

Bu patent çalışmasına 2014 yılında İstanbul Üniversitesi’nde başladık. Prof. Dr. Yunus Söylet, Prof. Dr. Cenk Büyükünal, Prof. Dr. Mehmet Eliçevik ve Prof. Dr. Haluk Emir var benimle birlikte. Bu isimler İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Çocuk Ürolojisi Bölümü’nden... Ben de nükleer fizikçiyim. Bu projeye başlarken ilk amacımız işeme disfonksiyonu denilen hastalığın tetkikiydi. Buradan yola çıktık.

- Teşhise mi yoksa tedaviye mi yönelikti çalışmalarınız?

Tedavi etmek istedik. Bunun için manyetik bir kemer oluşturduk. Giyilebilir bir cihaz. Bu cihazın patentinin iki ay içinde tescillenmesini bekliyoruz. Daha sonra daha doğru bir teşhis için de çalışmalara başladık. Bu aşamada mesanedeki basıncın ve hacmin incelendiği bazı hesaplamalar geliştirdik. Bunun için de yapay zeka kullandık. Bu da patent tescilini beklediğimiz bir çalışma. Üçüncü aşama ise görüntülemeydi. Bu görüntülemeyi yaparken çocukların radyasyon almamasını hedef edindik. Ultrason gibi anında görüntü alabileceğimiz bir formül aradık. İyonize radyasyon içermemesi gerekiyordu. Bu araştırma sırasında da elektrik empedans yöntemini kullanabileceğimizi keşfettik.

- Bu çalışma altın madalya da kazandı. Bu nasıl bir süreçti?

Türk Patent Kurumu’na 2014’te başvurmuştuk. 2016’nın sonunda tescil aldık. Daha sonra her yıl yapılan bir fuar başlatıldı. Bizden de bunu sergilememizi istediler. Uluslararası bir jüri inceledi ve altın madalyaya değer görüldü.

- Geliştirdiğiniz görüntüleme sistemi mesaneye yönelik ama siz geliştirilmeye açık olduğunu düşünüyor musunuz?

Kesinlikle fakat kemik görüntülemesi mümkün olmaz. Yumuşak dokulara yönelik bir sistem bu.

“Radyasyon hücre yapısını bozar”

- Türkiye en çok radyasyon alınan ülkeler sıralamasında üçüncü sırada. Neden? Ülkemizde gereksiz MR ve tomografi çekildiğine dair de haberler çıkmıştı...

İnsanlar bu konuda bilinçli değil. İyonize radyasyon sağlığımızı ciddi bir boyutta tehdit ediyor; hücre yapılarını bozuyor. Dünya standartlarına göre yılda sadece bir kez maruz kalınmalı bu radyasyona. Oysa ülkemizde bu sayı iki ya da üç de olabiliyor. İnsanlar genelde “teşhis yapılsın da hemen tedaviye başlansın” istiyor. Bu konuda bir bilgi eksikliği var maalesef.

- İyonize radyasyon hakkında bilgi verebilir misiniz? Aslında her yerde radyasyon var ama korkmamız gereken iyonize radyasyon, değil mi?

Uzayın her yerinde radyasyon var. Dolayısıyla biz de maruz kalıyoruz. Dünyanın da kendi radyasyonu var. Elektrikli cihazların da radyasyonu var. Bunlara her şekilde maruz kalıyoruz. Fakat iyonize radyasyonun dalga boyu daha kısa ve frekansı daha yüksektir. Bu tür radyasyon canlı hücrelerin yapısını bozar. Gama ya da X ışınlarında yüksek iyonize radyasyon vardır.

- Yatırımcıların ilgisi nasıl patentinize?

Sadece biz değil, tüm akademisyenlerin ve mucitlerin yatırımcı desteğine ihtiyacı var. Artık tüm patent başvuruları üniversiteler aracılığıyla yapılıyor. Bu kötü bir şey değil. Çünkü üniversitenin koruması altında oluyorsunuz. Ticarileşme aşamasında da üniversitelerden destek görüyoruz. Bu işin önemli bir noktası. Ayrıca patentlerin ticarileşmesi ülke ekonomisi için de çok önemli. Biz yurt dışına bağımlılığı azaltmak istiyoruz. Şu anda da yatırımcılarla görüşüyoruz, görüşmeye de devam edeceğiz. En yakın zamanda üretip kullanıma sunmak istiyoruz.

- Ne kadar sürer, tahmininiz var mı?

En fazla iki yıl.

“Türkiye’nin geleceği için...”

- Bir nükleer fizikçiyi, radyasyon konusunda yakalamışken nükleer enerjiyle ilgili görüşlerinizi de sormak isterim...

Nükleer fizik ve reaktörlere karşı bir korku var. Fakat nükleer gücü olmayan ülkelerin artık var olması kolay değil. Çünkü dışarıya bağımlılık getirir. Bir savaş ya da kriz durumunda hemen elektriği ve doğalgazı kesebilir ülkeler. Bu nedenle önlemimizi almalıyız. Endişeleri anlıyorum. Fakat söylemem gerekiyor ki tüm nükleer tesisler sıkı bir denetimden geçer ve onay alırsa faaliyete başlar. Çevreciler de “sızıntı olursa” korkusu yaşıyor. Ama sızıntı olması düşük bir ihtimal. Uçak kazası ihtimali daha fazla. 


Etiketler:
Maya takviminin de bitişi konu alınarak dünyanın sonu ile ilgili çevrilen Hollywood yapımı filmin adı nedir?
©Copyright 2017 Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız.