Yazarlar
28.07.2009 - 23:06

“Ölüm Kuyuları”

Sitene Ekle
Olaylar ve İnsanlar  |  Hasan Pulur h.pulur@milliyet.com.tr Tüm Yazıları »

YETER Kİ ortaya bir laf atılsın; laf çekici olsun, çarpıcı olsun ve erbabının ağzına düşsün, yeter!
Sonra ne olmuş, kim yakalanmış, ne ortaya çıkarılmış, önemi yok.
Güneydoğu’da, hemen ad takılan “Ölüm Kuyuları” lafının çıktığı günleri hatırlayın, hepimiz nasıl da heyecanlandık. İnsanlar öldürülüyor, çukurlara atılıyor, hatta bunlardan bazıları “asit kuyuları”nda eritiliyordu.
* * *
HER ŞEY PKK itirafçısı Abdülkadir Aygan’ın ihbarlarına dayanıyordu. Bu adam, PKK’lı iken örgütüne ihanet edip devlete teslim olmuş, bir süre devlete çalıştıktan sonra yurtdışına kaçmıştı, ihbarları oradan yapıyordu.
İhbara o kadar önem ve değer veriliyordu ki, başta DTP ve insan hakları dernekleri, “asit kuyularının açılması için haklı olarak bastırıyorlardı”. Hem o günlerde aynı tepkiyi vermeyen var mıydı?
Açılsın bu ölüm kuyuları!
* * *
DÖNEMİN Adalet Bakanı Mehmet Ali Şahin, “Elinde bilgi ve belge olanlar savcılıklara başvursun” deyince başvurular başladı.
İlk kazı, Silopi ilçesi sınırları içinde Botaş Jandarma tesislerine yakın bir yerde yapıldı. İddiaya göre, 1990’lı yıllarda öldürülenler asitle yakıldıktan sonra buraya gömülmüştü.
* * *
SAYGI Öztürk, “Ölüm Kuyuları”nda buradaki kazıyı anlatır. (x)
ŞIRNAK Baro Başkanı Nuşirevan Elçi, bu süreci Saygı Öztürk’ün kitabı için şöyle açıklar:
“Faili meçhullerin gömüldüğü, atıldığı yerler yıllardır hep konuşuluyor ama kimse bir adım atmıyordu. İnsanlar da zaten bu konuda başvuruda bulunmuyordu. Adalet Bakanı’nın 23 Ocak 2008’de yaptığı açıklamadan sonra faili meçhuller konusunda tek tek bize başvurular yapılmaya başlandı. Silopi’de 80, Cizre’de 60 kişi kayıp olan ve öldürüldüklerini düşündükleri yakınlarının bulunmasını istedi. Abdülkadir Aygan’ın ihbarına ve daha sonra ulaşan ihbarlara dayanılarak gerekli aramaların yapılmasını istedik. Aslında asit kuyuları deniliyordu ama bu işi sulandırmaktan başka bir şey değildi. İlk aramada kemiklerin bulunması bizi heyecanlandırmıştı.”
* * *
KAZIYA saat 9’da başlanır, daha ilk dakikalarda canlı yayındaki televizyonlar “flaş... flaş... flaş” diye haber geçerler:
“Kemikler bulundu!”
İş makineleri çalışıyor, toprağın altını üstüne getiriyor; kimileri ellerinde kürek, toprağın içinde insan kemiği arıyordu. Bu arada kayıp olduğu, buraya gömüldükleri söylenen insanların avukatlarının da, televizyonların canlı yayınlarına katılıp “Şu an yeni bir kemik daha bulundu” diye açıklama yapmaları heyecanı artırıyordu.
Hani, topraktan “kemik fışkırıyor” dense yeriydi.
Çevrede sıkı güvenlik önlemleri alınmış, buna rağmen kayıp insanların yakınları, ellerinde pankartlar televizyonlarda görünme imkânı buluyorlardı.
Kazı çalışmasına katılan heyette cumhuriyet savcısı, avukat, doktor, mühendis, fotoğrafçı da vardı. Her şey tutanağa geçiriliyordu, hatta Baro Başkanı’nın kazı yerini terk edip bir başka yerde telefonla konuştuğu bile...
* * *
KAZIDA bilirkişi olarak bulunan Dr. Ramazan Akçan’a yemin ettirilip sözleri tutanağa geçiriliyordu:
“Kazı çalışması sırasında bulunan iki adet 25x2 santimetre ebadında, üzerinde yumuşak doku artıkları bulunan kaburga kemiği görünümündeki kemik yapıların insan kaburga kemiğiyle uyumlu görünümde olmadığı, ancak bu durumun moleküler biyolojik incelemeyle doğrulanması gerektiği, bu iki kemik yapı dışında başka bir biyolojik dokuya rastlanmadığı. Herhangi bir canlıya ait kemik veya doku parçasına rastlanılmadı.”
* * *
EEE, sonra?
Saygı Öztürk diyor ki:
“Güneydoğu’nun taşı toprağı kazılıyor (...) Henüz insan kemiğine ulaşılamadı. İşte bu, Güneydoğu’da bazılarını çileden çıkarıyor.”
“Çileden çıkanlar” sadece Güneydoğu’daki bazıları mı?
Ankara’da, İstanbul’da, İzmir’de çıldıranları unutabilir misiniz?
Hele onlar, hele onlar.
——————-
(x) Ölüm Kuyuları, Doğan Kitap 5. Baskı

Yaşam Manşetler

    Aşağıdakilerden hangisi okunmaz?
    Astroloji
    Destek bulabilirizBugün ne yapılabilir ? Bugün kendimizi geliştirmek ve destek bulmak konusunda çok şey yapabiliriz.
    ©Copyright 2009 Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız.