15.04.2016 02:30 | Son Güncelleme:
İSTANBUL Milliyet

‘Güçlü bir iç muhasebe yapmalıyız’

Başbakan Davutoğlu, en güçlü devlet geleneklerinin İslam coğrafyasında doğduğunu, bugün ise bu coğrafyanın iç gerilimlerle, savaşlarla yüz yüze olduğunu ve krizlerin merkezi haline geldiğini belirtti. Davutoğlu, liderlere 9 çağrı yaptı...

Başbakan Ahmet Davutoğlu İslam ülkelerinin çok güçlü bir iç muhasebe yapmak durumunda olduğunu belirterek İslam Zirvesi’ne katılan liderlere 9 çağrıda bulundu.
Davutoğlu zirveye katılan liderler onuruna verdiği yemekte, bu zirvenin çok kritik bir tarihi eşikte yapıldığını belirterek şöyle devam etti: “Krizlerin merkezi coğrafyasında bulunan İslam dünyası çok önemli meydan okumalarla karşı karşıya. Biz İslam medeniyetinin bugünkü temsilcileri olarak şunu ifade ediyoruz; İslam dünyası ve medeniyeti dünyaya barış ve adalet mesajı iletmek üzere bugün İstanbul’da bir araya geliyor. Ama bir taraftan da çok güçlü bir iç muhasebe yapmak durumundayız. İslam dünyası bugün maalesef kültür ve medeniyet zenginliğini dünyaya sunmakta etkili olamıyor. En güçlü devlet gelenekleri bu coğrafyada doğdu; ancak bugün iç gerilimlerle, savaşlarla yüz yüzeyiz.” 

9 çağrıda bulundu
Sözlerine “9 çağrı çağrıda bulunmak istiyorum” diyerek devam eden Davutoğlu, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Hep beraber ortak bir eylem çağrısıdır bu. Birincisi, kültürel dini hayat anlamında yüce dinimizin barış mesajını dünyaya en iyi şekilde iletmeli ve bu mesajın dışında hareket eden kendi içimizdeki yapılara karşı da ortak bir tavır sergilemeliyiz. İkincisi, teröre ve İslam’ı terörle özdeşleştirmeye çalışan tavırlara karşı da ortak bir duruş sergilemeliyiz. Üçüncü olarak dünyada bugün İslam dini ile ilgili olarak oluşturulmaya çalışılan olumsuz algıya karşı da hep beraber ortak bir tavırda buluşmalıyız. Dördüncüsü, siyasi konularda farklı kanaatlere sahip olabiliriz; ancak insani konu söz konusu olduğunda hep beraber insani alanda birlikte davranmak durumundayız. Beşincisi, siyasi görüş ayrılıklarımızı giderebilmek için üst düzey siyasi diyaloğa önem vermek durumundayız. Altıncısı, bugün özellikle İslam dünyasına dönük olarak sınırların yeniden çizilmesi çabalarına bazı ülkelerin parçalanması risklerine karşı hep birlikte sınır bütünlüklerini savunmak ve İslam ülkelerinin sınır bütünlüğü konusunda ilkeli bir tutum takınma zorunluluğumuz var. Yedincisi, başta Filistin olmak üzere işgal altındaki bütün İslam topraklarının kurtarılması konusunda da ortak bir tavır takınmalıyız. Sekizincisi, değişik ülkelerde yaşayan Müslüman azınlıklarla ilgili olarak, birlikte bu azınlıkların haklarının hukuklarının korunması yönünde barışçıl teşebbüslerimizi arttırmalıyız. Dokuzuncusu, ekonomik iş birliği konusunda ortak bir tavır sergilemeliyiz.”

Zirveden notlar
En yoğun katılım

-  “Adalet ve Barış için Birlik ve Dayanışma” temasıyla düzenlenen zirveye Azerbaycan, Bahreyn, Brunei, Burkina Faso, Fildişi Sahili, Filistin, Gambiya, Gine, İran, Katar, Kazakistan, Kuveyt, Libya, Pakistan, Senegal, Suudi Arabistan, Yemen, KKTC, Kosova, Belarus ve Bosna Hersek devlet başkanları, Lübnan, Kamerun, Malezya, Nijer, Somali ve Ürdün hükümet başkanları katıldı. Afganistan, Birleşik Arap Emirlikleri, Cezayir, Endonezya, Gabon, Özbekistan, Umman, Uganda, Sierra Leone, Bangladeş, Cibuti, Fas, Gine Bissau, Kırgızistan, Komorlar, Maldivler, Mali, Mısır, Moritanya, Mozambik, Nijerya, Sudan, Surinam, Tacikistan, Togo, Tunus, Türkmenistan, Arnavutluk, Benin, Çad, Irak, Rusya Federasyonu, Tayland’dan cumhurbaşkanı yardımcısı, bakan ve temsilci düzeyinde katılım oldu. Bosna-Hersek, KKTC, Rusya Federasyonu ve Tayland’ın gözlemci ülke  olarak yer aldığı zirvede; Kosova, Belarus ile Kırım Tatarları ve Suriye  muhalefeti de özel davetliler arasında yer aldı. 
-  Zirvenin gerçekleştirildiği İstanbul Kongre Merkezi’nde geniş güvenlik  önlemleri alındı. Liderler, konuklar ve basın mensupları için ayrı ayrı giriş kapıları oluşturuldu. Akreditasyon kartı olmayan hiçbir araç, yaya ve gazeteci bölgeye alınmadı. Zirve dolayısıyla ek olarak 5 bin polis görev yaptı. Polis helikopteri bölgede uçuş yaparken çevre binalarda keskin nişancıların yer aldığı görüldü.
-  Aile fotoğrafında Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın her iki yanında Brunei  Sultanı Hasan el-Bulkiye Muiziddin Va’dullah ile Suudi Arabistan Kralı Selman bin  Abdülaziz Al-Suud yer aldı. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın fotoğraf çekimi sırasında “Bu fotoğraflar  beraberliğimizin, birliğimizin inşallah güzel bir nişanesi olur. Hayırlı olsun” sözleri liderler tarafından alkışlandı. 
-  Bazı ülkelerin temsilcilerinin zirveye geleneksel kıyafetleriyle katıldığı görüldü. 
-  Erdoğan, katılımcıları “Es-selamu aleyküm ve rahmetullahi ve berakatühü”(Allah’ın selamı, rahmeti ve bereketi üzerinize olsun) diyerek selamladı.
-  Zirvenin açılışında Beştepe Camisi İmam Hatibi Adem Kemaneci, Kuran-ı Kerim tilaveti okudu.

Sisi adına konuştu
-  İslâm İşbirliği Teşkilatı’nın dönem başkanlığını Türkiye’ye devreden Mısır’ı, zirvede, Dışişleri Bakanı Samih Şükri temsil etti. Şükri, yaptığı konuşmanın Mısır Cumhurbaşkanı Sisi’ye ait olduğunu söyledi. Konuşmanın ardından da Türkiye’den ayrıldı.
-  Liderlerin bugün cuma namazını Dolmabahçe’deki Bezmialem Valide Sultan Camii’nde kılma ihtimaline karşı bölgeye güvenlik bariyerlerinin kurulması dikkat çekti. 

Kral döndü
-  Zirve için gelen Suudi Arabistan Kralı Selman bin Abdülaziz Al Suud, açılışın ardından öğle saatlerinde ülkesine döndü. 
-  Zirve için gelen yabancı liderlerin uçakları Atatürk Havalimanı’nın apronunu doldurdu. Zirveye katılacak ülkelerin devlet başkanlarını İstanbul’a getiren jetler için özel bir alan hazırlanırken, liderler arasında en büyük uçaklar Suudi Arabistan, Katar ve Brunei’nin oldu. Jumbo olarak bilinen Boeing 747 uçakları ile birlikte diğer ülkelerin uçakları Atatürk Havalimanı’nda kapasite genişletmek için bir süre önce askeri alandan havalimanına dahil edilen ve ’Yankee Apronu’ olarak adlandırılan bölgede park ettirildi. 
 

Bu habere ifade bırak
  • 0Mutluyum
  • 0Şaşkınım
  • 0Kararsızım
  • 0Kızgınım
  • 0Üzgünüm
Toplam Oy0