16.05.2018 09:47 | Son Güncelleme:

16 Mayıs iftar ve imsak vakitleri! İl il Ramazan imsakiyesi

Mübarek Ramazan ayı bu gece itibariyle başladı. Milyonlarca müslüman bu gece ilk sahurunu yaptı. Rahmet, Bereket ve mağfiret ayı olarak bilinen Ramazan ayı içerisinde müslümanlar Oruç ibadetini gerçekleştirecek. Ramazan ayının ilk gününde vatandaşlar iftar saatini merak etmeye başladı. İşte il il iftar saatleri

Ramazan ayının başlaması ile birlikte Sahur ve iftar vakitleri de en çok merak edilen konuların başında yer almaya başladı. İslam aleminde çok özel bir yere sahip olan Ramazan ayı içerisinde müslümanlar yaklaşık bir ay boyunca oruç ibadetini yerine getirmeye çalışacak. İşte İl il iftar ve sahur vakitleri...

İslam dininde oruç, akıllı,baliğ (ergen) her müslüman erkek ve kadına senede 1 ay (ramazan ayında)farzı ayındır.yani bütün müslümanların yalnızca kendilerinin yapmasıyla yükümlülüğü kalkan farzdır.Aynı zamanda İslâm'ın beş temel esasından biridir.Oruç hakkında Kur'an-ı Kerimde Şöyle buyrulmaktadır:

"İçinizden kim o aya erişirse orucunu tutsun.” Kim şehirde veya köylerde mukim olursa ve ramazan ayı girerse orucunu tutsun. Kim de seferi olursa oruç tutmaması mubah olur


O aya erişen, akıllı, buluğa ermiş, sağlıklı kimselere oruç farzdır, çocuk ve deli mukim olarak o aya erişirlerse de kendilerine oruç farz olmaz.
"

O aya erişirse, demek; hilâli görürse demektir. Çünkü Efendimiz:

Hadis-i Şerif: “Hilâli görüp oruç tutun, hilâli görüp bayram yapınız.”(3) Buyuruyorlar. (Müslim) (c.3.5.124)

“Kim de hasta olur yahut bir sefer üzerinde bulunursa, başka günlerde, oruç tutamadığı günler sayısınca (orucunu kaza etsin).

Hasta olanlar mukimde olsa, seferi olanlar sıhhatli de olsa, oruç tutmayıp sonra kaza edebilirler.

“Allah size kolaylık diler.” Onun için hasta veya yolcuya oruç tutmamayı, mubah kılmıştır. Çünkü Hz. Allah, dinde bir güçlük kılmamıştır.

“Güçlük istemez.” Size olan engin merhameti ve şefkati sebebiyle hasta ve seferi olanlara oruçla meşakkat vermeyi istemez.

Tirmizi’den:
Yüsr (kolaylık) cennetin ismidir. Çünkü bütün kolaylıklar oradadır. 
Usr (güçlük) cehennemin ismidir. Çünkü bütün güçlükler oradadır.(4)

O zaman mânâ Allah-ü Tealâ sizin oruç sebebiyle cennete girmenizi ister, cehenneme girmenizi istemez

Oruç emriyle murat, müminler için dünya ve ahiret zorluğunu değil, kolaylığını temindir. Dünya kolaylığı, (ruhen) melekiyyete yükselip marifete ulaşmaktadır. Dünya zorluğu ise, Beşeriyet ve hayvaniyet sıfatında kalmaktır.

Ahiret kolaylığı: Cennet, yakınlık, Allah’a kavuşmak ve cemalini görmektir. Ahiret zorluğu ise; Cehennem, cehennem azabı ve derekeleridir.

Buna mânâ Allah-ü Tealâ, zorlukla beraber olan kolaylığı diler, oruç emrine uyarken o andaki zorluğa değil, sonra gelen kolaylığa bakın, çünkü akıllı kimse ilâcın acılığına değil, sonra gelecek şifanın tatlılığına bakar da ilacın acılığına aldırmadan onu içer.

Ramazan orucu her ne kadar nefse acı ve güç gelse de, hakikatte o günah hastalıkları için şifa, isyan ve kusurlar için bir keffarettir. Onun için Ramazan-ı Şerif’e hazırlanmak ve “Ramazan-ı Şerif geldi”. Diye ferahlamak lazımdır. Zira Hadis-i Şerifte haber verildiğine göre,“Kim, Ramazan-ı Şerif başladı, diye sevinirse; Hz. Allah onu Cehenneme haram kılar.”

Peygamberimiz Ramazan-ı Şerif gelince ashabını tebrik ve tebşir ederdi. Bu mübarek ay geldiği zaman, bir kardeşi geldiği zaman ki gibi tebrik etmek kutlamak, “Allah-ü Tealâ bu ayı hepimize mübarek kılsın.” Demek meşrudur


İslamda orucun anlamı ; niyet ederek tan yerinin ağarmaya başlamasından (imsak vaktinden) itibaren güneş batıncaya kadar yememek, içmemek ve cinsel ilişkiden uzak durmak suretiyle yerine getirilen bir ibadettir. Oruç, hicretin ikinci yılında farz kılınmıştır.

Oruç tutmak suretiyle Allah'ın emrini seve seve yerine getiren mü'minlerin bağışlanacağını, günahlarının affedileceğini müjdeleyen Peygamberimiz şöyle buyuruyor: "Bir kimse inanarak ve mükâfatını umarak Ramazan orucunu tutarsa geçmiş günahları bağışlanır."

Oruç, bütün dinlerde (inanç sistemlerinde) meşru kılınmış önemli bir ibadettir. İslam, orucun diğer semavi olan ve olmayan dinlerdeki ibadet dışı boyutuna son vermiştir. İslam, orucun yalnız şekli ile yetinmeyip, onun manevi hakikatine de gereken önemi vermiştir. İslam'da oruçla birlikte yalnızca; yemek yemek, cinsi yakınlıkta bulunmak gibi eylemler yasaklanmakla kalmamış, bununla birlikte; orucun gayesini, ruhi ve ahlaki kaidelerini bozan her türlü davranış da yasaklanmıştır

Bu habere ifade bırak
  • 3Mutluyum
  • 0Şaşkınım
  • 0Kararsızım
  • 1Kızgınım
  • 0Üzgünüm
Toplam Oy4