22.04.2012 - 19:51 | Son Güncelleme: 22.04.2012-19:51 A-A+

MoMA’ya defter gönderiyorlar

Hobi olarak yaptığı defter tasarımlarının ilgi görmesi üzerine ‘Happily Ever Paper’ isimli bir defter markası yaratan Barış Akbaş, New York’un dünyaca ünlü Modern Sanatlar Müzesi’nin (MoMA) tasarım dükkanından sipariş aldı. İstanbulluların hayatını kolaylaştıracak bir defter serisi hazırlamak için de kolları sıvadı



NEŞE MESUTOĞLU nese.mesutoglu@milliyet.com.tr

Defter tasarımına nasıl başladınız?
Çocukluğumuzda, mahalle kırtasiyesinde veya pazarda satılan defterler vardı. Bugüne en ünlü kırtasiyelerde de durum aynı. Onun için ortaokuldan bu yana hobi olarak hep kendi defterimi kendim yaptım. Oradan, buradan bulduğum kağıtları topluyordum. Marangoza gidiyor, deldiriyordum. İlk hurda kağıt kullanma fikriyse, üniversitede staja başladığımda aklıma geldi. Hatta ‘Ana Basım’ isimli bir matbaaya gidip kenarları dört renkteki kağıtlardan yaptırmıştım. 10 sene sonra evlilik defterim oldu. Evlendiğim gün misafirlerimiz duygularını yazdı. Şimdi yedi yaşındaki kızım Kına da kendi defterlerini yapıyor.

Bu hobi profesyonel yaşantınıza ne zaman girdi?
Altı senedir Hep İletişim’de kullanacak güzel bir defter bulamadık. “Kendimiz yapalım” dedik. Sonra bunu beğenen insanlara verdik, eşimize dostumuza dağıtmaya başladık.

‘Happily Ever Paper’ markasının doğuşu nasıl oldu?
Kendimiz için tasarladığımız defterleri, yılbaşlarında ajansımızın kurumsal hediyesi olarak gönderdik. Üç sene önce ürünü talep edenler oldu, “Daha yok mu?” diyenler oldu. Defterler kendi kendine ünlendi. O zaman yaptığımız tasarımlar kaybolmasın istedik ve altı ay önce ‘Happily Ever Paper’ı kurduk. Şimdi İKSV’nin tasarım dükkanında satıyoruz. İnternet sitesi de kurduk. www.happilyeverpaper.com adresinde online satışımız var.

MoMA ile nasıl iletişim kurdunuz?
Ocak ayında Almanya’da düzenlenen ve kağıt konusunda dünyanın en büyük fuarı olan Paperworld Fuarı’na katıldık. Bu fuarda MoMA yöneticileriyle
tanıştık. İlk siparişi, gelecek
sonbahar-kış sezonu için talep ettiler. MoMA’da ‘Punktum defter serisi’ bizim imzamız ve logomuzla satılacak. Almanca ‘punktum’, ‘nokta’ demek. Taze bir fikir. Cilt yapısı, kapağı ve renkleriyle ilgilerini çekti. “Bayıldık” dediler. MoMA logosuyla defter üretilmesi için de görüşmeler sürüyor.

Paper World Fuarı’nda nasıl tepkiler aldınız?
Dev firmaların yöneticilerinin kıskançlıkla bizden konuştuğuna tanık olduk. Böyle bir ürünün kendine yer bulabileceğini gördük. İş kendini parlattı. MoMA’dan aldığımız iltifat “Moral olarak bu senemizi siz kurtardınız!” oldu. İngiltere’den büyük bir zincirin satın alma sorumlusu “Hayatta böyle şey görmedim” dedi. O fuarda birbirine yakın işler olduğunu gördük. Hepsi Moleskine benzeri defterler üretiyor.


İstanbul defteri de yolda

Moleskine defterler Paris’e dair bilgilerle, Parislilerin yaşamını kolaylaştırıyor. Siz de İstanbul’a dair bilgilerle İstanbulluların yaşamını kolaylaştıran bir defter hazırlamayı düşünüyor musunuz?
Biz bütün bu işleri yaparken özgün bir tasarım arayışındaydık. Yapılmışla yan yana durmak istemiyoruz. İstanbulla ilgili pek çok defter var. Ama biz İstanbul’a başka türlü bakmak, ziyaret edilmeyen yerleri hatırlatmak istiyoruz. Tipik turistik İstanbul defterinden başka türlü olsun istiyoruz.

O zaman İstanbul defter serisini ne zaman göreceğiz?
Bu proje üzerine çalışıyoruz. Beyoğlu’na çıkıp da gördüğünüz İstanbul defterleri gibi olmayacak. Fikir ‘çok şahane’ olduğu zaman harekete geçeceğiz. Defter malzeme olarak ‘biricik’ bir şey değil. Neyi, nasıl yaptığınız önemli. Biz eşsiz bir şey olsun diye çok uğraşıyoruz.



60 ağaç kurtarıldı

 ‘Renew All’ konseptli seriyi nasıl oluşturdunuz?

Yedi defter serimiz var. Hepsinin de özel bir tasarım fikri var. ‘Renew All’ konseptli seri, hurda kağıtları kullanma fikriyle başladı. Bu serideki tüm defterlerin kağıdı hurdadır. Yani matbaaların ‘çöp’ diye ayırdığı atıklarla yapıldı. Biz onları attırmadık, depolarından toplattık. Çeşitli boylara kesip, derleyip bu serideki defterleri hazırladık. İçinde benzer kağıt yoktur, karışıktır. Elimize ne geldiyse defter onunla yapılıyor. Çevreci yaklaşımla tasarlanıyor. ‘Geleceği tekrar düşün’ diye bir mesajı var.

Hurda kağıtları hangi matbaadan alıyorsunuz?
Biz ajans olarak Ömür Matbaa’yla çalışıyoruz. Ömür’e gidip teklifte bulunduğumuzda depoya gittik, “İstifleme yapalım” dedik. Kağıt ve boyut cinsine göre ayrıldı. Sağ olsun nazımıza katlanıyorlar. Gün aşırı dönüştürebilirken bizim için bekletiyorlar. Tasarım sürecinde de işin içine dahil oluyor, teknik kısımla ilgili danışmanlık yapıyorlar. Onların çöp stoğunu kullanıyoruz. Normalde çöpleri geri dönüşüme gönderiyorlar ama biz kimyasal sürece girmeden ilk elden dönüştürüyoruz.

Diğer defter serileri de hurda mı?
‘Renew All’ haricindeki defterler hurda kağıttan değil. Fakat onlar için de hiç ağaç kesilmiyor. Bu ağaçlar kağıt yapımı ‘FSC’ denilen bir yöntemle üretiliyor. Maliyeti normalden biraz daha yüksek. Uluslararası alanda geçerli olan da bu.

Siz de kağıt tasarrufunun ağaçları kurtardığını unutmayanlardansınız!
Ajansımızda çalışma defterlerimiz bile ıskarta kağıtlardır. Kızım Kına, bütün resimlerini hurda kağıtların üzerine yapar. Kağıt kıymetlidir. Üzerine yazacağınız yazının da kıymeti ona göre belirlenir. Bu defteri alıp da kullanma hissiyatınızla sanayi defterini kullanma hissiyatınız farklı olur. Çocuklara da hurda kağıtları kullanma bilincini aşılamak lazım.

 Ne kadar dönüşüm sağlıyorsunuz?
Her ay en az iki ağaçtan üretilebilecek miktarda kağıt kullanıyoruz. ‘Happily Ever Paper’ı kuralı henüz altı ay oldu. Yaptığım hesaba göre öncesinde ürettiğimiz defterlerle beraber, bugüne kadar toplam 60 ağaç kurtarmışız. Kağıt dönüşümü konusunda sokakta kağıt toplayan çocuklar Türkiye’ye büyük fayda sağlıyor. Ayıklayıcı karınca yalnızca o çocuklar. Ayrıştırıcı başka
bir şey yok. Biz bir matbaanın atık kağıtlarının ancak yüzde 1’ini kullanıyoruz.

Etiketler
Bilgi YarışmasıHangisi bir Cem yılmaz filmi değildir?
Aradığınız
Evi Hemen
Bulun!
araDetaylı Ara
©Copyright 2015 Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız.