Pazar

21.08.2016 - 02:30 | Son Güncelleme: 21.08.2016-2:30

“Hayat boyu öğrenciyim”

Trakya Üniversitesi Tarih Bölümü’nü kazanan 72 yaşındaki Şevki Kılıç: “Hayat boyu öğrenciyim. Diploma alma gayesiyle okumuyorum. Öğrenmek, öğrendiklerimi inşallah torunlarıma aktarmak için okuyorum”

Sitene Ekle

ÖZGE TABAK - ozge.tabak@milliyet.com.tr

Edirne’de hurdacılık yapan Şevki Kılıç 72 yaşında girdiği YGS sonucu Trakya Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü’nü kazandı. Ama bu ilk başarısı değil Kılıç’ın. Üniversite sınavına yedi kez girmiş, Trakya Üniversitesi kazandığı beşinci üniversite...

- 72 yaşında Trakya Üniversitesi Tarih Bölümü’nü kazandınız.

Açıköğretimde tarih bölümü okudum, son sınıfta bir tek İngilizceden borçlu kalmıştım. Bu sene herkesin girdiği YGS sınavına girip 335 puanla kazandım, kayıt yaptırdım. İstanbul, Karabük, Kırklareli ve açıköğretimden sonra bu kazandığım beşinci üniversite.

- Örgün eğitime mi geçmek istiyordunuz?

Kırklareli Üniversitesi Çağdaş Türk Lehçeleri Bölümü’nü kazanıp kayıt yaptırmıştım. Hem çalışmadığım halde... Bir hafta gidip dondurdum kaydımı. 20 lira yol parası, gidiş-geliş zor. 6’da kalkıyorum, 9’da ancak varabiliyordum. Zaten 2010’dan beri her sene giriyorum sınava, torunlara bir faydam olsun diye, tecrübe için. Bundan sonra da girerim yanlışlarımı görmek için. Ama ilk tercihimi kazandım artık tercih yapmam. 

- Her yıl sınava giriyorsunuz. Üniversite okumak hayaliniz miydi?

Hiçbir zaman hayalimde yoktu. İlkokulu bitirdikten sonra üç yıl okula gitmedim. Bir gün eniştem kütüphanesinden 10 roman verdi. Bir-iki haftada okuyup iade edince kızdı “Niye okumadan getirdin?” diye. İnanmadı, beni imtihan etti. O vesile oldu, ortaokula yazdırdı beni. Hastalandığım için 1. sınıfta bıraktım liseyi, memurken bitirdim. Üniversiteye devam edemedim. Maddi durumum iyi olmadığı için gündüzleri çalışıyordum. Açıköğretimi evde çalışma imkanı olduğu için tercih ettim.

- Bu sene nasıl hazırlandınız sınava?

Hiçbir yere çalışmaya gitmedim. 2010’da şimdiki Kitapların tamamını Milli Eğitim’den almıştım, ücretsizdi. Hatta alırken “Oğluna başarılar dileriz” dediler, tabii kendime aldığımı söylemedim. O seneden sonra hiçbir kitaba bakmadım. Başarım hem kısa hem uzun süreli hafızaya dayanıyor, unutmuyorum. Tarihe özel merakım var. Sosyal dersleri, coğrafyayı da genel kültürden yapıyorum.

- Tarih merakınız sebebiyle mi ilk tercihiniz tarih bölümü oldu?

Babam I. Dünya Savaşı’nda beş yıl savaşmış. 17 yaşında gitmiş savaşa, Filistin’de bir yıla yakın esir düşmüş. Tarihe ilgim babamın harp hikayelerini dinleyerek başladı. Onun hatıralarını yazmak isterim imkan olursa. 

“Bulduğum kitapları okuyup sahafa veriyorum”

- Şu anda ne iş yapıyorsunuz?

1989’da memuriyeti bırakınca Edirne’de 10 yıl sanayide bir hurdacının hesaplarına baktım. Demir ve motor sökmeyi öğrendim. “Bizimkiler” dizisinde bir adam hurda topluyordu ya, onun gibi bir el arabasında hurda toplamaya başladım sonra. Burası Osmanlı şehri olduğu için eski yazılı tarihi kitaplar buluyordum. Bulduğumda önce kendim okuyup sonra sahaflara getiriyorum.

- Kitap okumaya eskiden beri bir merakınız vardı yani...

Fransız, Alman yazarlardan, Doğu-Batı klasiklerinden, 100 Temel Eser’den okudum. Ayrıca lisedeyken Osmanlıca öğrendim. Reşat Nuri Güntekin’in, Hüseyin Rahmi Gürpınar’ın kitaplarını eski yazı üzerinden okudum. Geçen sene Osmanlıca kursuna da gittim. 50 yıldır okuduğum halde 25 Osmanlıca yazı karakterinden ancak beşini okuyabiliyorum. Benim okuduğum Osmanlıcayı akademik kariyer yapmamış insanlardan gelsin, yüzde 90’ı okuyamaz. John Steinbeck, Balzac, Tolstoy ve Refik Halit Karay’ın tüm romanlarını okudum. Düşünce yazılarını, makaleleri seviyorum. Refi Cevad Ulunay’ın da 1955’ten beri tüm yazılarını okudum.

- Çevreden nasıl yorumlar geliyor?

 Gösteriş için sınava giriyor diyenler var ama ilgisi yok, emekli olmuşum zaten 22 sene evvel. Hayat boyu öğrenciyim. Diploma alma gayesiyle okumuyorum. Öğrenmek için, öğrendiklerimi inşallah torunlarıma aktarmak için okuyorum. Torunun ikinci sınıftayken bana bilgisayar dersi verdi de açıköğretimde bilgisayarı geçtim. Beni tenkit edenler şimdi tebrik ediyor.

- Aileniz nasıl karşıladı başarınızı?

İki çocuğum, iki torunum var. Torunlarıma hikaye kitapları alıyorum. Osmanlıca okurken ters okuyorum sanıyor, kitap okurken uyuyakalınca kitabımı alıp, sayfamı katlayıp bırakıyorlar. Kızıma da küçükken Kuran okumayı öğrettim. Onu da kendi kendime öğrenmiştim. Daha önce kazandıklarımı bildikleri için çok şaşırmadılar. Oğlumla kızım takdir ediyor da, hanım biraz tutumlu, cebinde akrep var; masrafı düşünüyor. Açıköğretim 4 senede 1.600 lira tuttu halbuki. 160 paket sigara parasıyla bir üniversite bitirdim.

“Eski kitaplar üzerine araştırma yapacağım”

- Üniversite sonrasında ne yapmak istiyorsunuz?

Dersleri düzenli takip etmeyi düşünüyorum. Gidip gelme kolaylığım var, yeşil kartım var 65 yaş üstü olduğum için. Bundan sonra hurda işiyle uğraşmayı düşünmüyorum, tam zamanlı öğrenci olacağım. Üniversite arkadaşlarıma Osmanlıca konusunda yardım ederim diyorum. Üniversiteyi bitirince eski kitaplar üzerine araştırma yapmayı düşünüyorum.

- Burs, kitap gibi konularda da yardım talepleri geliyormuş.

Açıköğretimden bir tek İngilizcem kaldı; burada da İngilizce var. Sağolsun belediye başkanımız İngilizce kursu yardımı sağladı, ona devam edeceğim. Medyadan da bazı arkadaşlar burs ve maddi yardım teklif etti, kabul etmedim. Emekliyim, bir düzenim var, başarırsam bana ait olsun istedim. “Ama kitap verirseniz alırım” dedim, sağolsun başkanımız ve rektör bey de kitap verdi. Başkan bey okullara konferans vermek üzerine öneride de bulundu.


©Copyright 2016 Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız.