30.01.2011 - 00:25 | Son Güncelleme: 30.01.2011-0:27 A-A+

“Paylaşmayı öğreneceksin”

‘Yerden Yüksek’ dizisinde rol alan usta oyuncu Altan Erkekli, çocukluğundaki İstanbul’un samimiyet, dürüstlük ve dayanışma yeri olduğunu anlattı. Doğayla iç içe geçen o günlerin geride kalmasından üzüntü duyan sanatçı, “Kiraza para verileceği aklımın ucundan geçmezdi. Bütün meyveler bahçelerimizde yetişirdi” diyor



NEŞE MESUTOĞLU nese.mesutoglu@milliyet.com.tr

* Çocukluğunuzdaki İstanbul nasıl bir yerdi? 
İstanbul çocukluğumun ilk günlerinde samimiyet, dürüstlük, dayanışma, yardımlaşma ve hayatın içindeki mutlulukları sunabilme yeriydi. Biz bir akrabalar zinciri gibi komşularla birlikte yaşardık, sabah gözümüzü açtığımızda onlarla birlikte akşama kadar her şeyi paylaşırdık.


* Bu paylaşma ortamına dair   hafızanızda yer eden bir anı var mı? 
Ben balığı çok severdim. İlkokul birden itibaren de yatılı okudum. Bir hafta sonu annem aldığı balığı komşularla paylaşınca “Bana kalmıyor” diye itiraz ettim. Ertesi hafta bir buçuk kilo istavrit almış. Dedi ki, “Sok kafanı, ye bunu sonuna kadar. Ya kusuncaya kadar yiyeceksin ya da paylaşmayı öğreneceksin.” Ben önce hepsini yerim sandım. Sonra baktım ki olmuyor “Anne yiyemeyeceğim” diye yanına gittim. “O zaman paylaşmayı öğreneceksin” dedi.

* Kaybolan güzelliklerden en çok  neleri özlüyorsunuz? 
Kiraza, duta para verileceği aklımızın ucundan geçmezdi. Hepsi bahçelerimizde olurdu. Şimdi o tatlar kayboldu. Arka bahçede gözümüzün önünde büyüterek, emek vererek ürün aldığımız, domates, patlıcan, biber topladığımız, salataya taze maydanoz koyduğumuz bahçenin tatları tamamen bitti. Düşünebiliyor musunuz? Koşuyolu’nda İstanbul’un göbeğinde, akşam sağılan sütü getirmek için 17.30’da mandıraya gidiyordum. Acıbadem’den yukarı çıkarken Sabancıların sitesinin olduğu yer mandıraydı. İnekler, buzağılar, koyun sürüsü geçerdi Koşuyolu’ndan. İstanbul’un göbeğinde köy hayatının renklerini yaşardık. 

* İstanbul’da hangi semtlerde   oturdunuz? 
Bahçeli banka evlerindeydik. Annemler ölene kadar orada oturdu. Sonra “Sobayı yakamıyoruz” diye evin karşısında yapılan bir apartmana taşındılar ve bin pişman oldular. Yıllarca müstakil evde yaşayan insanlar apartman kültürüne ayak uyduramadı. Ben Ankara’ya gittim. 25 yıl sonra döndüm. Şimdi Ortaköy’de oturuyorum. Ama burnumun direği sızlıyor. Hep kendimi suçluyorum. Gitmeseymişim, böyle olmayacakmış gibi geliyor. 

* 25 yıl içinde “Burada yokken çok şey kaçırdım duygusu” taşıdınız mı? 
Hayır, öyle olmadı. Aksine Ankara Sanat Tiyatrosu’yla turneye gelirdik. Üç günlük turne bitince ertesi gün tatil olurdu, arkadaşlar kalmak isterdi. Ben oyun bitince dönmek isterdim. Ankara tutkunluğu vardı bende. Beni var eden yer Ankara oldu. Gençliğim sanatla iç içe geçti. Bir de İstanbul’dan ürkmeye başlamıştım. İnsanlardaki samimiyetsizliği görüyordum. 

* Dönüşünüz nasıl oldu? 
2000 yılında ‘Vizontele’ ile döndüm. Ankara’da bir şehrin bütün ruhunu alan bir belediye başkanı gördüm. Son yıllarında “Ben orada nasıl yaşamışım?” dedim. Bizim yaşadığımız Ankara’yı bitirdi adam. Sonra doğduğum kentin güzelliklerini yeniden keşfetmeye başladım. 

* Yıllar sonra İstanbul’a tekrar   yerleşince neler keşfettiniz?
Delikanlıyken gittiğim Adalar bambaşka, şimdi gittiğim Adalar başka. Ben de büyümüşüm, ben de farklı bakıyorum. O perspektif içinde İstanbul’u farklı algılamaya başlıyorum. Yaş alınca olgunlaşıyor insan. Şehir de olgunlaşmış ama çarpık yapısıyla yanlış olgunlaşmış. Tarihi eserlerin Anıtlar Yüksek Kurulu tarafından korunmasının ne kadar önemli olduğunu anlıyoruz. Yanlış restorasyonlar görüyoruz. Sokak isimlerinin nereden geldiğini araştırıyorum. Başka açılardan bakıyorum. 

* Bu kentin kişiliğinize etkisi ne oldu? 
Bu tarihi müzenin içinde insanlığa bırakılan bir mirasın üzerinde oturduğumuz için tarihi değerlere ve insan ilişkilerine önem vermeyi, geçmişteki hayatla geleceğe köprü kurmayı öğrendim. İstanbul birçok medeniyete başkentlik yapmış. Bu durum bizden sonrakilere onu güzel ve temiz bırakma sorumluluğu veriyor. Ben İstanbul’dan ayrıldım, İstanbul mahvoldu gibi geliyor. Oysa çoğu insanının hiç umurumda değil bu kente ne olup bittiği. 

* En sevdiğiniz yer neresi? 
İstanbul’un en sevdiğim yeri, oturduğum yer Ortaköy. Çok güzel arkadaşlıklar, dostluklar kurduğum bir semt. Bir de canınızın en sıkkın olduğu anda Ortaköy Meydanı’nda banklara oturup, gemilere bakıp, hayallere dalıp insanın kendini mutlu edebileceği bir atmosfer var. Cebinizde beş kuruş para olmasa da herkes için dünyayla, sevgiyle, barışla ilgili hayatın ölümsüz olmadığını anlayabileceği anları kurabileceği yer. 

* En sık gittiğiniz mekanlar hangileri? 
Arnavutköy’de Akıntıburnu, Beşiktaş’ta Turgut’un yeri, Bebek’te Cem’in yeri... İstanbul’un her yerinde sürprizler bekleyebilir insanı.
 
* Hangi yıllarda  yaşamak isterdiniz? 
Boğaz’ın kenarında çekimler yapıyoruz. Bazı yalıları görüyorum. “O saflıkta, o doğallıkta yaşayabileceğim anlar olur muydu?” diye düşünüyorum. O zamanlara gitmek isterdim. 

* Sizce İstanbul’u en iyi anlatan sanatçılar kimler? 
Orhan Veli, Bedri Rahmi, Can Yücel ve şüphesiz Yahya Kemal. 

FABRiKALAR KAPANINCA MUTSUZLUKLAR OLUŞMUŞ
* ‘Yerden Yüksek’ dizisinin çekimlerinin yapıldığı Paşabahçe’de izlenimleriniz nasıl? 
Burada cumhuriyet döneminin en önemli fabrikaları vardı. Şişecam, TEKEL’in rakı fabrikası ve kundura fabrikası. Üçü de Beykoz’u, Paşabahçe’yi var eden fabrikalardı. İnsan ilişkilerini de etkiliyordu. Buradaki insanlarla konuşuyorum “Üç fabrika çalışırken bir huzursuzluk dahi olmazdı” diyorlar. Çünkü kavgaya, dedikoduya vakit yoktu. Harıl harıl çalışıyorlardı. Emekçilerin bölgesiydi burası. O insanların fabrikaları kapanınca mutsuzluklar oluşmuş burada. Zaten yüzlerde okunuyor. İşsizlik var, emekçilerin hayata karşı küskünlüğü var. Bizim içinse İstanbul’da boş bir alanın bulunması bir nimet tabii. Biz mahalle dokusundaki mutlulukları, sevgiyi, paylaşmayı, futbolun sadece futbol olmadığını, sporla birlikte aşkın sevginin de yaşadığını anlatmaya çalışıyoruz. Şanslıyız ki böyle bir sahamız var.

Etiketler
YORUMLAR
()
Bilgi YarışmasıGezegenler güneş çevresinde ne tip bir yol izlerler?
Aradığınız
Evi Hemen
Bulun!
araDetaylı Ara
Binbir Gece Maslalları'ında geçen Şah'ın adı nedir?
©Copyright 2015 Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız.