14.12.2009 - 01:00 | Son Güncelleme: 14.12.2009-20:49 A-A+

REKABET DUYGUM YOK

‘Kampüste Çıplak Ayaklar’ filmindeki sevişme sahneleri bir süre yazıldı, çizildi ama bu durumdan rahatsız değil. Ezgi Asaroğlu “Estetik açıdan güzel, duygusal ve naif bir sahneydi” diyor. Vizyona girecek diğer filmlerde de böyle sahneleri olduğunu söylüyor



RÖPORTAJ: İlknur TaşFOTOĞRAFLAR: Ozan Güzelce

Bir Dilim Aşk’ dizisiyle 17 yaşında oyunculuğa adım attı Ezgi Asaroğlu. Ardından oynadığı reklamlarla yapımcıların dikkatini çekti. Beş yıl önce başladığı oyunculuk kariyerine yedi dizi ve dört sinema filmi sığdırdı. Oyunculuğunun yanı sıra duru güzelliği ile adından söz ettiren Asaroğlu 2007, yılında Avusturya ve Fransa ortak yapımı ‘For a Moment Freedom’la sinemaya adım attı. ‘Kampüste Çıplak Ayaklar’, ‘En Mutlu Olduğum Yer’ ve ‘Acı Aşk’ filmleriyle kamera karşısına geçen Asaroğlu, “Hayata karşı hırslı bir duruşum yok. Oyunculuğu yarış pisti olarak görmüyorum” diyor.

17 yaşında reklamlarla televizyona merhaba dediniz.
Aslında öyle olmadı. İlk olarak ‘Bir Dilim Aşk’ dizisiyle başladı oyunculuk kariyerim. Arada reklamlar ve diğer diziler oldu. Öyle sanıldığı gibi ped reklamlarıyla tanınmadım. Çağdaş dünya görüşüne sahip, sanata ilgili bir ailede büyüdüm. Ben oyuncu olma hayalleriyle büyüyen bir kız değildim. Birçok insanın yıllarını harcayıp bulamadığı şeyi yani sevdiğim mesleği buldum tesadüfen. 

Keşfedilmeniz nasıl oldu?
Amerika’daki gibi ‘hamburger yerken biri gelip kartını bıraktı’ gibi bir keşfedilme hikayem yok. Annemin arkadaşı vasıtasıyla bir ajansa kayıt olmuştum. Oyunculuğa çok ilgisizdim. ‘Bir Dilim Aşk’taki Ümmü Burhan ve Yüksel Aksu başlamamdaki büyük etken. Onların bana inançları ve kararlı olmaları oyunculuğa adım atmamı sağladı.

Küçük yaşta oyunculuğa adım atmış biri olarak neden konservatuvar değil de antropoloji okudunuz?
ÖSS’ye girdiğimde konservatuvar hiç aklımda yoktu. Antropolojiyi isteyerek yazdım. Bunun yanlış bir seçim olduğunu düşünmedim hiçbir zaman.  Son senedeyim bitirme tezim var. Aileme söz verdim diplomamı alacağım. 

Oyunculukta kendinizi geliştirmek adına neler yaptınız?
Bir konuda ne kadar yeteneğiniz olursa olsun, teknik yoksa yetersiz kalacağını düşünüyorum. Ses ve vücut kullanımı üzerine, oyuncu koçu ile çalıştım. Hâlâ da gerektiği zaman danıştığım bir oyuncu koçum var. Oyunculuk kişisel gelişimle birlikte giden bir şey. Ne kadar çok okursanız, gözlem yaparsanız oyunculuğunuz ilerliyor. Çevremizde olup biten her şey oyunculuğa malzeme oluyor. Sürekli algılarınızın açık olması gerekiyor.  Ben olgunlaşıp geliştikçe oyunculuğum da gelişiyor.

‘Oyuncu olmak gibi bir hırsım yoktu’ dediniz. Bugün farklı düşünüyor musunuz?
Genel olarak hayata baktığımda hırslı bir duruşum olmadığını görüyorum. Rekabet duygum yok. Kendimi geliştirmeyi seviyorum. Bu yolda karşıma çıkabilecek deneyimler, keşfedeceklerim beni çok heyecanlandırıyor. Oyunculuğu hiçbir zaman yarış pisti olarak görmedim.

Bir anda sinemanın aranan isimleri arasında yer almayı nasıl başardınız?
İlk olarak ‘For a Moment Freedom’la sinemaya adım attım. Fransa-Avusturya ortak yapımı bir filmdi. Bir kısmı Viyana’da bir kısmı Ankara’da çekildi. Ankara’daki çekimlerde tek Türkçe bilen bendim. Tur rehberi gibiydim sette.

Filmin konusu ve oynadığınız karakterden bahsedebilir misiniz?
İran’dan özgür topraklara ulaşmaya çalışan bir grup mültecinin hikayesi. Gerçek bir hikayeden uyarlama. Mülteci grubu Avrupa’ya vize almak için Türkiye’ye geliyor. Orada Jasmin diye bir kızla karşılaşıyorlar yani benimle. Dünyadaki olaylara ve sosyal konulara duyarlı aktif çalışan bir kızı canlandırıyorum. Nitelikli konusu ve savunduğu dünya görüşüyle içinde olmaktan çok mutlu olduğum bir projeydi. 

İngilizce mi oynadınız?
 İngilizce oynadım. Hiç zorlanmadım. Tekstin gramerini biraz basitleştirdik.

Film, Avusturya’nın Oscar aday adayı heyecanlı mısınız?
Sonuçlar 2010 yılında açıklanacak. Dünyadaki birçok önemli festivalde gösterildi ve ödül aldı. Benim için ödül alması gurur verici bir şey ama ondan ziyade yaptığım işin dünyadaki farklı insanlar tarafından izleniyor olması mutluluk verici. 


Aşktan çok tutku filmi 

‘Acı Aşk’ filminde Halit Ergenç’in sevgililerinden birini oynuyorsunuz? Filmde yer almanız nasıl oldu?
Film 18 Aralık’ta vizyona girecek. Senaryo beni çok heyecanlandırdı. Heyecanını son sayfaya kadar koruyan sürprizli bir senaryo. Çekimler çok keyifli geçti. Filmi izlemedim ve çok merak ediyorum. Bir aşk filminden ziyade içinde tutku barındıran bir film. Tutku bazen yıkıcı nitelikte olabilir. Filmde de bunu çok net göreceğiz.

 Bir erkek ve üç kadının hikayesi. Gerçek hayatta aldatma olayına bakış açınız nedir?
Hayatta bu film gibi çok sürprizli. Karşınıza ne çıkacağını veya nasıl tepki vereceğinizi söylemeniz çok güç. Bunlar yaşanan ve yaşanabilecek hikayeler. Aldatma konusuna pozitif yaklaşacak kimsenin olmadığını düşünüyorum. Kimse aldatılmak istemez. Aldatanlara sorduğunuzda aldatmak da istemez. 


Evlenmek için daha çok gencim 

Sevgiliniz Cansel Elçin’in filmi ‘Kampüste Çıplak Ayaklar’da sevişme sahneleriyle gündeme geldiniz.
Evet öyle oldu. Hiç rahatsızlık duymadım sadece şaşırdım. İşin komiği filmin içinde öyle bir sevişme sahnesi yoktu.

Sevişme sahneleri çekilmiş. Cansel Elçin sonradan çıkarmış.
Yazılanlar gibi bir sahne yoktu. Kitapta ve senaryoda bahsi geçen bir sevişme sahnesi var ama Cansel bunu çok naif bir şekilde çekti. Karakter için önemli bir noktaydı sevişme sahnesi. Orada cinsellikten öte duygusal bir durum söz konusuydu. Hem estetik açıdan çok güzel hem de duygusallığı ve naifliği en iyi şekilde yansıtan bir sahne çekildi. 

Oynadığınız diğer sinema filmlerinde de sevişme sahneleriniz var mı?
Bu tarz sahnelere karşı bir önyargım yok. Vizyona girecek diğer filmlerde de böyle sahnelerim var. Hayatın içinde olan her şeyi olabildiğince doğal yansıtmak istiyorum. 

Kısa sürede sinemanın aranan yüzleri olmayı nasıl başardınız?
Aslında her şey olması gerektiği gibi yavaş yavaş oldu. Sinema anlamında biraz şanslıyım galiba. Hiçbir proje içinde tesadüfen yer almadım, bilinçli seçiyorum. Arka arkaya içime sinen işlerin gelmesi şanstı tabii ki.

Cansel’in seti çok eğlenceli  

Sevgiliniz Cansel Elçin’in yazdığı ve yönettiği bir filmde oynadınız. Duygusal bir ilişki yaşadığınız insanla çalışmak zor mu?
Çok profesyonel bir ekibimiz vardı. Onunla çalışmak zor olmadı. Cansel’in seti çok eğlenceli. Uyumlu bir ekiptik ve aynı zamanda oyuncu olmasının birçok avantajı vardı. Oyuncuya güvenen, onu özgür bırakan, rahatlatan, monitör arkasında durmaktansa oyuncuyla beraber aynı heyecanı yaşayan ve anlayan bir yönetmendi. Bütün oyuncular için keyifli geçti çekimler. 

‘Sevgilisini filmde oynattı’ söylentileri çıkacak diye endişe duydunuz mu?
Ben hayatı özgürce yaşamayı seviyorum. Mümkün olduğunca az kısıtlamalar getirmeye çalışıyorum kendime. Zaman çok hızlı akıyor ve dışarıdan belli yönlendirmelerle insan kendine yol çizmemeli. Nasıl istiyorsa öyle yaşamalı. Mesleki anlamda bu tarz endişelerimiz vardı. Ayrıca ilişkilerde paylaşımlar ön planda. Bundan doğal bir şey yok bence. Nuri Bilge Ceylan, Ebru Ceylan gibi veya Tim Burton’ın her filminde eşini oynuyor görmemiz gibi. Bu çok doğal bir şey.

Beraberliğiniz ‘Hatırla Sevgili’ dizisinde mi başladı?
Ben işimle gündeme gelmek istiyorum. Bu çizgimi bozmak istemediğim için konuşmuyorum. Shakespeare’in bir lafı vardır ‘Susmak sevmenin en güzel habercisidir. Ne kadar çok mutlu olduğumdan bahsediyorsam o kadar az mutluyum demektir’ diyor. Bazen konuşmamak daha anlamlı. 

Evlilik var mı?
Yok (Gülüyor). Evliliği düşünmek için daha çok gencim.

Etiketler
Bilgi YarışmasıEfsanevi müzik grubu Dire Straits'in gitaristi ve vokali hangisidir?
Aradığınız
Evi Hemen
Bulun!
araDetaylı Ara
©Copyright 2015 Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız.