23 kasım tool
milliyet logosu
donat.gif

Facianın yıldönümü

Yavuz Donat, MÖLLN

TAM dört yıl önceydi.
Geceyarısıydı.
İki Alman faşisti, Arslan ailesinin evini kundaklamıştı.
Üç Türk diri diri, cayır cayır yanmıştı.
Otuz bin Türk buraya koşmuş olayı kınamıştı.
Cenaze törenine onbinler katılmıştı.
Tam dört yıl geçti aradan.
"Anma toplantısına" geldik.
"Faşizmi kınamaya."
"Ayrılıkçılığı"
protesto etmeye.
"Yabancı düşmanlığına" karşı çıkmaya.
Ama o da ne?
Topu, topu otuz kişiydik.
Abartalım "elli" diyelim.
"Ya gerisi?.."
Biz buyuz işte...
Önce aşırı heyecan... Binler, onbinler...
Sonra iğne batmış balon gibi sönüveriyoruz.
* * *
İLK konuşmayı Hamburg Başkonsolosumuz Ülkü Başsoy yaptı.
Ve sordu:
- Ey Mölln'deki Alman yöneticiler, neredesiniz?
Evlerindeydiler.
Muhtemelen TV karşısında.
Ellerinde bira bardakları.
Salonda "tek Alman resmi görevlisi" yoktu.
Ülkü Bey sordu:
- Ey insan hakları savunucuları!.. Ey Uluslararası Af Örgütü!.. Neredesiniz?
Ülkü Bey "kamu görevlisi."
Zarif bir insan.
"Üçüncü soruyu" sormadı.
Ama 16 yıldır Almanya'da yaşayan, Samsun - Bafralı Ali Söyleyen kalktı ve sordu:
- Ey Ankara!.. Böyle bir günümüzde sen neredesin? Neyle meşgulsün?
Evet Ankara'dan da "tek Allah'ın kulu" yoktu.
Otuz kişi kendimiz konuştuk, kendimiz dinledik.
* * *
ATEŞ düştüğü yeri yakar...
32 yaşındaki Faruk Arslan'ın içi hala yanıyor.
Annesi Bahide Hanım'ı (52) alevler aldı.
10 yaşındaki kızı Yeliz "yandı, gitti, kül oldu."
Eşinin yeğeni Ayşe Yılmaz (14) misafirleriydi.
"Faşizmin ateşi" onu da kavurdu.
Faruk yanmasın da kim yansın?
İki yıl önce bir kızı olmuş.
Adı yine "Yeliz."
Faruk'la konuştuk.
Biz kızgındık, o ise sakin...
"Alman'a kinim yok" dedi:
- Almanya 80 milyon... Evimi yakan ise iki kişi. Bütün Almanlara karşı kinlenemem.
Sonra da sordu:
- Ankara'dan yalnız mı geldiniz? "Yetkili" kimse yok mu?
* * *
ALMANYA'da üç binin üzerinde "Türk derneği" var...
Her dernek, bu anma toplantısına "bir temsilci" gönderse, üç bin kişi toplanır.
Ama sadece "beş - altı kuruluşun temsilcisini" görebildik.
Acı ama gerçek...
* * *
FACİADAN sonra Almanya özür diledi.
Mölln'deki Alman yöneticiler de.
Dediler ki "Türkleri bağrımıza basacağız."
Mölln'deki Türklere sorduk:
- Alman, sizi bağrına bastı mı?
İşte yanıt:
- Mölln Türkspor, facia öncesinde dört yıl üstüste şampiyondu... Yangından sonra kulübü kapattık.
- O neden?
- Hakem devamlı "kırmızı kart" göstermeye başladı. Takım kuramaz hale geldik. Alman seyirci üzerimize yürüdü. "Defolun" dediler.
İnanılır gibi değil.
Sanki biz, bir geceyarısı, evinde uyuyan "masum Almanları" yaktık.
* * *
TOPLANTIDA bir vatandaşımız ayağa kalktı.
"Bu sözleri Yavuz Bey'e söylüyorum" diye bağırdı.
Dinledik:
- Ankara'dan sadece bir defa, bir heyet geldi. "Merhaba Mölln, elveda Mölln" deyip, gittiler. Ne aramıza girdiler, ne kahvemizi içtiler. Bunu Ankara'ya söyle Yavuz Bey!..
Hava karardı.
Mölln soğuk.
Ayaz var.
Ama Möllnlü işçinin sözleri "ayazdan daha sert."
* * *
MÖLLN 18 bin nüfuslu bir kasaba...
Ve biz burada, gençlik merkezinin, "müsamere salonundayız."
Toplantıdan sonra "yakılan eve" yürünülecek.
Tam "toplantı bitti" derken, kürsüye "son konuşmacı" davet ediliyor.
O da kim?
Çağrılan biziz.
"Konuşmaya değil, izlemeye geldik" dememiz sonuç vermiyor.
Çaresiz, kürsüdeyiz.
Konuşuyoruz.
Daha doğrusu soruyoruz:
- Ey Almanya duvarlarına "faşizme hayır" yazılarını yazanlar!.. Ey, ikide bir, "faşizme hayır" diye Almanya caddelerinde yürüyenler. Burada "Alman faşizmi" kınanıyor... Sizler neredesiniz?
Elveda Mölln!..
Elveda 2 Ocak'ta "yeni Yeliz'in ikinci yaşgününü" kutlayacak olan yiğit Faruk.
Merak etme, yine geleceğiz.

[Ana Sayfa] [Siyaset] [Ekonomi] [Dünya] [Magazin] [Sanat] [Yaşam]
[Entellektüel] [Spor] [Köşe Yazarları] [Dizi Yazı] [Eğitim]