27.05.2017 - 02:30 | Son Güncelleme: 27.05.2017-2:30 A-A+

‘SEKSENLER’E VEDA



‘Seksenler’ 2012’de yayına başladığında bir dönem komedisi olarak yeni ve riskli bir denemeydi. Üstelik 1980’li yıllar denildiğinde darbe, işkence, gözaltı ve idam akla geldiğini düşünürsek risk daha da fazlaydı. Düşünün bugün bile her gün darbeyi, 82 anayasasını ve 12 Eylül’ün etkilerini konuşuyoruz. Dönemi yaşayan birçok insan için o yıllar hep acı dolu günler olarak hatırlanıyor.

‘Seksenler’ ise acı hatıralardan çok, özlenenleri anlatmayı tercih etti. Kömür taşıdığımız, ev telefonu için yıllarca beklediğimiz, komşulara oturmaya gittiğimiz, bütün dünyayı kendi mahallemizden ibaret saydığımız o günleri.

Dizinin yaratıcısı birol güven, yayına çıkacağı o günlerde “Filmlerde, dizilerde hep duvara yazı yazanlar anlatılır, biz duvarına yazı yazılanları anlatacağız” demişti. Yani kameranın açısını ters tarafa koymuştu. İşte bu başka açıdan bakma girişimi ‘Seksenler’i bugünlere kadar getirdi. Diziler reyting yüzünden patır patır dökülürken, ortalık aşk, ihanet, silahla dolarken ‘Seksenler’ sıradan bir mahallede, dizilere yan hikaye bile olamayacak kadar ‘küçük’ meselelerle altı sezon, 228 bölüm ayakta kalabilmeyi başardı ve bu akşam final yapıyor. Emeği geçen herkesin eline sağlık!

‘Seksenler’ ekibinin veda sözleri

 Ekipten ulaşabildiklerime “Seksenler dizisi sizin için ne anlama geliyor?” diye sordum. Ekip büyük, köşemiz küçük o yüzden beni affetsinler hepsine yer veremedim. Yanıtlar şöyle:

Birol Güven (Senarist-Yapımcı): “12 Eylül’ün gölgesinde, hüzünlü bir şekilde anımsayacağımız, gülümseten hatıralar.”

Bora Tekay (Yönetmen): “Hikayesi, karakterleri ve muhteşem oyuncularıyla unutulmayacak bir dizi.”

Aydın Sarman-Burcu Güven (Müzik) : “Tutunmuşuz geçmişin kanatlarına, özlemişiz ne var ne yoksa hep bir devri. Güç almışız dünden bugüne yürürken.”

Özlem Türkad (Rukiye): “Çocukluğuma dönüp, bir süre orada yaşamak gibi sihirli bir şeydi. Çocukluğum gibi unutulmayacak.”

Şoray Uzun (Ahmet): “Seksenler demek samimiyet demekti.”

Berat Yenilmez (Pastaneci Sami): “Benim için ‘Seksenler’ dizisi, seyirciyle tam anlamıyla buluştuğum bir dizi oldu. Yeri çok özel. “

SEVİM GÖZAY’DAN POPÜLER

Onunla 2000’li yıllarda sinema programlarıyla tanıştım. ‘Stüdyo: Sinematik Portakal’ ve ardından gelen  ‘Cosmopolis.’ Filmleri yaşayarak, heyecanla anlatırdı. Filmlerden çok bu kendine özgü sunuş performansı için programını izlerdim. O yıllarda internetten izleme şansı olmadığı için de kaçırmamak için özel bir çaba harcardım. favori program sunucularımın başında geliyordu. 

Yıllar geçti, şimdi televizyonlara seçenek bir dünya var. Sevim Gözay da, bu mecrada, Medyascopetv’de yani sadece internetten yayınlanan bir program yapmaya başladı, ismi ‘Popüler’. Ressam Çağatay Odabaş’ın katıldığı ilk programını izledim, tamam başarılar dileyeceğim ama eski bir takipçisi olarak başka bir dileğim de var. Lütfen eskisi gibi kendi üslubunu da kat. Seyircilerle sohbet eder gibi interaktif, duygularını, heyecanını serbestçe yansıttığın tarzına geri dön. Televizyonda sınırlar fazla
olduğundan özgür yayın için internet tercih edilirken bu makul, sakin üslup niye? 

Okurlara tavsiye: Kitap Kulübü

 Her ay yüzlerce yeni kitap çıkıyor. Eğer yakından takip etmiyorsanız okumak için kitap seçmek çok zor. İnternette binlerce alternatif arasından seçmek de. Böyle sorunları olanlar için açılmış bir siteyle karşılaştım: ‘Kitap Kulübü.’ #herhaftabirkitap sloganıyla hizmet veriyor. 49.90’a abone oluyorsunuz, editörlerin seçtiği dört kitap her ay adresinize geliyor.

 “Zamanım yok, kitabevine gidemiyorum, yeterli param yok” diyen herkese benden tavsiye. Biraz Reklam gibi oldu farkındayım ama söz konusu kitap ve okumak olunca biraz pozitif ayrımcılık yapabilirim sanırım. Çünkü bir kitap hayatı değiştirir, bir 
insan dünyayı!
 

Bilgi Yarışması50.Yıl Marşı'nın sözleri hangi şairimiz tarafından yazılmıştır?
Aradığınız
Evi Hemen
Bulun!
araDetaylı Ara
©Copyright 2015 Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız.