Cumartesi
17.06.2017 - 02:30 | Son Güncelleme: 17.06.2017-2:30

“Sosyalleşmek için de kullanılıyor”

Kitabı derleyen Funda Şenol Cantek: “Özellikle mahalle kuaförleri sosyalleşmek için de yoğun olarak kullanılıyor. Oturup sağa sola laf atan; borç para, manevi yardım isteyen sayısız kadının lokali gibi kuaför”

Sitene Ekle

FIRAT KARADENİZ

Tanıl Bora ve Adem Erkoçak’ın derledikleri “Bir Berber Bir Berbere...” kitabının ardından İletişim Yayınları bu kez de kuaförlerin perdesini aralayan bir Kitap yayımladı: “Aynanın Önünde Cımbızın Ucunda”. Funda Şenol Cantek’in derlediği kitapta “berber kitabı”nda olduğu gibi birçok kadının ve LGBTİ’nin “kuaför anıları” yer alıyor. Cantek bize “kuaför meselesi”ni ve kitabını anlattı.

- Kitabın sunuşunda bahsettiğiniz, bu derlemeye başlamanıza önayak olan kuaförlerle yaşadığınız “gerilimli ilişki”yi biraz açmanız mümkün mü?

Aslında benim deneyimimi yaşayan pek çok kadın var. Kuaförler, birçok ülkeden farklı olarak, bizim ülkemizde çoğunlukla erkek. Erkek kuaförler, her şeyi sizden iyi bilir... Size hangi saç rengi ve modelinin yakışacağını bildikleri gibi; mesleğinizin inceliklerini, güncel siyaseti, piyasanın gidişatını, duygusal ilişkileri de en iyi onlar bilir. Kadınlık bilgisinden bihaber olduğunuzu düşünür, bunu öğrenmek için en uygun mekanın da kendilerininki olduğuna can-ı gönülden inanırlar. Tabii istisnaları, gerçekten dostça davranan kuaförler de yok değil. Ama ben 47 yıllık ömrünün, 42 yılında kuaföre gitmiş olduğumu varsayarsam, tanıdığım ikinci tür kuaför sayısı bir, en fazla ikidir.

“Meslekte kadın düşmanlığı yaygın”

- Kitaptaki “Kuaför kadına babası, kocası, çocuğundan da yakın olan tek erkektir” cümlesi bir kuaförün bir kadına ne kadar yakın olabileceğinin özeti gibi. Fakat biraz da güçlü bir önerme sanki…

Tabii ki abartılı bir iddia. Ama bütünüyle reddedilesi de değil. Kuaförüyle dostça, sırdaşça bir ilişki kuran hatırı sayılır kadın var. Veya onunla mahremiyetini paylaşabileceği yanılmasına kapılan ve hayal kırıklığına uğrayan kadınlar da... Kuaför mekanı, bedensel yakınlığın ve bazen de duygusal akışın, hatta bazen tacizin yaşandığı bir ticarethane. Kendisine sanatçı diyen bir adamın sizi güzelleştirmesi beklentisiyle gidiyorsunuz. Ama sosyalleşmek için de yoğun olarak kullanılan mekanlar. Özellikle mahalle kuaförleri. Sabahtan akşama kadar orada oturup sağa sola laf atan, kuaförle söyleşen; hiçbir işlem yaptırmayıp sırf gönlünü eğlemeye gelen; borç para, manevi yardım, hatta lojistik destek isteyen sayısız kadının lokali gibi kuaför.

- Kadın kuaförlerin daha az olmasını neye bağlıyorsunuz?

Bunun birkaç sebebi var: İlki, sektörün kendine has özellikleri. Mesainin uzun sürmesinin aileye daha az vakit ayırmayı beraberinde getirmesi, erkek ustalar ve kalfa/çıraklarla saatlerce bir arada bulunulması, kuaförlük uygulamalarının bedensel dayanıklılık ve kuvvet gerektirdiği iddiası kadınları sektörden uzaklaştırmaya başlamış. Öte yandan, erkekler arasında çok revaçta olan “Kadın kadının kurdudur” savı da araştırma boyunca önümüze sürüldü. Güya kadınlar birbirlerini çekemedikleri için, kadın kuaför müşterisinin güzel olmasını istemeyecek ve onun saçını, makyajını özensiz yapacak. Kadın düşmanlığının yaygın olduğu bir meslek kuaförlük. Başka bir etken de, kadınlara erkek ustaları tarafından mesleğin öğretilmemesi. Ama sadece kadınlara değil. Ustalar kalfa ve çıraklarına kendilerini geliştirmeleri için imkan yaratmıyor.

- Biz erkeklerde berberlerimize karşı sadakat denebilecek güçlü bir bağ var. Kadınlar için aynısını söylemek mümkün mü?

Evet. Kadınlar da saçlarını en iyi tanıyan, mahremlerini bilen, gerektiğinde veresiye işlem yapan, anahtarlarını bırakabilecekleri, hatta suç ortaklığı yapacakları kuaförleri terk etmezler. Tacizkar olmayan, mahremiyete saygı duyan, temel hijyen kurallarına dikkat eden, fahiş bir ücret politikası uygulamayan kuaför bulmak o kadar zor ki, bulunca kim ister bırakmayı?

Nefret söyleminden şiddete uzanıyor

- Müşteriler arasında LGBTİ bireyler olsa da bu mesleği icra edenler arasında homofobik davranışlara kayanlar da var sanırım...

Homofobi toplumun genel sorunu. Kuaförler de bundan azade değil haliyle. Ama iş para kazanmaya gelince, kimi kuaför cinsel yönelim gözetmiyor. Ancak müşteriler arasında LGBTİ bireylerin devam ettiği kuaförlere gitmeme eğilimi yaygın. Önyargıdan nefret söylemine ve şiddete uzanan bir yelpazede tepki gösteriyorlarmış. Kuaförler bunun çözümünü, LGBTİ’leri günün belli saatlerinde, özellikle de akşamları kabul etmekte bulmuşlar. Ama kitapta yer alan söyleşilerden anlıyoruz ki, LGBTİ bireylerin, özellikle de transların gittikleri kuaförler farklı, pavyon çalışanlarıyla seks işçilerinin kuaförleri de farklı...  Belki biraz daha pahalı ama genellikle olumsuz tepkiyle karşılanmayacakları mekanlar. 


Etiketler: Kitap
Kutsal Damacana filminin başrol oyuncusu kimdir?
©Copyright 2017 Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız.