23 kasım tool
milliyet logosu

Clinton, Ege'ye asılacak

ABD Başkanı'nın 1997'de Ankara ve Atina'yı ziyaret edeceği yönünde Yunan basınında çıkan haberleri yalanlayan Beyaz Saray yetkilileri, Clinton'ın ikinci görev döneminde Kıbrıs ve Ege barışına öncelik vereceğini belirtiyorlar

Yasemin ÇONGAR - WASHINGTON

TÜRK - Yunan sorunlarındaki etkinliği, Kardak Krizi'nde olduğu gibi "sıcak çatışmanın son anda önlenmesi"yle sınırlı kalan ve Ege ile Kıbrıs için geçerli çözüm önerisi geliştiremeyen Clinton yönetimi, ikinci dönemde bölgede nüfuzunu artırmaya hazırlanıyor. Başkan Bill Clinton'un 1997'de Ankara ve Atina'yı ziyaret edeceği haberlerini yalanlayan Beyaz Saray, Demokrat yönetimin, iki başkent arasında uzlaşma ve işbirliği için daha fazla ağırlık koymayı planladığını gizlemiyor.
Yunanistan'ın "Kathimerini" gazetesinin yönetim kaynaklarına dayandırdığı "Clinton ziyareti" haberini Milliyet'e değerlendiren Beyaz Saray yetkilileri dört temel nokta üzerinde durdular:
PLAN YOK: ABD Başkanı, 2000 yılına dek sürecek ikinci görev döneminde, Türkiye ve Yunanistan'ı ziyaret etmeyi prensip olarak istiyor. Ancak bu ziyaretin gerçekleşmesi, öncelikle iki ülkenin aralarındaki temel sorunlarda "yapıcı diyalog" sürecini yeniden başlatması ve ilerlemesine bağlı. Şu anda, 1997'nin ilk yarısı için somut bir ziyaret planı yok.
NİYET VAR: Ege ve Kıbrıs sorunlarının çözümü, Clinton'un gündemde tutulmasını istediği ve 1997'den itibaren somut ilerleme kaydedilmesi için yeni kabinesine görev vermeye hazırlandığı öncelikler arasında yeralıyor. Bu doğrultuda aşama kaydedilir ve iki başkentin ilişkilerinde belirgin bir iyileşme sağlanabilirse, Clinton bu gelişmeyi, bir ziyaretle taçlandırabilir.
ERBAKAN FAKTÖRÜ: Türk - Yunan sorunları dışında, Ankara'daki siyasi istikrarsızlık ve Refahyol'un geleceği de, Clinton zilyaretinin kaderini belirleyecek. ABD Başkanı, Türk siyasetinin çalkalanma yaşadığı ve anti - Amerikan politikaların sürdüğü bir dönemde, Refahyol'u ödüllendirecek bir ziyaret yapmayı uygun görmüyor.
MUHATAP DEMİREL: Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel'in önümüzdeki aylarda Türk siyasetinde yeniden etkin rol oynaması ve bunalımın onun doğrudan katılımıyla aşılması fikri, ABD yönetiminde "sıcak" karşılanıyor. Clinton, bu açıdan desteğini yansıtmayı uygun görürse, Demirel ile yeni bir buluşma gündeme gelebilir.

[Ana Sayfa] [Siyaset] [Ekonomi] [Dünya] [Magazin] [Sanat] [Yaşam]
[Entellektüel] [Spor] [Köşe Yazarları] [Dizi Yazı] [Eğitim]