'Friends' dizisi sayesinde hayatımıza dahil olan 8 şey

'Friends' dizisi hayatımıza 1994'te girdi, bütün çocukluğumuzu gençliğimizi etkisi altına aldı. Tam 10 yıl boyunca devam etti. Her birimizin hayatında müthiş izler bıraktı. Ve sonra 'pat' diye 10'uncu sezonunda, tatlı bir finalle sona erdi. Gelecek ay 'Friends'in ilk bölümünün üzerinden tam çeyrek asır geçmiş olacak. Partiye hazır mısınız?

'Friends' dizisi sayesinde hayatımıza dahil olan 8 şey

Hayatımıza ne kattı?

Hayatımıza ne kattı?

Bir sitcom'un hiç bıktırmaması, 10'uncu sezonda sona ererken bile 'Ama neden?' dedirtmesi müthiş bir başarı...

Yıllardır 'Geri dönüyorlar...' laflarını duyuyoruz, gerçeğe dönüşmese bile üzülmüyoruz, 'olsun' diyoruz. Peki yüksek sesle, avaz avaz soruyoruz: Arkadaşlar bu 'Friends' hayatımıza ne kattı?

1- Elbette 'arkadaşlık'

1- Elbette 'arkadaşlık'

Bu sorunun ilk cevabı olarak 'Arkadaşlık' demeyeni dövüyorlar, dövmeliler. Adı üstünde, 'Friends' diyoruz yahu... İnsan sevmiyor olabilirsiniz.

Ama Chandler ve Joey, ya da Rachel ve Monica'nın arasındaki bağı görünce diyorsunuz ki "Ben de böyle bir minnoş istiyorum hayatımda."

2- Kafalar...

2- Kafalar...

Sitcom'lar söz konusu olduğunda en önemli şey ortam, ahenk, ten ve kafa uyumu. Bir sitcom olan Friends'te 'sohbet'in dibi söz konusu.

Bir konunun A'dan X'e gitmesi sadece 3 saniye! Başka kafalar...

3- 'Kendin' olabilmek

3- 'Kendin' olabilmek

Phoebe'yi düşünün... 'Smelly cat, smeeelly cat' diye şarkı söylemesini hatırlayın. Ve arkadaşları onu yadırgamıyor, çünkü o fantastik.

Daha doğrusu içindeki fantastikliği dışarıya filtresiz yansıtabilecek kadar kendisi olabilmeyi başarmış.

Yani 'Friends' diyor ki, başkası olmayın arkadaşlar kendiniz olun. Emin olun böylesi daha keyifli!

4- Aşk derken?

4- Aşk derken?

'Friends' sayesinde aşk bizim için olsa da olur olmasa da olur kıvamında gelebilir. Halbuki tam tersini öğreniyoruz aslında. Aşk ne kadar da olmazsa olmaz, ne kadar da tuz ve biber...

Ama 'Friends'teki aşk yorumu şu; Hayatınızda elbette aşka yer verin. Ama öyle arabeskliğin dibine vuracak kadar abartmayın. Saçmalayacaksanız da hep beraber saçmalayın, saçmalayalım...

5- Anın tadını çıkarmak

5- Anın tadını çıkarmak

Size şimdi bozuk plak gibi 'Carpe diem' diyecek halim yok. Hangimiz acaba anı yakalamayı başarıyoruz ki?

Ama 'Friends'te, 22 dakikalık bir sitcom trafiğinde, hızlı ama sakin, dakikaya odaklı olmayı öğreniyoruz. Bakın ne kadar da kolay akıyor aslında hayat!

6- Geçmişten geleceğe...

6- Geçmişten geleceğe...

İnsan geçmişiyle bağını koparmamalı. Unutmak istediği şeyler elbette vardır insanın, e haliyle, insanız yahu! Ama atıyorum Monica ve Ross'un farklı kültürden gelmeleri mesela. Ne kadar minnoş onların küçükken tanıdığı Rachel'ın yıllar sonra hayatlarında bambaşka bir yerde olması...

Gelecek kurmanın önemli şartı geçmiş defterleri tamamen kapatmak değil. Keskin olmak gerçekten işe yarıyor mu? Her zaman kapıyı açık tutmakta fayda var.

7- Mizah önemli...

7- Mizah önemli...

Sitcom denildiğinde, Amerikan sitcom'ları diye de özellikle belirtildiğinde akla ilk gelen dizi aslında 'Seinfeld'... Tamam, kabul, 'Seinfeld' hakikaten de son derece orijinal ve başarılı bir diziydi. Ama benim gözümde hiçbir zaman 'Friends' olamadı.

'Friends'teki mizah anlayışı kimseyi kırmadan, dökmeden hatta belki fazlasıyla uslu ama yine de cesur. Mizah denildiğinde akla gelen o 'sivri'lik aslında nasıl gereksiz bir takıntı? Mizah derken neden hep 'uç' olmayı anlıyoruz?

8- Dünyayı yeniden keşfetmek?

8- Dünyayı yeniden keşfetmek?

'Friends' izlemeden önce 'Bu dizi bana ne katabilir ki? 3 kadın 3 erkek, peh' diyenler olabilir. Fena halde yanılıyorsunuz minnoşlar. Bu dizi, daha sonrasında yine büyük beğeniyle izlenilen 'How I Met Your Mother'ın annesi, babası...

Evet, aşırı orijinal bir 'düzen'i olmayabilir. Ama önemli bu sahiden de? Hangimiz süper orijinal insanlarız? Hangimizin über sıra dışı fikirleri var? İnsanız, yaşıyoruz ve bitiyor. Net.

'Friends' ise eski kalıplarla öyle bir zenginlik yaratıyor ki yıllar geçse de en sevdiğimiz insanlarla ufacık bir sahnesini bile hatırlamak insanın gününü, haftasını hatta iddia ediyorum koca bir ayını bile kurtarıyor!

 

can.sisman@milliyet.com.tr

Bu makaleye ifade bırak