05.11.2010 - 02:23 | Son Güncelleme: 05.11.2010-2:25 A-A+

‘Adalar’a gitmek zorunluluktu’

Türkiye’deki azınlıklar üzerine araştırmalarıyla tanınan yazar Rıfat Bali, İstanbul musevileri için Adalar’ın önemini anlattı. Gençlerin artık yaz aylarında İstanbul gece hayatının cazibesine kapıldıklarını belirten Bali, buna rağmen Adalar’a gitme alışkanlığının devam edeceğini vurguladı



NEŞE MESUTOĞLU
Fotoğraflar: Hüseyin Özdemir

İstanbul’da çocukluk hatıralarınızda iz bırakan yer neresi?
Bugün TRT binasının olduğu yer, Beyoğlu’nda yaşayan iyi aile çocuklarının eğlendiği bir parktı. O parkın bir kısmı bugün otopark.

Yaz aylarının favori semtleri hangileriydi?
80’li yılların başına kadar, özellikle 70’li yıllarda Avrupa yakasında oturanlar ‘sayfiye’ diye Anadolu yakasına göç ederdi. Bostancı’da,  Caddebostan’da denize yakın olmak için ev kiralanırdı. Onlarca yıldır değişmeyen tek şey Adalar’dır. 

Adalar’ın İstanbul musevileri için önemi nedir?
Adalar’a gitmek 1920’lerden beri süren bir alışkanlık. Çocuklardan dolayı 6-7 sene ben de gitmek zorunda kaldım. İnsanların evleri var. Okul bitince göç ediyorlar. Okullar açılana kadar kalıyorlar. 

Eğlence İstanbul gecelerinde yaşanırken gençler Adalar’a gitmeyi tercih ediyor mu?
Gençler açısından eski Adalar’la bugün arasında fark var. Türkiye’de 80’li yıllara kadar fazla eğlence mekanı yoktu. O zaman Adalar’a giden 18-20 yaşındaki bir gencin arayışı yoktu. Orada kalıyordu. Bugün değişti. Adalar, gençler için tatmin edici değil. Büyükada’da bir eğlence yeri var. Oraya gidiyorlar. Herkes aynı Ada’da kalmıyor ya da İstanbul’da kalıyorlar. Eğlence yerleri İstanbul’da. 

Adalar’a gitme alışkanlığını yeni nesil değiştirebilir mi?
Evlenene kadar olabilir. Evlendikten sonra atalarının alışkanlığı devam edecek. Arkadaşları da oraya gidiyor. Hiç kimseden kopmamak için bu alışkanlık devam ediyor bir şekilde. Adalar da kendi içinde gruplaşıyor. 

Nedir bu gruplar?
Burgazada eskiden Rumlar’ın çok oldukları bir yerdi. Bugün daha az. Musevi ve biraz Ermeni var. Büyükada herkesin olduğu bir yer. Heybeliada’da Müslüman Türkler, Kınalıada’da daha çok Ermeniler var. 

Yazın Ada’ya gitmek neden bir zorunluluktu?
Çünkü evlenecek çağda bir kızınız varsa göstermek lazım onu. Nerede bulacak müstakbel eşini? Oralarda bulacak. Zorunluluktu. İnsanlar başka şeyden kısıp Ada için kira parası ayırıyordu. 

İstanbul’da hangi yıllarda yaşamak isterdiniz?
Yaşadığım dönemden memnunum. Bu dönemin teknolojisi var. Altyapısı daha gelişmiş bir gelecekte yaşamak isterim. 

Eğlenmek için nerelere gidiyorsunuz?
İyi ki eşimin önünde sormadınız. Dert manzumesiyle karşılaşırdınız. Benim bir eğlencem yok. Zevk aldığım işi yapıyorum. Bu da benim eğlencem. Evle bürom arasında mekik dokuyorum. Hafta sonu Tünel’e, Beyazıt’a kadar yürürüz. 

En sevdiğiniz restoranları sorsam...
Hiç gitmiyoruz. Çok fazla patırtı var. Sürekli bir uğultu oluyor. Tavanların basık olmasından mıdır konuştuğunuzu anlamıyorsunuz. Bir de büyük masalar çıktı. Mahremiyet kalmıyor. Evde buluşmayı tercih ediyoruz.

‘İstanbul dışındaki cemaat gitti‘
Musevi ve yahudi arasında fark var mı?
Yok. Türkiye’de algılama açısından fark vardı. 30’lu 40’lı senelerde ‘yahudi’ olumsuz anlam yüklenmiş bir kelime gibiydi. Bunun böyle olmadığını anlatmak için Türkiye’deki yahudiler ‘yahudi’ kelimesini kullanıyor. Negatif anlamı yok artık. 

Hitler’in iktidarda olduğu dönemde, İstanbul’daki etkileri nasıldı? 
Özellikle musevilerde korku vardı. Naziler Türkiye’ye saldırırsa sonlarının geleceğini düşünüyorlardı. 

‘Yirmi Kur’a Nafıa Askerleri’ isimli bir kitabınız da var. 20 Kur’a askerliği anlatır mısınız?
‘Kur’a bir askeri terim. Sene aralığını gösteriyor. Mesela 1910 ile 1930 arasında doğanlar ‘20 kura’ sayılıyor. Hepsi birden askere alınıyor. 

Bu dönemde İstanbul, ‘Struma’ isimli misafirine kapılarını açmıyor.
1942’de Romanya’daki Rumen musevileri Filistin’e taşıyan bir mülteci gemisiydi Struma. Ama Filistin’e girme izinleri yoktu. Türkiye de izin vermiyor onlara. Alman denizaltı tarafından batırılıyor. 760 kişi ölüyor. 

Vehbi Koç’un bir kişiyi kurtardığı söylenir.
Bu doğrudur. O sırada İstanbul Emniyeti’nde görevli olan İhsan Sabri Çağlayangil de anılarında yazdı. Vehbi Koç’un indirdiği kişinin ismi bugün ‘Mobil Oil’ diye bilinen ‘Sokoni’ petrol şirketinin Romanya’daki müdürüydü.  Şirketin merkezi, o dönemin en önemli işadamı olarak Vehbi Bey’i arar. O da İhsan Sabri Bey’e bahseder. O kişi ailesiyle indirilir. Bir de hamile bir kadın indirilir. 

Musevi toplumunun nüfusunda ne kadar azalma oldu ?
Büyük göç 1949 ve 1950’de gerçekleşti. Almanya’ya giden Türklerden önce ilk kitlesel göçtü bu. Nüfus 75 bin civarındaydı. Bir senede 35 bin kişi göç etti. Yarı yarıya indi. Bugün musevi nüfusu resmi rakamı 25 bin. Bana kalırsa daha azdır. Anadolu ve Trakya boşaldı. İstanbul dışı cemaatler gitti. Bugün sadece İzmir ve İstanbul’da var. Tek tük Adana’da, Ankara’da var ama kayda değer bir rakam değil.

Etiketler
Bilgi YarışmasıOsmanlı Devleti'nde padişahın erkek çocuklarına ne denilir?
Aradığınız
Evi Hemen
Bulun!
araDetaylı Ara
©Copyright 2015 Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız.