22.05.2010 - 01:00 | Son Güncelleme: 22.05.2010-19:27 A-A+

Troçki İstanbul'dayken

Stalin tarafından sürgüne gönderilen Rus devrimci, dört buçuk yıl Büyük-ada'da yaşadı. Ömer Sami Coşar bu yılları titiz çalışmaları sonucunda bir kitapta topladı



Kültür Sanat Servisi

Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları, Milliyet gazetesi yazarlarından, Türkiye'nin yakın tarihiyle ilgili kitap ve ansiklopedi çalışmalarıyla tanınan Ömer Sami Coşar’ın 41 yıl önce yayımlanan 'Troçki İstanbul’da' adlı kitabını tekrar okuyucu ile buluşturdu.
Leon Troçki 1917 Ekim Devrimi’nin önde gelen yöneticileri arasında yer aldı. Kızılordu’yu kurdu. Lenin’in ölümünden sonra parti yönetimini ele geçiren Stalin tarafından tasfiye hareketleri sırasında 1927’de Alma Ata’ya sürgüne gönderildi, 1929 Şubat’ında ülke dışına çıkarılmasına karar verildi.
Sovyetler Birliği Türkiye’den Troçki’nin siyasi mülteci olarak kabulünü talep etti. Bu talebin  kabul edilmesi üzerine Türkiye’ye gelen Troçki 12 Şubat 1929-17 Temmuz 1933 tarihleri arasında dört buçuk yıl İstanbul’da yaşadı. Türkiye’deki sürgün yıllarının çoğunu Büyükada’da geçirdi. Avrupa ve Amerika’dan gelen yandaşlarını burada kabul etti.
Coşar'ın ilk kez 1969'da yayımlanan kitabı Troçki'nin İstanbul'da yaşadığı dört buçuk yılı ele alıyor. Titiz bir arşiv taraması ile hazırlanmış olan kitap, Troçki’nin İstanbul’daki hayatını tüm detayları ile e alıyor; ünlü devrimcinin İstanbul’dan ayrıldıktan sonra yaşadıklarını da aktarıyor. 


Kitaptan notlar
“Troçki, kendisinin sürgün edilmesi işinde Stalin’le Türkiye arasında ve kendi aleyhinde bir gizli anlaşma bulunmadığına artık inanmış olmasına rağmen ‘lisanını bildiği bir memlekete’ gitmeyi gene de arzu etmekten geri kalmıyordu. 1929 yılının Mayıs sonunda İngiltere’de seçimleri İşçi Partisi’nin kazanmış olmasına sevinmiş, oğlu vasıtasıyla hemen ertesi günü İstanbul’daki İngiliz Konsolosluğu’na başvurarak vize istemişti.
(İngiltere’de) Troçki’nin kabulü aleyhinde kampanya açanların başında Churchill bulunuyordu. Bir yazısında, “Bir zamanlar bir kaş çatması binlerce kişi için ölüm demek olan Troçki, bir paçavra çuvalı gibi Karadeniz kıyılarına düştü,” diyor, orada kalmasını istiyordu.
Yalnız Troçki’nin İngiltere’ye alınması için uğraşanlar da vardı. H.G. Wells ile Bernard Shaw iki protesto beyannamesi yayınlamışlardı. Shaw, sosyalist iktidarı sert bir dille yeriyor, ‘reaksiyoner’lere tanınan bir hakkın bir sosyalistten esirgendiğini söylüyordu. Shaw, İçişleri Bakanı Clynes’e de bir mektup yollamıştı. Bunda Mustafa Kemal Paşa’nın davranışı ile İşçi Partisi’nin Başbakanı Mac Donald’ın davranışı arasındaki tezadı belirtiyor ve ‘bir Türk hükümetinin bir İngiliz hükümetine verdiği liberalizm dersinin’ kolay kolay yutulacak bir hareket olmadığını belirtiyordu.”

Etiketler
Bilgi YarışmasıBir parçayı nota adlarını söyleyerek seslendirme işine ne denir?
Aradığınız
Evi Hemen
Bulun!
araDetaylı Ara
"Alagül" albümü hangi yorumcuya aittir?
©Copyright 2015 Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız.