27.12.2011 - 20:57 | Son Güncelleme: 27.12.2011-20:57 A-A+

OSMANLI'DAN CUMHURİYETE YENİ YIL EĞLENCELERİ

Osmanlı’da yılbaşı, hıristiyan vatandaşlar ve Türkiye’de yaşayan yabancılar tarafından...



Yazı: Gökhan Akçura

Osmanlı’da yılbaşı, hıristiyan vatandaşlar ve Türkiye’de yaşayan yabancılar tarafından kutlanırdı. Devlet adamları ilk kez 1829’da Haliç’te yapılan baloya katıldılar. Yılbaşı, cumhuriyet döneminde eğlenceye dönüştü

 

Osmanlı’nın yılbaşıyla ilk teması, 1829’da İngiliz elçisinin Haliç’teki bir gemide verdiği baloda gerçekleşir. Baloya Osmanlı devlet adamları da çağrılır. Davetliler gemiye giderler ve sabaha kadar eğlenirler. Aradan çeyrek yüzyıl geçtikten sonra 1856’da, bu kez Sultan Abdülmecid, Fransız elçisinin düzenlediği baloya gider, dans edenleri seyreder ve saraya memnun döner.

Beyoğlu’nda yılbaşı coşkusuDevlet katında bunlar olurken, Beyoğlu’ndaki yılbaşı kutlamaları da artmıştır. Çoğunlukla yerli ve yabancı hıristiyanların oturduğu semt olan Beyoğlu, eğlence yerleriyle doludur. Beyoğlu yılda iki kez şenlik havası yaşar. Biri apakurya şenliklerinde, ikincisi de yılbaşı gecesinde. Rum ve Levanten kesim, şehrin diğer hıristiyanlarından farklı olarak yeniliklere ve eğlence yaşamına daha açıktır. Müslümanlar arasında Batılaşmaya yakın çevreler de, eğlence yaşamından nasiplenmek adına Beyoğlu’na çıkar. Bu özel günün bir de gizli kahramanı vardır: Kumar. Ercümend Ekrem Talu, “Yılbaşı gecesinde kumar oynayarak talihini denemek adetti. Şimdi St. Antuan Kilisesi’nin olduğu yerde bazen tiyatro, bazen de Konkordiya’nın fuaye kısmı, Kristal, Kafe dö Konsers, Lüksenburg kahvesi o gecenin şerefine birer kumarhane kesilirdi” diyerek konuya açıklık getirir.

İşgal günlerinde Beyaz Ruslar kutladı
Yılbaşının daha özel bir gece haline gelmesi İstanbul’un işgal günlerine rastlar. Bu dönemde İstanbul’a Beyaz Ruslar gelir. Eğlence yaşamına damgalarını vururlar ve yılbaşını da farkılaştırırlar. Refik Halit Karay şöyle anlatır: “Mütareke yılbaşılarına kadar bizler, saat 12’yi çalarken ışıkların söndürülmesi düzenbazlığını bilmezdik; limandaki vapurların da bu merasime düdük çalarak katılmalarını işgal senelerinde öğrenmiştik. Esasını ararsanız, müslüman halkı Beyoğlu tarafına alıştıran da haraşolar oldu.” Karay, konumuzun evrimi hakkındaki yorumlarını da ekliyor: “Arkasından gelen garblılaşma hareketi, kaç göçün kalkması, balolara rağbet, bize yılbaşı geceleri sabahlama adetini de kabul ettirdi. Ama dikkat ediniz: Bu adetin sadece eğlence tarafını almışızdır. Zira bizdekinin hıristiyanlardaki gibi dinle alakası yoktur, hayır ve hasenat işlemekle de, hele bir hafta evvel gelen noelle de! Tuhafı şudur ki, tek geleneğimize dayanmayan bu yeni adete, yani yılbaşı sabahlamasına, bütün adet ve bayramlarımızdan fazla gayretle, dört elle sarılmış haldeyiz! Meğerse lazımmış. Bakalım şehirden köye de gidecek mi?”

Miladi takvim gelince!Gelelim yılbaşının nasıl milli mesele haline dönüştüğüne... Konunun kapağı, 1926’da miladi takvimi kabul edilişimizle açılır. O dönemde 1 Ocak tatil değildi. Ama 1926’yı 1927’ye bağlayan gün, tesadüf eseri hafta sonu tatiline denk gelmişti. O günkü yılbaşı eğlenceleri büyük ilgi gördü ve sabaha kadar eğlenildi.
Elektrik İdaresi de ilk kez o gece, saat 12’de kentin ışıklarını bir dakika söndürdü. Ertesi yıl, İstanbul’un yılbaşı gecesi, özellikle şanslarını kumarda denemek isteyenler için önem taşıyordu. Eğlence yerleri dolup taşıyordu. O yıl Yıldız Sarayı da kumarhane olarak işletiliyordu. İşletmeci Senyör Maryosera rulet masaları kurmuştu. İstanbul tarihinde o güne kadar, bir gecede, hiçbir yasal kısıtlama olmadan bu denli kumar oynandığı herhalde olmamıştı.
Yıllardır hasetle seyredilen Beyoğlu eğlenceleri, yurt sathına yayıldı. Dergiler yılbaşı sayıları çıkarmaya, gazinolar balolar düzenlemeye, ‘Tayyare Piyangosu’ çekilişler yapmaya başladı.

İlk resmi yılbaşı tatili 1936’da 1935’te, İnönü imzasıyla Millet Meclisi’ne sunulan ‘Ulusal Bayram ve Genel Tatiller Hakkında Kanun Tasarısı’nda, ‘31 Aralık öğleden sonrasıyla, 1 Ocak günlerinin tatil günlerine eklenmesi’ teklif edildi. Kanunun kabulüyle, ilk tatil gününün ertesinde ‘Son Posta’ gazetesi muhabiri, gözlemlerini şöyle aktarıyordu: “Bu yıl yılbaşı gecesi gayet neşeli geçti. Beyoğlu gazinoları bir gecede, bir sene içinde görmedikleri kadar bol müşteri buldu ve yılın ziyanını örtecek kadar satış yaptı. Dün sabah 10’dan akşama kadar, sokaklarda sayım gününü hatırlatan tenhalık seziliyordu. Tatili fırsat sayarak sabaha kadar içenler, ayılıp da sokağa çıkamamıştı.”
1938 yılbaşında, Atatürk ilk kez yeni yıl tebriklerine cevap yayımladı: “Yeni yıl münasebetiyle yurdun her tarafından vatandaşların yüksek duygularını ve samimi temennilerini bildiren telgraflar gelmektedir. Bundan mütehassis olan Atatürk, teşekkürlerinin ve saadet dileklerinin iletilmesini emir buyurmuşlardır.”
Aradan geçen bunca yıldan sonra, yılbaşı tutkunu olduk. Balolar, partiler, hediyeler yılbaşıyla daha özel anlam taşımaya başladı. Bir ay öncesinden ilanlar, programlar, geziler yılbaşı üzerinden yapılmaya başlandı. Yılbaşı artık yaşamımızın güçlü bir parçası.

İlanlar aynı: ”Yılbaşı hediye zamanıdır!”

Yılbaşının sosyal yaşam üzerinde güçlü etkileri oldu. En önemlisi, işyerleri ve firmalar yılbaşının sihirli değnek olduğunu kısa sürede anladılar. Hemen gazetelerde ilanlar gözükmeye başladı. Mesajlar, esas itibarıyla aynıydı: “Yılbaşı hediye zamanıdır, en iyi hediye de bizimkidir.”  Sabuncakis Çiçek Ticarethanesi çiçek ve çiçek ağaçlarının yılbaşı için hazır olduğunu ilan eder.  Venüs müstahzaratları, ‘en makbule geçecek hediye’nin kendi parfümleri olduğunu hatırlatır.  Sümerbank Yerli Mallar Pazarı yılbaşı için, ‘şık, güzel, ucuz, sağlam’ seçenekler sunar. Colombia müessesesi, ‘sene başında herkese sevinç bahşedecek bir hediye’nin ancak yeni bir plak serisi olabileceğini belirtir.  Elektrik Şirketi’ninse haklı bir uyarısı vardır: “Bu müşkül zamanlarda paranızı abes hediyelerle israf etmeyiniz. Dostlarınıza tercihen, mevcudiyeti ve istimali her gün sarfettikleri kuvveti hafifletecek, evlerini güzelleştirecek şeyler takdim ediniz.” Bunların ne olduğuysa altındaki elektrikli eşya resimlerinden anlaşılmaktadır.

Etiketler
Bilgi Yarışması"Herşeyde biraz sen varsın" şarkısını seslendiren sanatçımız kimdir?
Aradığınız
Evi Hemen
Bulun!
araDetaylı Ara
Mondros Ateşkes Antlaşması, hangi tarihte imzalanmıştır?
©Copyright 2015 Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız.