19.12.2011 02:30 | Son Güncelleme:
HAFTANIN SÖYLEŞİSİ: SONGÜL HATISARU

‘Kadının girişim ruhu var, kaynağa ulaşamazsa destek bizden’

Son yıllarda kadın girişimcilerin sayısı hızla artıyor. Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Şahin, kadınların girişimci ruhuna ve gayretine sahip olma konusunda rüştlerini ispatladıklarını, kaynağa ulaşmada ise hâlâ sorunların bulunduğunu belirtirken, bu sorunları aşmada kadınları destekleyeceklerini söylüyor

Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Şahin, bakanlığı bünyesinde kadınların ekonomi konularında da güçlendirilmesi için bazı çalışmalar başlatmayı planlıyordu. Bunu 2012 planlamasına da koymuşlar. İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin İSMEK bünyesinde, Doğuş Grubu işbirliğiyle hayata geçirdiği “İstanbul Finans Merkezi Olma Yolunda 20 Bin Kadın Projesi”nin hayata geçirildiğini öğrenen bakanlık projeye destek vererek süreci erkenden başlatmış oldu.
Projenin geçen cuma günü gerçekleştirilen tanıtım toplantısında konuşan bakan, “Ferit Şahenk’in (Doğuş Grubu Başkanı) parayı yönetmesi ne kadar önemliyse, bir ev kadınının parayı yönetmesi de bu ülkenin sürdürülebilir kalkınması açısından o kadar önemlidir. Paranın güç olduğunu ve bunun yalnızca erkekler tarafından kullanılamayacağını, paranın kadın ve erkek tarafından beraber kullanıldığı zaman toplumsal kalkınmanın çok daha doğru olacağını biliyoruz” dedi.

Beş gelinden biri çocuk
Bu toplantı vesileyle ben de Bakan Fatma Şahin’le buluşup kadın, para ve ekonomi konusunda konuşma fırsatı buldum. Elbette Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı’yla röportaj yapıp Türkiye’nin kanayan yarası olan kadına yönelik şiddeti sormamak olmazdı. Bakan’ın bu konuda son derece duyarlı ve kararlı olduğunu gördüm, kendisi de bu konuya bakışını çarpıcı açıklamalarla ifade etti.
Kadına şiddet sizce neden bu kadar arttı?
Aslında olan ortaya çıktı. Yani daha önce kapalı bir toplum vardı. Herkes üç maymunu oynuyordu. Gece komşudan gelen sesi kavgayı duymuyordun, görmüyordun. Sabahleyin hiçbir şey olmamış gibi devam ediyordun. Evin içerisinde de kadın hakkını hukukunu aramak konusunda yeterince bilinçli değildi. Kurumlar da bu konuyu yeterince görev edinmemişti. Şimdi hem kamuoyu duyarlılığı hem medya görünürlüğü yükselince, kadının hakkını hukukunu arama bilinci artıkça bunların hepsi çok daha görünür olmaya başladı.
N.Ç davasında ortalık ayağı kalktı, vicdanlar sızladı. Bir başka gerçek daha var; 15 yaşındaki kızların anne baba rızası, imzasıyla evlenmelerine izin veriliyor. Bu düzenleme değiştirilemez mi?
Hukuk 18 yaş altını çocuk olarak kabul ediyor. Dolayısıyla annenin babanın rızası da olsa artık 18 yaş altını evlendirmeyecek şekilde farkındalığı artırarak, bilinci yükselterek, aileleri eğiterek süreci götürmek gerekiyor. Bu konuyla ilgili bütün kanunları masaya yatırdık. Maalesef ülkemizde hala 18 yaş altında yüzde 15 - 20 arasında evliliğin olduğu bir gerçek. Yıllara göre ciddi bir şekilde azalma oluyor. TÜİK’ten aldığımız rakamlar var. Mesela 18 yaş altında çocuk yapan kadınların oranı daha önce 60’lardayken yüzde 30’lara düşmüş. Biz bu iyileşmenin çok daha hızlı ve büyük olmasını istiyoruz. Çabamız bu yönde.

Kreş sorununda çözüme doğru
Kadınların çalışma hayatına girmesini kolaylaştıracak şekilde düzenlemeler var mı? Mesela kreş uygulaması. Yasada var ama birçok şirket ufak cezaları ödeyerek bunu kurmuyor. Kadın çocuğunu bırakamadığı için çalışamıyor, fiili olarak eve kapanmış oluyor...
Hükümet programına biz kreş ve çocuk bakımevleriyle ilgili kısmı koyduk. Sosyal devlet olarak hem kadını her alanda var etmek istiyoruz. Hem aile kurumunu güçlendirmek istiyoruz. Hem kariyer hem çocuk yapabilmesinin yolu da kadına yardımcı olmaktır. Evdeki yaşlısına, çocuğuna bakacak bir sistem kurmak. Ömer Dinçer’in Çalışma Bakanı olduğu dönemde KAGİDER’le birlikte bu konuda bir çalışma başlatmıştık. Bunu sonuçlandırma aşamasındayız. En son onların uzmanlarıyla bizim uzmanlarımız bir araya geldi. Bir protokole dönüştü. Özellikle toplu çalışan kadınların organizasyonu başta olmak üzere kreş ve bakım evlerinde hizmet alacakları modeller oluşturmak ve alternatifler sunmak istiyoruz.
Eşit işe eşit ücret konusunda Çalışma Bakanlığı’yla birlikte yürüttüğünüz çalışmanız var mı?
İş kanuna bunu koyduk biliyorsunuz 2003’te. Ancak hala aynı işte kadınların daha az ücret aldığını çok fazla sayıda örnek olarak biliyoruz. Bu yüzden denetleme, izleme, takiple bunun eşitlenmesini uygulamada da takip etmemiz gerekiyor.

Kendi modelimizi oluşturmalıyız
İstanbul Büyükşehir Belediyesi ve Doğuş Grubu finansal okur-yazarlık seferberliği başlattı, siz de bakanlık olarak destek verdiniz? Nasıl bir süreç olacak bu?
Kadınlarımızın her konuda bilinçlenmesi gerekiyor. Biz kadınların ekonomik bilincinin artırılmasına yönelik bazı çalışmaları 2012 planlamasına koyduk. Sonra baktık ki zaten İstanbul Büyükşehir Belediyesi, Doğuş Grubu’yla birlikte bir proje başlatmış. ‘İstanbul Finans Yolunda Hedef 20 Bin Kadın’ projesine çok benimseyerek destek verdik ve tanıtım toplantısında da bunu ifade ettik. Kadınlar artık kendi imkanlarıyla girişimcilik ruhunu oluşturabiliyorsa, bunu yapan kadınların sayısı artıyorsa artık bir üste çıkmak istiyorlar anlamına gelir. Orta ölçekteki bir girişimcinin bir üst noktaya çıkması için bilgiye ulaşması ve yaşadığı finans ve sermaye yetersizliğini çözecek mekanizmaları bulması lazım. Bu mekanizmaların da desteklenmesi lazım. Bizim kendi modelimizi oluşturmamız lazım. Finansal okur-yazarlık toplantısını bu nedenle çok önemsedim. Kadınların hem birikim, bütçe, tasarruf bilincini hem de girişimci olarak büyüyebilme kabiliyetini geliştirecek kaynaklara ulaşma yollarını, parayı yönetme bilincini artıracak etkinlikler içinde bulunması önemli. Parayı nasıl yönetecek, finans desteğini nasıl artıracak, bu konular çok önemli. Kadınlarda bu ruh, gayret var, başarabilme kabiliyeti var. Ama bunların hepsi olduğunda finansal kaynaklara yeterince ulaşamıyorsanız hiçbir şey yapamıyorsunuz. Bu konulardaki çalışmaları destekleyeceğiz.

Çocuklarım ölçülüdür
Gençler harcamaya çok meyilli. Çocuklarınızın isteklerini geri çevirdiğiniz oluyor mu?
Mümkün olduğu kadar harçlıklarını tasarruflu kullanmalarını, israftan kaçınmalarını söylüyorum. Oğlum 15 yaşında. Kızım Merve 20 yaşında, Bilkent İşletme’de okuyor. Gençlerin istekleri coşkulu olabiliyor tabii ki. Ama ölçülü yetiştirdik, sınırları hep bildiler. Oğlum basketbol oynadığı için en çok spor ayakkabı almak ister. Kızım ise üniversite öğrencisi olduğundan kıyafete daha eğilimli. Ama biz anne baba olarak hep dengeli götürüp tasarrufa yönlendiriyoruz.
Harçlıklarını nasıl veriyorsunuz?
Kızıma aylık veriyorum. Artık kendi bütçesini yapabilecek durumda. Harçlık miktarını biliyor ve sınırlarını ona göre çiziyor. Oğlum daha küçük, ona haftalık veriyoruz.

Tehlike anında kolyeye bas!
Şiddetin önlenmesinde kelepçe sistemini gündeme getirdiniz. Bildiğim kadarıyla kadına da kelepçe takılacak. Bu sosyal hayatı zorlaştıracak bir unsur değil mi? Kadına neden kelepçe takıyorsunuz?
Kadına kelepçe takılmayacak, sinyalizasyon sistemi uygulanacak bunun yerine. Bir buton, bir bilezik veya bir kolye ucu şeklinde olacak. Çok basit bir çağrı merkezi sistemi bu. Hemen haber verip kolluk kuvvetinin devreye girmesini sağlayacak bir sistem. Tehlike anında bu sinyalizasyon sistemine basacak kadın. Mahkeme kararıyla şiddet uygulayan erkek evden uzaklaştırılıyor. Erkek buna rağmen eve gelip kadını taciz edebiliyor, daha ileriye gidip yaşam hakkıyla ilgili ciddi manada vakalara yol açabiliyor. İşte o zaman teknik takip dediğimiz mahkeme kararına uymayan erkeğin eve yaklaşması durumunda kadına koruma sağlayan bir sinyalizasyon sistemi bu. 

 

Kadına özel polis geliyor
Kadına şiddette ilk müracaat edilen yer karakol. Polisler bu konuda yeterince bilgili değiller. Polisin hem eğitim açısından donatılması hem de kadını koruyacak araçların sağlanması için ne yapılabilir?
40 bin polis eğittik. Kurumsal manada da eğitilmiş polislerin bu görevlerde çalıştırılmasıyla ilgili yasal altyapı Bakanlar Kurulu’nda, üzerinde çalışıyoruz. Yani kolluk kuvvetleri içinde şiddetle mücadele birimleri kurulacak. Emniyet’in kendi içerisinde aynen çocuk polisi gibi kadın ve şiddetle ilgili mücadele eden birimler olacak. Eğitilmiş polisler bu birimlerde görev yapacak. Bu birimlerdeki polisler ya kadın olacak ya da eğitilmiş evli erkekler arasından seçilecek. Çünkü bekar erkeğin kadının durumunu anlaması daha zor. Kadın polisin veya evli ve eğitilmiş erkek polisin bu konudaki empatisi dolayısıyla sorun çözebilme yetisi çok daha yüksek oluyor 

 

İndirim hakkını kullanmak gerek
Harcama kalemlerinize baktığınızda en çok neye harcadığınızı görüyorsunuz?
Temsil makamı olunca kıyafet masrafınız ister istemez biraz daha artmak zorunda kalıyor. Ama ona da dikkat ediyorum. Anadolu insanın davranış kalıpları içinde kalmaya çalışıyorum. Çünkü ölçüyü ve dengeyi hiçbir zaman kaçırmamak lazım.
Giyim fiyatlarını pahalı buluyor musunuz?
Çok alternatif var artık. İstediğiniz bütçeye istediğiniz kıyafeti bulabiliyorsunuz.
İndirimleri takip ediyor musunuz?
İndirimleri önemsiyorum ve takip ediyorum. Sezon sonlarında almaya dikkat ediyorum. Çünkü nereden baksanız yüzde 30 gibi çok net, cüzdanınızı ilgilendiren indirim oranları oluyor. İndirim günlerini takip etmek, bu hakkı kullanmak lazım.
Merkel çok renkli, kırmızlar, morlar giyiyor mesela. Bizde kadın siyasetçiler genelde koyu renk tercih ediyorlar...
Hillary Clinton da çok renk kullanıyor. Yer ve zamanına göre renk kullanmak gerekiyor. Ben bugün mavi giydim! Ama Meclis’in kendi bünyesine de uygun davranmak gerekiyor. Her şeyin yerini ve zamanını iyi ayarlamak gerekiyor.
Kadınlar birikim yaparken motivasyonları aileyle ilgili oluyormuş, aileye, çocuğuna bir şey yapmak gibi yani... Erkekler ise daha çok araba almak için birikim yapıyormuş. Sizin gözlemleriniz ne yönde?
Kadın genelde kendi öncelikleri üzerinden hesap yapmıyor. Çocuğu ve eşi üzerinden yapıyor hep bütün planlamayı. Erkek bu konuda biraz daha bireysel olabiliyor. Bu nedenle kadının birikim yapması bence çok daha önemli.  


 

Bu habere ifade bırak
  • 0Mutluyum
  • 0Şaşkınım
  • 0Kararsızım
  • 0Kızgınım
  • 0Üzgünüm
Toplam Oy0