CumartesiRSS
12 Şubat 2010 - 18:37

“Lokanta sihirbazı”nın yeni mekanı

New York’ta ne lokanta açsa başarılı olan Keith McNally şimdi de tarihi bir markayı, Minetta Tavern’i tıka basa dolduruyor

Ali Rıza Kardüz . Tüm Yazıları »




New York’ta ne lokanta açsa başarılı olan Keith McNally şimdi de tarihi bir markayı, Minetta Tavern’i tıka basa dolduruyor


Taverna kelimesini Amerikalılar, lisanslı olarak içki servisi yapılan basit lokantalar için kullanırlarmış. Bu kelimenin İtalya’da eski dönemlerde şehirlerarası yollarda seyahat edenlerin bir şeyler yemek
ve içki içmek için uğradıkları lokantalardan geldiği söylenir.
Minetta Tavern, New York’ta yeni açılan bir lokanta. Açan da, New York’un “lokanta sihirbazı” Keith McNally...
Mekanın tarihi bir yanı da var: Minetta Tavern ismi ile 1937 yılında Greenwich Village’de açılan, daha sonra Minetta Brook adı ile 23’üncü caddeye taşınan lokanta, zamanında yazarların, ressamların, entelektüellerin mekanı olmuş. Ernest Hemingway, Ezra Pound, Eugene O’Neill gibi ünlüler bu lokantadan çıkmazmış.
Lokanta sihirbazı işte bu eski ve ünlü markayı parlatarak Bleecker ile 3’rd St üzerinde eski bir yapının
altında Minetta Tavern’i açmış. McNally’in özelliği aynı ekiple çalışması. Daha önce ünlendirdiği lokantaların mutfak sorumluları Riad Nasr ile Lee Hanson, Minetta Tavern’in de sorumluları.
Minetta Tavern, McNally’nin diğer lokantalarından farklı. Tavanı yüksek değil, masalarının üzerinde örtü var ve de herkes tek bir salonda oturmuyor. Müşteriler birbirinden geçilen odalara dağılıyor. Duvarlar eski bir Fransız lokantası imişçesine dekore edilmiş. Garsonlar saygılı.
Lokantaya üç kişi gittik. İki masa ötemizde bu lokantaları kuran, işleten McNally, Uzakdoğulu kız arkadaşı ile birlikte normal bir müşteri gibi yemek yiyordu. Onlara yapılan serviste hiçbir farklılık yoktu.
Sadece bir hamburgerle uzun süre oturabilirsiniz
Biz kırmızı pancar salatası (14 dolar), kalamar (13 dolar), kaz ciğeri (15 dolar), fırında pişmiş sığır eti dilimi (35 dolar), kızarmış patates (9 dolar) ile lokantanın özel yemeği olan, taze özel etten hazırlanan hamburger (26 dolar) ısmarladık. Her bir yemeği paylaştık. Yemeğin üzerine bir kek yedik. Yediklerimizin hepsi lezzetli idi.
Çay  ve kahve içtik. Fatura üç kişi için 132 dolar olarak geldi.
Minetta Tavern’de öyle onlarca çeşit yok. Ağır yemekler yanında hafif yemekler de mönüye alınmış. Örneğin sadece bir hamburger ısmarlayarak masada uzun süre oturma imkanı var.
Balıklardan kılıçbalığı 29 dolar, dilbalığı meuniere 27 dolar, kuzu ve sığır etlerinin porsiyonu 28-42 dolar. Salatalar 13-14 dolar.
Oturur oturmaz garson ekmek sepeti içinde sıcacık dört çeşit ekmek  ve bir kase tereyağı getiriyor. İnsan yemekten önce onlarla doyuyor. 

Pek çok ünlü lokanta son dönemde kapandı
İlginç olan, Newyork’taki birçok lokanta kapanırken öğle saatlerinden gece yarısına kadar açık olan Minetta Tavern’da yer bulmanın güçlüğü. McNally’in bu lokantadan önce açtığı dokuz lokantanın hiç biri kapanmadı. Krize rağmen lokantalarının her birinde yer bulmak imkansız.
Bizim Türklerin de pek beğendiği Fransız bistrosu La Goulue‘nun işletmecileri 36 yıl sonra kiranın yüksekliğine dayanamayarak Madison Caddesi üzerindeki lokantanın kapısına kilit vurdular. Halbuki New York’a giden Türkler bu lokantaya mutlaka uğrar, kaldırım üzerindeki masalardan birine kurularak keyif yapmaktan pek hoşlanırdı.
Rahmetli Sakıp Sabancı’nın pek beğendiği Tavern on the Green, Central Park içindeki cam sarayını kapattı. Sabancı’nın hayali, benzerini Yeniköy’deki korusunun içine kondurmaktı. Ünlü Cafe des Artistes, Rainbow Room, La Caravelle, La Cote Basque, Lespinasse ve Lutece kapanan ünlü lokantalar.

Reklamlar & Kişisel Ürünler
Yazarlarda Ara
Bul
©Copyright 2010