Cumartesi
20.08.2011 - 02:30 | Son Güncelleme: 20.08.2011-2:30

“Siyahlar giyip çalmak bana göre değil”

Canan Anderson kemanıyla klasik müziği diğer türlerle harmanlıyor... Farklı tarzıyla dikkat çeken kemancı şu sıralar albüm hazırlığında

Sitene Ekle

Aydil Durgun / aydildurgun@gmail.com

Amerikalı bir baba ve Türk bir annenin kızı Canan Anderson. Klasik müzik eğitimi almış olmasına rağmen sahnede poptan rock’a, kulüpten Türk sanat müziğine kadar her türlü müziği “Canan Anderson tarzıyla” yorumladığını söylüyor. Taşlarla süslü kemanı ve içine sığmayan enerjisiyle sahnedeki performansını şova dönüştürüyor.



* Klasik müzik eğitimi aldınız fakat çok daha farklı bir müzik yapmayı tercih ediyorsunuz. Neden?

Hayatımın her devresinde her türlü müzik vardı. Küçükken hep annemin İtalyanca plaklarını, Elvis Presley albümlerini dinlerdim. Klasik müziğin daha modern bir yorumunu da kullanıyorum sahnede. Ben de İtalya’da doğdum, babam Amerikalı, annem Türk. Altı sene de Avusturya’da yaşadım. Balkanlar’da da çok bulundum. Bu yüzden yeri geliyor klasik müzik kullanıyorum, yeri geliyor rock ya da pop kullanıyorum. Ben sahneden kendimi yansıtıyorum. Bestelerimi dinleyenler “İtalyan müziğine benziyor” ya da “Türk motifleri var” diyorlar. Müzikle bu şekilde oynamak hoşuma gidiyor.

* Ülkemizle yurtdışını profesyonel anlamda kıyasladığınızda nasıl bir tablo ortaya çıkıyor?

Her şeyden önce yurtdışında korsan diye bir şey yok. Her şey biraz daha profesyonelce yürüyor orada. Kimse kimsenin yaptığı işe, kazandığı paraya göz koymuyor. Bir de Türkiye’de müzisyenler, yapımcılar hak ettiğinin altında paralar kazanıyor. Bana çok söylediler “Canan hanım siz kemanı bırakın. Türkiye’de kemanla hiçbir şey yapamazsınız. Türkü söyleyin, bir Amerikalı olarak türkü söylemeniz çok ilgi çeker” diye. Kişi inandığı işin arkasından gitmelidir diye bastıra bastıra söylüyorum.

“Klasikle başlayıp sonra eğlendirmemi istiyorlar”

* Sizi izlemeye gelen insanları nasıl bir performans bekliyor?

Talebe göre değişiyor. Kimisi Canan Anderson’dan sadece klasik müzik performansı istiyoruz diyor. O zaman Mozart, Bach çalıyorum. Ama tabii biliyorlar ki ben klasik müziği tam klasik müzik gibi çalmıyorum. Bazen de klasik başlayıp sonra eğlendirmemi istiyorlar. O zaman da klasik müzikle başlayıp olayı popa ve club tarzına döndürüyorum. Bir de sadece club tarzı isteyenler oluyor, böyle durumlarda arada klasik de çalıyorum ama altta club ritimleri oluyor. Müziğim çok yönlü olduğu için her kesime hitap edebiliyorum. Mesela geçen hafta gittiğim ekstrada tesettürlü bir grup vardı, “İkinci Bahar”, “Bir Aşk Hikayesi” çaldım onlara.

* Dinleyici kitlenize göre değiştiriyor musunuz sahne şovunuzu veya kıyafetlerinizi? Mesela bu geçen haftaki
etkinlikte daha kapalı kıyafetler mi tercih ettiniz?


İnsanın içinde çok çeşitlilik olunca sorun olmuyor böyle şeyler. Daha kapalı giyinmem gerektiği zaman yine kendi tarzımda sevdiğim kıyafetleri giyiyorum. Daha çok gençlere hitap eden club performansı olduğunda da mini eteğimi de giyiyorum. Abartmadan ama, teşhirciliği sevmiyorum. Benim istediğim işimi güzel yapayım ama çekici de olsun tabii.

* Sıradaki projeleriniz neler?

Sözleri ve bestesi bana ait olan “Hot Love” şarkıma klip çektik. Dans dersleri aldım bu klip için, eylülde tüm dünyada dönemeye başlayacak. Türkiye’de de yayınlanacak diye umuyorum ama ilk hedefimiz Doğu Bloku. Türkiye’de bir albüm çıkaracağım. Bu albümde hem yabancı hem Türkçe şarkılar var, söz ve müziği bana ait olan. Bir de tüm dünyanın bildiği şarkılar da var albümde ama kendi yorumumla değiştirdim. Bunların dışında televizyon için de bir program hazırlıyorum. Ayrıntılı bilgi veremem çünkü nazara inanırım ben. Tek söyleyebileceğim müzik programı olacağı.

 

“Sahnede yere bakışım bile insanlara seksi gelebiliyor”

* Son yıllarda ‘Seksi kemancı’ kalıbıyla anılan müzisyenlerde artış var. Sizin de sıklıkla karşılaştırıldığınız Vanessa Mae de onlardan biri. Siz ne düşünüyorsunuz bu konuda?

Vanessa Mae klasik müziği alıp elektronik altyapıyla kullanıyor. Ama Canan Anderson tamamen kendi bestelerini yapıyor, sözünü yazıp aynı zamanda kendi söyleyip çalıyor. İkisi çok farklı. Birilerinin parçalarını alıp yorumculuk yapmakla, beste yapıp söylemek, bir de üstüne keman çalmak ayrı bir şey. Seksiliğe gelince, göreceli bir şey. İster mini giyeyim ister giymeyeyim, keman şeffaf olsun ya da olmasın çünkü buna da takılıyorlar bazen (gülüyor). Benim sahnede hiçbir şey yapmayıp şöyle hafif yere bakmam bile birilerine seksi gelebiliyor. Sadece erkeklere değil kadınlara da. Ama benim elimde olan bir şey değil, bilinçli yapmıyorum. İçimden ne geliyorsa onu yapıyorum, hem hayatımda hem sahnede.


“Yaptığım şovu arkadaşlarım eleştirir diye düşünmüştüm”

* Sahnede renkli kostümlerle dans ediyor, performansınızı bir şova dönüştürüyorsunuz. Klasik müziği bu şekilde sahneye taşıdığınız için eleştiri aldınız mı?

Klasik müzik sanatçısı olarak böyle bir şey yaparsam bütün hocalarım, senfoni orkestralarındaki çalışma arkadaşlarım bana tavır alacak diye düşünüyordum. Ama ben sevdiğim işi yapıp mutlu olmayı seçtim. İyi ki de öyle yapmışım, bir tek eleştiri bile almadım. Neye inanıyorsanız onun peşinden gitmelisiniz bence. Ben sahnede şov yapmayı seviyorum. Belli bir kalıp içinde de duramıyorum, siyahlar giyip oturarak keman çalmak bana göre değil. Ben heyecanlı ve enerjik bir insanım. Hareketlerimle enerjimi ortaya çıkarıyorum, o da insanlara geçtiği için eğlenceli bir sahne şovu oluyor. n


Etiketler: Mozart
Yorum Yazın
Gönder
©Copyright 2011 Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız.