'Zeki olabilirim ama erkekler bunu sevmiyor': Marilyn Monroe gerçekleri

1962 yılında hayata gözlerini yuman Marilyn Monroe hala taklitleri yapılan ve sinemaya ilham veren bir isim. Ancak ne yazık ki zamanında 'aptal sarışın' olarak nam saldı. Erkeklerin kalbini çalan göz kamaştırıcı güzelliğinin ardında yetenekli ve eğitimli bir insan olduğunu çok az kişi fark etti.

'Zeki olabilirim ama erkekler bunu sevmiyor': Marilyn Monroe gerçekleri

İkinci Dünya Savaşı esnasında uçak fabrikasında çalıştı

İkinci Dünya Savaşı esnasında uçak fabrikasında çalıştı

Marilyn Monroe'nun gerçek adı Norma Jeane Mortenson'dı.

1944 yılında 18 yaşındayken üvey annesi ve babasının geçimsizliği nedeniyle yanlarından ayrılıp uçakların bulunduğu bir askeri fabrikada çalışmaya başladı.

Ronald Reagan'ın propaganda projesi dahilinde fabrikada çalışan insanlar fotoğraflanıyordu ve Monroe da onlardan biriydi.

Fotoğraf çekimi sayesinde güzelliği dikkatleri çekti ve mankenlik firmasından teklif aldı.

400 kitaplık kütüphane

400 kitaplık kütüphane

Çocukluğunda ve gençliğinde istediği gibi bir eğitim alamadı.

Bu nedenle hayatı boyunca kitap aşığı oldu.

İçinde 400 kadar kitap bulunan kişisel bir kütüphanesi vardı.

Hemingway, Camus ve Freud favori yazarlarıydı.

Oyunculuğunu geliştirmeye çalıştı

Oyunculuğunu geliştirmeye çalıştı

'Aptal sarışın' rollerinden kurtulmak için sürekli oyunculuk dersleri alan Marilyn Monroe, dönemin eğitmenlerinden Lee Strasberg'e göre en iyi iki öğrencisinden biriydi. (Diğeri Marlon Brando'ydu)  

Yapımcılar ona rol vermedikçe o daha iyisini yapmaya çalıştı. 'Niagara' filmindeki orijinal karakteri yaratmasında bunun büyük etkisi oldu. Bakışları, kendine has yürüyüşü, jest ve mimikleri üzerine sıkı çalışılmıştı.

Manipülasyonu iyi beceriyordu

Manipülasyonu iyi beceriyordu

Hedeflerine ulaşmak ve kritik noktalarda kendini üste çıkarmak konusunda yetenekliydi. 'Tanrıça: Marilyn Monroe'nun Gizli Yaşamı' adlı biyografik kitabında şunlar anlatılıyor:

1952 yılındaki röportajlarından birinde Monroe, bir takvime çıplak poz verdiğini açıkladı. Çalıştığı yapımcı firma bunu herkesin duyması gerekmediği ve yalanlanması konusunda Monroe'yu ikna etmeye çalıştı. Fakat Marilyn Monroe bu çekimle ilgili kamuoyuna "Yapılan teklifi reddetmek için fazla fakirim" şeklinde bir açıklama yaptı ve utangaç tavırlar sergiledi.

Bu tavrı ve açıklaması, hayranlarının ona tepki göstermek yerine daha fazla sevmesini sağladı.

Monroe ve 20th Century Fox firmasının ilişkisi her zaman gergindi. Çünkü teklifler ve talep edilenler çok farklı oluyordu. Monroe sahip olduğu şöhret ve statüye karşılık daha çok özgürlük, daha yüklü ücretler istedi. Anlaşamadıkları bir dönemde Monroe buradan ayrılarak kendi stüdyosunu kurmaya karar verdi. Yürüttüğü kampanyayla hayranlarını arkasını aldı ve 20th Century Fox'u kendi istediği sözleşmeye ikna etmeyi başardı. Kurduğu şirket ise tek film çekti.

Yardım kampanyalarına destek verdi

Yardım kampanyalarına destek verdi

En çok bilinen girişimleri şöyle:

  • Kore'deki ABD askerleri için yardım konserlerine katıldı.
  • Yetimhaneler ve çocuklarla ilgili sorunlara eğilen yardım kuruluşlarına finansal destek sağladı.
  • Nükleer silahlara karşı kampanyalarda yer aldı ve yasaklanmasını savundu.
  • Meksika ziyaretinde gittiği yetimhaneye maddi yardımda bulundu.
  • Mal varlığının yüzde 25'ini psikiyatri hastanelerine sponsor olması için kendi psikoloğuna verdi.

İnsan haklarına ve eşitliğe önem verdi

İnsan haklarına ve eşitliğe önem verdi

Son röportajlarından birinde Monroe, gazetecilerden kendisiyle ilgili sorunlardan çok daha toplumsal konulara yoğunlaşmalarını istedi.

Böyle bir soru gelmeyince röportajını şu cümlelerle sonlandırdı: "Dünyanın ihtiyacı olan şey yakınlık hissi. Herkes, ünlüler, emekçiler, siyahiler, Yahudiler, Araplar... Hepimiz kardeşiz. Lütfen şakaya ya da alaya almayın. Röportajı bu inandıklarımla sonlandırmak istiyorum."

1950'lerin ünlü isimlerinden siyahi şarkıcı Ella Fitzgerald da ırkçılıktan muzdaripti. 'Mocambo' adlı meşhur Hollywood kulübünde sahneye çıkması bir dönem yasaklanmıştı.

Marilyn'in ölümünden uzun yıllar sonra Fitzgerald, ona borçlu olduğunu açıkladı. Monroe, kulüp sahibiyle bizzat iletişime geçerek Fitzgerald'ın hak ettiği şekilde programa dahil edilmesini istemiş ve her gece ön masada yerini alarak insanların da oraya gelmesini sağlamış.

Aptal sarışın rolü

Aptal sarışın rolü

Birçok biyografı yazarı Marilyn Monroe'nun dünyayı fethetmesini sağlayan aptal sarışın imajının onun için adeta acımasız bir şaka gibi olduğu konusunda hemfikir.

Bu rolün içerisinde rehin kalmıştı ve çıkmak istediğinde de destek bulamıyordu. Monroe'nun biyografisinin yazarı Sarah Churchwell, onu bu sözlerle özetliyor:

"Onun aptal olduğu çok büyük bir yalan. İkinci büyük yalan ise, kırılgan olduğu. Üçüncüsü de rol yapmayı beceremediği. İyi bir eğitim alamamasına rağmen aptallıktan çok uzaktı. Ayrıca eğitim konusunda hassastı. Hem zeki hem de sert ve kararlı biriydi. 50'li yıllardaki Hollywood stüdyo ve yapımcılarına kafa tutabilmek için ikisi de gerekiyordu.

Kara mizahla dolu esprili bir insandı. Aptal sarışınsa onun için sadece bir roldü."

Bu makaleye ifade bırak