Pazar

18.06.2017 - 02:30

16 MIchelIn yıldızlı küçük şehirden büyük ödül

Sitene Ekle
Son durum  |  Çağdaş Ertuna cagdas.ertuna@milliyet.com.tr Tüm Yazıları »

Bu yıl San Sebastian’dan sevindirici haber erken geldi. Şef Ebru Baybara Demir, 100 bin Euro ödüllü Basque Culinary World Prize’da ilk 10 aday arasına girmeyi başardı.

Geçen yıl ekim ayında Gastronomika’daydım, metrekareye en çok Michelin yıldızı düşen şehir San Sebastian’dan bildirmiştim.

Küçücük şehrin tam 16 Michelin yıldızı var.

Dünyanın en büyük gastronomi organizasyonlarından Gastronomika da burada yapılıyor.

5 kıtadan 40 şef bir araya geliyor ve deneyimlerini izleyicilerle paylaşıyor, bazen konuşarak, bazen sahnede canlı yemek pişirme şovlarıyla.

Peki ama hangi şefler?

Angel Leon, Mario Sandoval, Joan Roca, Paco Morales, Ramon Freixa, Carme Ruscalleda, Diego Guerrero, Eduard Xatruch, Oriol Castro, Marcos Moran, Sergio -Javier Torres, Paco Perez, Alber Adria gibi...

Geçen yılın en önemli özelliği Türkiye’nin konuk ülkelerden biri olmasıydı.

Türkiye’yi, AB’den önce, Avrupa ülkeleri arasına kabul etmişti Gastronomika.

Avrupa ve Asya arasındaki köprü olduğunu vurgulamış, köklü tarihimizden de söz etmişti.

Diğer konuk ülkeler ise Brezilya, Güney Afrika, Avustralya, Japonya, Macaristan’dı.

İstanbul sokak lezzetlerinden kurulu bir pazar kurulmuştu Kursaal’da, Budapeşte sokak lezzetlerinin yanında.

Neolokal’in şefi Maksut Aşkar, Türk geleneklerini yıkıp yeniden yapmayı anlatmıştı.

Mikla’nın şefi Mehmet Gürs ise, geçmişi, bugünü ve geleceğiyle Anadolu’yu... Kiva’nın şefi Deniz Şahin ve Günaydın’ların kurucusu Cüneyt Asan meze ve kebap gösterisi yapmıştı.

Yine de tam anlamıyla içimize sinmemişti yaptığımız tanıtım, gelecek yıl daha iyi olmalıyız, ülkemizi daha iyi temsil etmeliyiz diye konuşmuştuk.

100 bin euro’luk ödüle aday

Bu yıl ise San Sebastian’dan sevindirici haber daha erken geldi.
Şef Ebru Baybara Demir, 100 bin euro ödüllü Basque Culinary World Prize’da ilk 10 aday arasına girmeyi başardı.
“Ebru Baybara Demir, Türkiye’nin güneydoğusunda 14 bin Suriyeli sığınmacının yaşadığı Harran bölgesinde, Harran Gastronomi Okulu Projesi için çalışıyor” diye anlatıyor İspanyollar, adaylar arasındaki Baybara’yı.
“Okulun amacı Türkiyeli ve Suriyeli kadınlara yemek eğitimi vererek iş imkanı yaratmak ve tabii bunu yaparken de Türkiye ve Suriye arasında kültürel bir köprü kurmak” diyorlar.
Zaten bu ödül mutfaktaki başarısını toplum yararına kullanmayı başarmış şeflere veriliyor. 
3 Michelin yıldızlı Arzak restoranın şefi Elena Arzak’ın jüri başkanlığını yaptığı büyük ödülü kimin kazandığı ise 18 Temmuz’da Mexico City’de açıklanacak. 
Diğer adayları da sayalım: Anthony Myint (ABD), Dan Giusti (ABD), Daniel Patterson (ABD), David Hertz (Brezilya), José Andrés (ABD/İspanya), Leonor Espinosa (Kolombiya), Melinda Mcrostie (Avustralya / Yunanistan), Niko Romito (İtalya) ve Ricardo Muñoz Zurita (Meksika).     

Onu “Hayatım Yenibahar” projesiyle tanıdık

Peki ama biz Ebru Baybara Demir’i nasıl tanıyoruz?

“Hayatım Yenibahar” projesini hatırlayacaksınız.

Ebru Baybara Demir, kurduğu Cercis Murat Konağı’nda Mardinli kadınlara iş imkanı yaratıyor, el işçiliğini öne çıkaran “Hayatım Yenibahar” projesiyle.

Hatta elde edilen gelir, “Hayatım Yenibahar”’ kadınları ve Mardinli kız çocuklarına eğitim desteği veren Payda Derneği’ne bağışlanıyor. Peki ama her şey nasıl başladı?

Ebru Baybara Demir, üniversiteyi bitirdikten sonra doğduğu topraklarda rehberlik yapmaya başladı.

Tam 18 yıl önce, 100 kişilik bir Alman turist grubunu yemeğe götürmesi gerekti, uygun bir yer bulamayınca komşulardan yardım isteyerek 100 kişiyi kendi evinde Mardin ev yemekleriyle ağırladı. Hemen akabinde kendi restoranını açmaya karar verdi. 2001’de Mardin’de tarihi Cercis Murat Konağı’nda ilk restoranını açtı. Hatta daha sonra İstanbul Suadiye’de bir de şube açtı, Mardin tatlarını İstanbul’a taşıdı.

Hangi tatlar mı?

Kişk çorbası, Tarçınlı Mahlepli Patlıcanlı Pilav, Alluciye (ekşili erik yahnisi), Incasiye (pekmezli erik tavası), Kitel Raha (Süryani içli köftesi), Hımmısiye (ekşili nohut yemeği), Kazan Kebabı, Kaburga İçinde Sarmısaklı Yaprak Sarması, Dobo (kuzu but, badem, sarımsak, yeni bahar)...

Ebru Baybara Demir, yaptıklarıyla sadece Güneydoğu Anadolu mutfağının ve Mardin’in gelişimine katkı sağlamakla kalmadı, aynı zamanda Mardinli ev kadınlarına da iş olanağı yarattı. Şimdi ise bu başarısını Suriyeli göçmenlere de destek olarak devam ettiriyor.

“Basque Culinary World Prize”ı o almasın da kim alsın?

©Copyright 2017 Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız.