Sevda Serbest

Meltem Arıkan’ın yazdığı ve Mehmet  Ali Alabora’nın ilk yönetmenlik deneyimini yaşadığı Mi Minör, çığ gibi büyüyen meraklıları ve hayranlarıyla alkış toplamaya devam ediyor. Memet Ali Alabora, Pınar Öğün, Can Kahraman, Sennur Nogaylar, Fuat Onan olmak üzere 16 kişilik bir ekip,  Maçka Küçükçiftlik Park’a adımınızı atar atmaz sizi Pinima’nın büyülü dünyasına  dahil ediyor. Sonrasında neler mi oluyor? Bu soruya Mehmet Ali Alabora ve Pınar Öğün çok samimi cevaplar verdi. İşte Pinima’nın gizemli dünyasına dair merak edilenler, eğlenceli ve ilginç anlar…
 
Mi Minör’ün farklılığı daha en baştan yani davetiye kısmında başlıyor.  Biraz bize bu farktan bahsedebilir misiniz? Mi Minör nasıl bir oyun?
 
M.A. Alabora: Mi Minör seyirciye  deneyim yaşatmayı hedefleyen bir oyun. Bu deneyimi de hem oyun alanında, hem de sosyal medya aracılığı ile dijital olarak yaşatıyor. Sizin davetiyeden başlayarak yaşadığınız şey de aslında bir deneyim. Size vize geliyor ve o anda bir oyunun içine dahil oluyorsunuz. Oyun alanına geldiğinizde vize ile yaşamaya başladığınız deneyim zenginleşiyor. Oyuna ne kadar katılırsanız, yaşadığınızın deneyimin oranı da artıyor.
 
P. Öğün: Mi Minör metni ve sahnelenme biçimiyle absürt bir oyun. Ve onu sadece davetiyesinin vize olması farklı kılmıyor. Ayrıca Mi minör tiyatro oyununu sosyal medya üzerinden oynanan bir RPG yani Rol yapma oyunu (RYO) ‘yla entegre edip etkileşimi dünya ölçeğine taşıdığı için dünya da bir ilktir. Mi Minör oyununun yazarı Meltem Arıkan’ın 2011 yılında yazdığı bu metin aslında temelinde yazarın o sıralarda yazdığı bir makale ile sosyal medya üzerinden duyurduğu ve birçok farklı dillere çevrilerek çeşitli gazeteler ve bloglarda yayımlandı.KADIN VE ERKEKLER DİJİTAL DÜNYAYA NASIL GEÇECEKLER. ( http://www.meltemarikan.com/articles-%C2%B7-makaleler/kadin-ve-erkekler-dijital-dunyaya-nasil-gececekler/ )
 
Seyirciyi bir anda  oyunun içine dahil ediyorsunuz. Seyirciden gelen tepki nasıl oluyor? Mutlu mu oluyorlar,  tedirgin mi? Bunları sahnede doğaçlama yaşamak nasıl bir duygu?
 
M.A. Alabora:  Seyirci çok farklı tepkiler gösteriyor. Tedirgin olan, yadırgayan da var, hemen dahil olan da, bir süre sonra dahil olan da. Aynı oyundan çıkıp, “ben hiçbir şey anlamadım, çok dağınıktı” diyen de oluyor, “ben hayatımda hiç böyle bir şey yaşamadım, çok etkilendim” diyen de. O kadar farklı tepkiler var ki. Örneğin Ocak başında oynadığımız oyunlardan birinden çıkan bir grup liseli genç, oyundan çok etkilendiler ama oyunun böyle bitmesine çok pişman olduklarını söylediler. Bu gençler twitter'da @GabardinDevrimi adında bir hesap açtılar ve 20 Ocak'ta oyuna gelmesi için insanları örgütlemeye başladılar. Oyuna çok hazırlıklı gelmişlerdi ve oyun boyunca daha önceden tasarladıkları eylemler yaptılar ve seyircileri de kattılar. Oyunun sonunda polis rolündeki oyuncular da isyan ettiler ve o güne kadar hiç olmayan bir final oldu.
 
P.Öğün: Seyirci oyuna geldiği andan itibaren Pinima ülkesine giriyor. Pinima ülkesindeki olayları izlemeye başlıyor. Oyun başladıktan bir süre sonra seyirciye pozisyon alma fırsatı verdiğimiz için seyircinin bir kısmı interaktif bir şekilde kendini oyunun içine dahil olmuş buluyor ya da bir kısmı seyirci kalmayı tercih edebiliyor. Kendini ilişkilendirerek metnin onda yarattığı etki sonucunda izleyici kimliğinden çıkıp bir taraf seçiyor. Ya başkana destek veriyor ya da piyanistin yanında onunla beraber karşı çıkıyor. Bilet alımı sürecinde de iki seçenek sunuyoruz. Ayakta mı izleyeceksiniz yoksa tribünlerde mi oturacaksınız diye. Oturarak bilet alanlardan bazen oturduğu yerden kalkmamayı seçenler oluyor bazen de daha oyunun başından itibaren oyun alanına inenler oluyor. Bizler seçim yaparak an’ları yaşıyoruz. An geliyor ve o an içerisinde yaptığınız seçimlerle 2 saatlik oyun sürecini yaşıyorsunuz. Anın keyfini çıkarmak sadece bir seçim. Ben kendimi sahnede hissetmiyorum. Bir organizmanın içinde hissediyorum. Oluşan etkileşimin içinde zaten doğaçlama yapmak olarak değil de etkileşimin bir getirisi olan akıl yürütme meydana geliyor ve o an nasıl bir ortam oluştuysa ona göre inisiyatif kullanıyorum. Buna benimle beraber bu oyun alanını paylaşan oyuncu ve etkileşime geçmiş seyircilerin hepsi dahil. Tıpkı saklambaç oynayan çocuklar gibi yahut rock konserine gidip eğlenmek gibi... Tedirgin olmak ve ya mutlu olmak doğal olarak sizin an’ı nasıl yaşamayı seçmenize bağlı. Tıpkı yaşam gibi...
 
 “Akıllı telefonlarınızı açık tutun” diye de bir öneriniz var. Daha önce hiç duymadığımız bu interaktif bölümden bahseder misiniz?
 
M.A. Alabora:  Oyunda başkaldıran Piyanist (Pınar Öğün) ve onunla birlikte hareket eden müzisyen, ergen ve seyirciler sosyal medya aracılığı ile Pinima'da olanları tüm dünyaya yayıyorlar. Bunu yaparken twitter'ı, facebook'u, instagram'ı ve Ustream'ı kullanıyorlar. Tüm oyun Piyanist'in bakış açısıyla Ustream'dan canlı yayınlanıyor. Bu bir RPG (Role Playing Game, Rol Oynama Oyunu) üzerinden gerçekleşiyor. Yani o sırada sosyal medyada paylaşımda bulunan herkes aslında bir rol oynuyor. Kimi, isyancıların tarafında yer alıp Pinima'da olanları aktarıyor, kimi de Pinima Demokrasisi ve Başkan'ın tarafından olayları anlatıyor. Kimi zaman da sosyal medya üzerinden birbirleriyle atışıyorlar. Oyun her oynandığında 100.000 kişinin üzerinde bir etki alanı yaratılmış oluyor. Bu nedenle de oyuna gelirken akıllı telefonlarınızı, tabletlerinizi, bilgisayarlarınızı getirmenizi ve açık tutmanızı öneriyoruz.
 
P.Öğün: Mi Minör’de oynanan 3 ayrı oyun var. Birincisi oyunun metni, ikincisi seyirciyle beraber kurulan alt oyun ve de dijital olarak oynanan RPG oyunu. Bu dijital oyuna tweet atarak dahil olunuyor. Dünyanın çeşitli yerlerinden dijital oyuncularımız var ve bazıları başkan’ın ajanları ve diğerleri ise piyanist’i destekleyen kişiler. Bizimle bu oyuna dahil olan ve Ustream üzerinden yaptığımız canlı yayını izleyerek oyunu oynamaya başlayan seyircilerimiz twitter’da birbirleriyle iletişim kurarken oyunu izlemeye gelmiş olan seyircilerde bu Twitter üzerinden oynanan RPG’ye dahil olabiliyor ve birbirleriyle iletişim kurup, Pinima’da başlarına gelenleri özgürce dile getiriyorlar. Bu sebeple biz akıllı telefon ve tabletlerinizle gelin diyoruz. Bu dijital oyunu bizimle oynayın diye. Siz akıllı telefonunuzdan #miminor ekleyerek paylaştığınız tweetler sayesinde dijital bir platformda ortak paylaşım platformuna girmiş oluyorsunuz. Sizin tweetlerinizi o sırada bu hashtag’i takip eden dijital oyuncular ve dijital seyirciler görüyor ve size cevaplar veriyor ya da sorular soruyor veya yorum yapıyorlar. Siz eğer seyirci olarak Pinima’ya geldiyseniz paylaştığınız tweet sayesinde oyuna gelmemiş seyirciler size yaşadıklarınız ile ilgili merak ettiklerini soruyorlar, sizi etkileşime sokuyorlar ve dijital etkileşim alanı böylece genişliyor ve oyun kurulmuş oluyor. oyuna seyirci olarak geldiyseniz akıllı telefonunuz ve tabletiniz sayesinde piyanistin Ustream üzerinden yaptığı canlı yayını da izleyebiliyorsunuz.
 
Kariyerinizdeki tüm oyunculukları, projeleri düşünürsek, Mi Minör’ün sizdeki yerini nedir?
 
M.A. Alabora:  Her şeyden önce Mi Minör benim ilk yönetmenlik deneyimim. Bütün kariyerimde yaptığım işler içinde, kendimi tam anlamıyla ortaya koyabildiğim iştir Mi Minör.
 
P.Öğün: Mi Minör’de sadece oyuncu değil aynı zamanda yaratıcı ekibin içindeyim. Biz Mi Minör için üretim yaparken analog dünyada ki gibi piramit usulü değil dijital dünyada ki gibi akıllı platformlar üzerinden üretim yaptık ve her platform üretici bir alt gruptan oluşuyordu. Üretici alt grupların ayrı ayrı ve ortak çalışmalarıyla oyunun sahnelenmesine, pazarlanmasına, dramaturjisinin oluşmasına yönelik farklı bir metot uyguladık. oluşturduğumuz yaratıcı alt gruplarla workshoplar halinde çalışmalar yaptık. Bu süreç benim içinde çok eğitici oldu. Bu nedenle bu zamana kadar rol aldığım diğer projelerin hepsinden çok farklı bir deneyim yaşadım. Dünyada ilk defa sosyal medya ile entegre olmuş daha önce belirttiğim gibi 3 ayrı derinlikte farklı farklı oyunların aynı anda oynanmasını sağlayan bir eser ürettik.
 
Çok kışkırtıcı oyun duyurularınız var. Mi Minör oyununu neden izlemeliyiz?
 
M.A. Alabora:  Bence Mi Minör'ü izlememelisiniz, bugün yaşadığımız dünyadaki baskıyla aranızdaki ilişkiyi gözlemleyebilmeniz için Mi Minör'e katılmalısınız, seyirci kalmamalısınız.
 
P. Öğün: Mi Minör oyununu sakın izlemeyin! Bizimle oynayın. Artık izleyici kalmanın zamanı değil dahil olma zamanıdır. Gelin beraber oyun oynayalım. Oyuna gelmeyin Mi Minör’e gelin. Mi Minör ‘de aynı anda o kadar çok şey oluyor ki izleyici kalmak zaten çok zor. Mi Minör’de her oyun farklı bir etkileşim yarattığı için hiç bir oyun bir ötekine benzemiyor. Tıpkı hayat gibi...
 
Oyunla ilgili seyircilerden  gelen geri dönüşler nasıl? Seyirci üzerinde yaratmak istediğiniz etkiye yakın mısınız? 
 
M.A. Alabora:   İzmir'den Sabahattin Tülek ilk oyunlarımızda bizi online olarak izlemeye başladı, daha sonra dijital oyuncu olarak her oyuna katıldı. Ve en sonunda Ocak'ın son oyununda İzmir'den başka seyircileri de örgütledi ve oyuna geldi. Bu örnekleri çoğaltabilirim. Her oyunda hem oyun alanında hem de dijital ortamda oyunu oynayanların sayısı artıyor. Seyirci üzerinde yaratmak istediğimiz etki bir çok insanın bu demokrasi oyununda kendi rolünü belirlemesiyle artıyor.
 
P.Öğün: Mi Minör’de etkileşime giren seyircilerimiz sadece oyunu izlemeye gelenler değil. Bizi Ustream’den takip eden ve her oyunu izleyen sosyal medyadan dünyanın çeşitli yerlerinden seyircilerimiz var. Hatta öyle ki 27 Ocak’ta sadece oyunu izlemek için İzmir’den seyircilerimiz turneye çıkıyor. Oyun bitince geri dönecekler İzmir’e. Bursa’dan bir grup seyirci turne ayarladı ve geliyorlar. Ve bu gelen seyircilerimiz Twitter üzerinden Mi Minör sayesinde bir araya geldiler ve daha önce birbirlerini tanımıyorlardı. Oyun bitince #miminor eklenmiş tweetler hala devam ediyor. 4 kere oyun oynandığı sırada Türkiye’de #miminor trending topic (TT) oldu. Bu anlamda Mi Minör dijital etkileşim yaratmada başarıyla yoluna devam ediyor. Oyunu izlemeye gelen seyircilerimizin önemli bir kısmı mutlaka ikinci kez geliyor ve ‘şimdi oynamaya geldik’ diyorlar. Seyirciler zaman zaman kendi aralarında örgütlenip başkanı devirmek için çeşitli girişimlerde bulunuyorlar. Bu örgütlenmelerin çoğu oyun öncesinde twitter’da oluyor.
 
Mi minör’e benzer projeler var mı yakın gelecekte? Oyun programınız nedir?
 
M.A. Alabora:   Mi Minör tıpkı bir yazılım gibi sürekli güncellendiği için, yakın gelecekteki projemiz de Mi Minör. En yakın oyunlar 6 ve 10 Şubat'ta Küçük Çiftlik Park'ta, diğer oyunlar için lütfen internet sitemizi ve Biletix'i takip edin: www.miminor.net
 
P. Öğün: Mi Minör seyircisini oyunun içine çektiği gibi zamanla kendi kendini de yenileyen bir oyun. Yaklaşık 15 gündür Mi Minör Versiyon 1.2’yi oynuyoruz. ilerde yazarımız Meltem Arıkan’ın oluşturacağı yeni versiyonları sahneleyeceğiz. 6 şubat Çarşamba 21:00 ve 10 Şubat Pazar saat 18:00’de KüçükÇiftlik Park’ta oynuyoruz. daha sonraki programlarımıza ulaşmak için www.miminor.net adresinden ve Biletix’den takip edebilirsiniz.