Yazarlar
28.03.2014 - 02:30

“Rüyaymış” demek istiyorum!

Sitene Ekle
Bugün  |  Güneri Cıvaoğlu ngunericivaoglu@gmail.com Tüm Yazıları »

17 Aralık’-tan bu yana olanlar için o söylemi her defasında hatırlıyorum.
“Onlar dışarıdan, biz içeriden bu devleti yıkamadık...”
Gerçekten dinledikleriniz, görüntülerle izledikleriniz art arda zihninizden bir film şeridi gibi aksın.
Böyle bir “gerilim, korku, rezalet, dehşet, ihanet” senaryosu sinema dünyasında bile üretilemez.
Ne gerçek, ne dublaj, ne montaj...
Artık hepsi karıştı.
Mide bulantısının dışa vurumu gibi akıyor.
Tiksinti veriyor.
YouTube’un da kapatılmasına neden olan son sesler ve tapelerin içeriğine girmem.
Ama...
Ulusal güvenliğimiz adına karanlık kuyulara yuvarlandım.
Hem konuşulanlar için...
Hem de bu “en özel, en kozmik, en hayati” toplantının bile dinlenebildiği bir ülkenin bireyi olmaktan dolayı... Gözbebeği devletimiz nasıl bu kadar korunaksız olabilir?
“Ah ne safmışız” diye geçiştirilemeyecek “über zaaf...”
Allah korusun Türkiye savaşta olsa, “en kritik, en kozmik harp planları” sapır sapır ortaya mı dökülecekti?
Bu dinlemeyi yapanlar ve yayanlar asla tasvip edilemez.
İç siyaset için yapılmış olsa bile Türkiye düşmanlarının keyifle avuçlarını ovuşturdukları bir servistir.
Ayrıca “ateşle oynandığının” da dehşet ürpertileri veren bir alacakaranlık zihniyet coğrafyasıdır.
“Aman, Suriye’yle sınırımız, Afganistan, Pakistan arasındaki terörün zehirli yosunlar gibi kapladığı Peşaver’e dönüşmesin” kaygılarının ne denli haklı olabileceğini görüyoruz.
Keşke...
YouTube’u da kapatmakla bu kabustan kurtulabilseydik.
Dışişleri’nin yaptığı açıklamada “montaj/dublaj” ifadelerinin olmaması üzerine yazdığım satırlar iç dünyamdan kopup gelen hıçkırıklardır.
............................
Yıllar önceydi...
Asker 12 Mart 1971 muhtırasını vermiş, yönetimi sözde sivil bir hükümetle üstlenmişti.
Devrilen Süleyman Demirel hükümetinin Dışişleri Bakanı merhum İhsan Sabri Çağlayangil şöyle yakınıyordu:
“Akşamüstü bakanlar kurulunda konuşuyoruz. 1-2 saat sonra büyükelçiliklerden birinde verilen kokteyle gidiyorum. Amerikan Büyükelçisi, bakanlar kurulunda konuştuklarımızı bana tekrarlıyor. Şaşırıyordum. Gizlimiz kalmamıştı. Altımızı oymuşlar...” (Buradan kimse son bandın arkasında ABD’nin olduğu gibi bir anlam üretmesin.)
............................
Aradan 43 yıl geçti.
Son bantla gördük ki, en gizli, kozmik devlet toplantısı bile dinlenmiş.
Hala “kevgir” durumları.
En ağırıma giden de bu.
Dinlemeyi yapanlara elbette öfke...
Ama devletin hayati önemde toplantısını dinlettirmemek, korumayı ve güvenliği sağlayamamak da ağır sorumluluk.
.............................
Son söz...
“Hiçbir şey sanıldığı kadar kötü ya da umulduğu kadar iyi değildir.”
Türkiye’nin temellerini Atatürk sağlam atmıştır.
Bugünleri de aşarız.
Yazının başındaki cümle, yazının sonunda da geçerliliğini sürdürüyor.


Yazarlarda Ara
Bul
©Copyright 2019 Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız.