GündemRSS
25.04.2012 - 02:30

12 Eylül’de kim ne yaptı?

Sitene Ekle
Onuncu ses  |  Nail Güreli nailgureli@yahoo.com.tr Tüm Yazıları »

Gazeteciliğin doğru adı Necati Doğru, Sözcü’deki iki yazısında “Evren darbesine sadece iki kalem karşı çıktı” diye yazdı. (5-6 Nisan.) Doğru’nun yazdığına göre, iki kalemden “birisi Bülent Ecevit, diğeri Oktay Akbal’dı.” Buna hiçbir itirazımız olamaz.
Giderek konu dalbudak saldı; yıllar öncesinin olayları üzerinden mağduriyet çıkarmaya bakan Tayyip Erdoğan’ın malzemesi oldu. Biz hem Erdoğan’ın değirmenine su taşımamak için, hem de öteden beri düşene vurmaktan uzak durma ilkemiz gereğince konuya girmedik.
Girmeyecektik de. Ta ki, haddimiz olmayarak, takdir ettiğimiz başkaca iki meslektaşımız (Aslı Aydıntaşbaş ve Can Dündar) konuya farklı ve kapsamlı bir açıdan bakıncaya kadar. Dündar’ın iki cümlesini, bir eksikliği tamamlama daveti gibi algıladık. “Kitlesel heyecansızlığın ve mahkeme önündeki tenhalığın ardında bir suçluluk duygusu sezdiğini” belirten Dündar, yazısının bir yerinde de şöyle diyor:
“İşadamından sendikasına, üniversitesinden basınına, parlamenterinden sanatçısına uzanan geniş bir kitle desteği sayesinde kolayca hükmetti, arsızca zulmetti 12 Eylül.”
Biz “sendika” sözcüğünü üzerimize aldık. Çünkü o devirde Türkiye Gazeteciler Sendikası’nın(TGS) Genel Başkanı’ydık.
Ne mi yaptık?
Aynı zamanda: “Çok kitap yazıldı. Konferanslar yapıldı” diyen Doğru’ya da bilgi olmak üzere, söyleyelim.
Ne konferansı sevgili Necati! 12 Eylül Anayasası’na hayır demenin yasak olduğu devirde(TGS) iki gün süren panel düzenledi, panel!
Cumhuriyet’ten Oktay Kurtböke ve Şükran Ketenci’nin(Soner) oturum başkanlıklarını yaptığı panele konuşmacı olarak Prof. Öztekin Tosun, Prof. Erdoğan Teziç, Prof. Çetin Özek, Prof. Münir Ekonomi, Prof. Toker Dereli, Prof. Nuri Çelik katıldı. (Demek ki, o zamanki üniversite anlayışı bugünkü gibi değilmiş! Basın anlayışında da olduğu gibi.)
Panel deşifre edildi; 10 sayfalık bir sunuş yazıyla Kenan Evren’in başkanı olduğu Milli Güvenlik Konseyi’ne gönderildi.
Yerimiz kalmadı; daha önceden söylediklerimizle birlikte Evren’e gönderdiğimiz yazının özeti: “Böyle bir anayasa olmaz” eksenindeydi.
“Ağır tahrik” sonucu şimdilik bu kadarını yazmak zorunda kaldık, eksik bilgi yüzünden kimseye haksızlık edilmesin diye. Ayrıntılar “az sonraaa” hazırladığımız kitapta.

Bir şiir
Emeğin devrimci emekçisi, insanlığın sevdalısı, yazar, şair Güngör Gençay’ı önceki gün sonsuzluğa uğurladık; ışıklar içinde yaşasın. İşte, onun şiirinden birkaç dize...
“Temmuz bahçelerinde artık/ Rüzgarlar ateşten esmeyecek/ Gayretin beyhude mezarcı/ Devrilen bir yangının kopup gelen sesinden/ Binlerce aydınlık filizleniyor.”

Yazarlarda Ara
Bul
Altay hangi ilimizin futbol takımıdır?
©Copyright 2012 Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız.