26.12.2012 - 19:53 | Son Güncelleme: 26.12.2012-19:53 A-A+

2012’NiN EN iYi FiLMLERi

Bu yıl beyazperdede izlediğimiz yerli ve yabancı filmlerin en iyilerini, işi bilenlere sorduk. Sinema eleştirmenleri, favori 10 filmini anlattı



HAZIRLAYAN: DİLARA YILMAZ

NiL KURAL/Milliyet yazarı

Yabancı
1 ‘Moonrise Kingdom’: Wes Anderson, 1960’larda geçen filmiyle izleyicilerini hayal kırıklığına uğratmadı. Müziklerinden anlatımına, bu yılın iyi filmi. Ama Anderson’ın filmografisi içerisinde favoriniz olur mu, tartışılır.
2 ‘Cosmopolis’: David Cronenberg, “Uyarlanamaz” denilen bir romandan uyarladığı filmin çoğunluğunu bir limuzinin içinde geçirmesine rağmen sinema hissi yakalayabilmesiyle takdiri hak ediyor.
3 ‘Faust’: Alexandr Sokurov’un güç dörtlemesinin dördüncü filmi, klasik eserin en ilginç uyarlamalarından biri ve sinemasal olarak benzerini bulmak güç.
4 ‘Tinker Tailor Soldier Spy’: Tomas Alfredson, yetişkinlere hitap eden olgun, zeka ve dikkat isteyen bir casus gerilimine imza attı. Özellikle Gary Oldman’ın performansı kayda değerdi.
5 ‘Barbara’: Christian Petzold’un yönettiği film, yılın en güçlü kadın karakterini çizebildiği için önemli.

Yerli
1 ‘Tepenin Ardı’: Emin Alper’in bol ödüllü ilk filmi, Türkiye’nin erkek egemen toplumunda şiddetin ortaya çıkmasını gösterirken, bir ilk filmde bulunması çok zor bir olgunluğa da sahip.
2 ‘Ekümenopolis: Ucu Olmayan Şehir’: “Kentsel dönüşüm” olarak adlandırılan sürecin ranta dayalı olduğunu ve İstanbullulara büyük zarar verdiğini en süreç olduğunu gözler önüne seriyor. Hem konuya hakimiyeti, hem de anlatımda kullandığı animasyondan çizimlere uzanan çeşitliliğiyle dört dörtlük.
3 ‘Gözetleme Kulesi’: İnsanlardan kaçmış ve kendi suçluluk duygusuyla hesaplaşan iki yalnız insanın dramını anlatıyor. Başrollerdeki oyuncuların performanslarıyla da dikkat çekiyor.
4 ‘Babamın Sesi’: Kürt meselesine insan odaklı yaklaşım... Yalnız kalan annesini ziyarete giden ve ailesiyle ilgili bilmediklerini keşfeden ana karakter üzerinden Doğu’da yaşanan dramlar, en arınmış haliyle karşımıza çıkıyor.
5 ‘Araf’: Yeşim Ustaoğlu’nun filmi, bir dinlenme tesisinde kurduğu güçlü atmosferle dikkat çekiyordu.

Murat Özer/Radikal yazarı

Yabancı
1 ‘We Need to Talk About Kevin’: Amerikan okullarında karşımıza çıkan ‘öğrenci katliamları’nın başka bir yüzü...
2 ‘Drive’: ‘Kara film’ dinamikleri ağır basıyor, ama ‘tek kişilik intikam’ hikayelerinin doğası da baskın.
3 ‘Shadow Dancer’: IRA militanlarının geçmişinden bir sayfa açıyor bizlere film. Anne, kız, iki oğul ve bir torundan oluşan ‘IRA ailesi’nin ‘muhbirlik’le imtihanını izliyoruz. Film çoğu zaman şablonlardan uzaklaştırıyor kendini. Meseleyi olabildiğince dar çerçeveye sıkıştırıyor ve ‘ahlaki ikilem’le irtibatını en alt düzeye çekiyor.
4 ‘Killer Joe’: Görünenin ardındaki ‘karanlık’ın içine çekiyor. Ölümün kokusunu her anında hissettiriyor. Bir yandan da mizahi tonla keskin hatlarını yumuşatıyor, karakterlere yüklediği ‘saflık’la vahşi değilmiş gibi yapıyor.
5 ‘Looper’: Özgün senaryo olmasıyla şaşırtan yapım, senarist-yönetmen Rian Johnson’ın hanesine bir artı koymamıza vesile
oldu.

Yerli
1 ‘Tepenin Ardı’: Western türünden ödünç aldığı atmosferiyle sinemamızın az denediği, daha da azıyla becerdiği bir işe soyunuyor Emin Alper. Sinemayla kurduğu ilişkiyi de neredeyse ‘ustalık’ ayarında yansıtıyor
2 ‘Yeraltı’: Dostoyevski’nin hikayesini ana hatlarıyla takip ediyor, tabii kendince müdahalelerde bulunmayı da ihmal etmeden. Örneğin hizmetlinin hikayesi farklı bir yöne taşıyor filmi.
3 ‘Araf’: Yeşim Ustaoğlu, sınırları önceden belirlenmiş bir dünyadan çıkabilmek için birçok kapı olmadığının altını çiziyor, hem kadınlar hem de erkekler açısından.
4 ‘Ekümenopolis: Ucu Olmayan Şehir’: İstanbul’un parsel parsel, mahalle mahalle ‘paylaşılması’nı öne çıkaran belgesel, şehirleşme konusunda fikri olmayanların ‘karar verici’ olmalarının yarattığı çöküşü de resmin içine koymayı ihmal etmiyor.
5 ‘Babamın Sesi’: Bir meseleyi anlatırken merkeze ‘insan’ı koyduğunda, samimiyetin de peşi sıra geleceğini gösteriyor. Dar bir çerçeve içine sıkıştırılan ve giderek çözümsüzlüğe itilen meselenin insanla kurduğu ilişkinin altını çiziyor film.

ŞENAY AYDEMiR/Radikal yazarı

Yabancı
1 ‘Amour’: Film 28 Aralık’ta vizyona girecek ama daha önce izlediğim için bu listeye almazsam olmazdı. Haneke, bu kez ‘ölümüne sevme’nin sınırlarında geziniyor.
2 ‘Angels’s Share’: Viskinin buharlaşan yüzde 2’lik bölümünden bir ‘artı değer’ esprisi üretmek bile Ken Loach’ın bu filmini listeye sokar.
3 ‘The Artist’: İçinde bu kadar çok sinema coşkusu olan bir filmi listeye almamak sinemaya ayıp.
4 ‘Shame’: Steve McQueen, ‘Açlık’ta politik bir araç olarak bedeni sorgulamıştı, bu kez yabancılaşmış bedenin izini sürüyor.
5 ‘The Master’: Paul Thomas Anderson, İkinci Dünya Savaşı sonrası ABD’sinin röntgenini çekiyor adeta.

Yerli
1 ‘Tepenin Ardı’: Daracık mekân ve birkaç kişiyle Türkiye’yi anlatmayı başarmak büyük iş.
2 ‘Yeraltı’: Zeki Demirkubuz, insan doğasının karanlık taraflarında gezinmeyi sürdürüyor.
3 ‘Araf’: Yakıcı bir sorunu, bütün sosyal ve kültürel yönleriyle anlatmayı başarıyor.
4 ‘Babamın Sesi’: Ses ve bellek üzerine sinemamızda çok da rastlamadığımız bir incelik.
5 ‘Lal Gece’: Reis
Çelik, ‘çocuk gelin’ meselesine farklı ve
güçlü bir estetikle yaklaşıyor.

CÜNEYT CEBENOYAN/BirGün yazarı

Yabancı
1 ‘Barbara’: Taşralılıkla kentlilik, zenginlikle yoksulluk, idealler ve tüketim hayalleri, aidiyet ve köksüzlük, sosyalizm ve kapitalizm, özgürlük ve baskı, direniş ve teslimiyet... Doğu Almanya’dan aydın bir kadının ayrıntılı portresi.
2 ‘Cosmopolis’: Ekonomik kriz ortamında biri kazanan diğeri kaybeden iki psikopat Manhattan’da karşılaşır. ‘Çöken bir kültür üzerine incelemeler’ de konulabilirmiş adı.
3 ‘Melancholia’: Dünyanın sonu gelmedi. Gelseydi nasıl davranırdınız? Belki güçsüzler güçlü, güçlülerse zayıf tavır sergilerlerdi. ‘Batsın bu dünya’ havasında olanlara ilaç gibi gelecek bir film.
4 ‘Angels’s Share’: Kaybeden olmak kader değildir! Ken Loach insanın içini ısıtan hafif ve komik bir film yapmış. Özellikle açılış sahneleri çok komik.
5 ‘Shame’: Sorunlarını seksle çözmeye çalışan iki kardeş, biri erkek, biri kadın. “Biz kötü değiliz ama kötü bir yerden geliyoruz” diyordu filmdeki genç kadın. O kötü yer onları hep takip ediyor.

Yerli
1 ‘Babamın Sesi’: Annesinin ilgisi için dağdaki kardeşi ve ölü babasının anılarıyla rekabet eden bir genç üzerinden Türkiye’nin fay hatlarını çıkarıyor: Mezhep, milliyet, dil gibi.
2 ‘Ekümenopolis: Ucu Olmayan Şehir’: İstanbul’un altüst edilişinin nedenleri ve tarihini ele alan başarılı bir belgesel.
3 ‘Geriye Kalan’: Birbirini tanımayan iki kadının aynı erkek üzerinden cinayete dek varan rekabetini, gerilimi ve psikolojik derinliği yitirmeden anlatıyor.
4 ‘Gözetleme Kulesi’: Vicdan azabından musdarip bir adamla vicdan azabına yakalanmanın eşiğindeki bir kadın ıssız bir doğada bir araya gelir...
5 ‘Tepenin Ardı’: İster politik oku, ister psikanalitik. Çoğunlukla içi boş bir biçimde kullanılan ‘farklı okumalara açık film’ kavramı bu film için üretilmiş olmalı.

Esin Küçüktepepınar/Sabah yazarı

Yabancı1 ‘Amour’: Son yılların en can alıcı filmi! Beden iflas ettiğinde ne kadar onurlu olunabilir? Hele ki yanınızdaki! Hayatla ezeli sınavımıza dair, yalın ve sarsıcı, müthiş insancıl bir film!
2 ‘Beasts of Southern Wilde’: Küçük bir kızın felaketlerle başedebilmek adına kaçtığı hayal dünyası kadar zengin bir film! Politik ve sosyal metaforlar bir yana, dön dolaş bir büyüme sancısı, anne arayışı, babanın hastalığıyla Boris Vian misali direnişi, hayatta kalma çabası olarak melodik ve mitik bir yolculuk.
3 ‘No, Pablo Larrain’: 1988’de Şili diktatörü Pinochet’nin iktidarda kalıp kalmayacağını belirleyen referandumda rol oynayan reklamcıların kapışması üzerinden ironik, trajik ve gerilim dolu bir insanlık manzarası.
4 ‘Faust’: Goethe’nin meşhur Faust’u, insanın şeytani
‘iştahına’ dair müthiş ve ufuk açıcı bir yorumla sinema perdesinde.
5 ‘Tinker, Tailor, Soldier, Spy’: Casusluk hiç bu kadar sefil ve biçare, hem de bıktırıcı görünmemiştir. Film, iyi gerilimler gibi sonuca değil, yol boyunca yaşananlara odaklanıyor. 

Yerli1 ‘Lal Gece’: Gerdek gecesi gelin ve damadın hapsolduğu odadan siz de çıkamayacaksınız! Berlin’den Kristal Ayı ödüllü bu filminde Reis Çelik ‘çocuk gelinler’ trajedisini, aşağılanan kadını ve erkek iktidarını anlatıyor. Oyuncaklı, incelikli ve çetrefilli, bu nedenle gerilimli ve iç acıtıcı.
2 ‘Yeraltı’: Yalnızlık, dışlamak ve dışlanmak, nihayetinde akıl kayması üzerine ‘gündelik’ müthiş tespitlerle gelen hezeyanlar silsilesi.
3 ‘Ana Dilim Nerede?’: Yılın şahane keşiflerinden. Politik bir açmazın tam da insana değdiği yerle ilgilenen hassas bir film.
4 ‘Babamın Sesi’: İnsanın sıkışmışlığına dair bir film. Kahramanmaraş olaylarının yıkıcı izinde trajik bir insanlık yüzleşmesi.
5 ‘Tepenin Ardı’: Bir arada yaşayamama halimizin tezahürleri.

YARIN: 2012’NiN EN iYi KONSERLERi

Etiketler
Aradığınız
Evi Hemen
Bulun!
araDetaylı Ara
©Copyright 2015 Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız.