23 kasım tool
milliyet logosu
deli.gif

Rüşvete hayır diyen polise `deli raporu'

TRAFİK polisi Cemal Ferzan, 1987 yılında Emniyet teşkilatına girmek için İstanbul'da başvuruda bulunduğunda, şerefli bir mesleğe adım attığına inanıyordu. Görevi esnasında rüşvet teklif edenleri, buna göz yuman amirlerini üst makamlara şikayet edince, günün birinde "akıl hastası" olarak meslekten ihraç edileceğini aklının ucundan bile geçirmemişti.

Nazım ALPMAN

Ama bunlar gerçekleşti. Görev aşkı, parlak sicili, dokuz yılda tırmandığı 3. derecenin 1. basamağı ve yeşil pasaportu onu kurtaramadı...
Şener Şen'in unutulmaz "Namuslu" filmine taş çıkartan hikaye 1987'de başladı. Cemal Ferzan, İstanbul Emniyet Müdürlüğü'ne polis olmak için başvurdu. Gaziantep Polis Okulunu'nu dönem birincisi olarak bitirdi. Cemal Ferzan, 1988'de Yalova Trafik Denetleme Bölge Müdürlüğü'nde göreve başladı. İlk amirlerinden aldığı çok başarılı bir sicil dosyasıyla 1992'de şark hizmeti için Artvin'e tayin oldu. Artvin Emniyet Müdürü Cemil Demir'in emrinde başarıyla görev yapıyordu. Otobüs firmalarının "belalısı" olmuştu. Takometreleri ve şoförlerin direksiyon başındaki görev sürelerini çok sıkı denetime almıştı. Nedeniyse çok basitti:
"Çünkü insan taşıyorlar!.."
Sürücülerin tehditleri, üzerine otobüs sürme noktasına kadar vardı. Kendisini tehdit edenlerin tümünü mahkemeye verdi. Bu memlekette "hukuk devleti" yok muydu? Elinde de yasalar vardı. O da bunları uyguluyordu. Ancak sonunda Cemal Ferzan geri hizmete çekildi. Liseli gençlerin toplantılarını izlemek, futbol maçlarının güvenliğini sağlamak gibi "yumuşak" görevlere gönderilmeye başlandı. Oysa Bölge Trafik Yönetmeliği'nin 47. maddesinin 1. fıkrası, "Trafik denetleme memurlarının başka görevlerde istihdam edilemeyeceği" hükmünü getiriyordu.
Üst düzey yöneticilerinin otobüs firmalarının sahipleriyle yemek yerken görenler mi olmuştu? Elinde böyle bir kanıt bulunmadığı için yasalar ve yönetmenliklerin uygulanmasını istemek için Valiliğe ve Savcılığa başvurdu. Bu girişim "sonun başlangıcı" oldu.
"Savcılığa yaptığı suç duyurusuyla amiri hakkında asılsız iddialarda bulunup iftira atma suçu işlediği görüldüğünden, Meslekten Çıkarma, ancak sicili iyi ve geçmiş hizmetleri olumlu olduğundan bir alt ceza olan 24 ay meslekten uzaklaştırmayla tecziyesine karar verilmiştir."
Altında Emniyet Genel Müdürü Alaattin Yüksel ve İçişleri Bakanı Mehmet Ağar'ın imzaları bulunan bu karara Ferzan İdare Mahkemesi'nde itiraz ediyor. Çünkü ceza 6 kat fazla uygulanmıştır. Karar bozuluyor. Bu arada Ferzan'ın şark hizmeti bitmiş İstanbul'a dönmüştür. Ancak yılmamıştır, yasalara inanmaktadır. Hakkını aramaya devam eder. Karşılık olarak Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi'ne sevkedilir. Amirlerini şikayet etmeyi alışkanlık haline getirdiğine inanılmaktadır. Ve hastane Sağlık Kurulu raporu verir:
"Dokuz yıllık meslek hayatında takdirnameler alan, başarılı memurun Artvin'deki son 1,5 yıllık görevi sırasında 3 amirini ve 1 memur arkadaşını sudan nedenlerle şikayet etmesi. İstanbul'a gelişinden beri 10 aydır hiç görülmemesi, bu davranış bozukluğunu ileride tekrarlayabileceği tanısı dikkate alınarak silahlı göreve uygun olmadığına karar verildi."
Yasaları uygulamadığına inandığı amirleri hakkında yasal yollardan işlem yapılması için adli makamlara başvurmak Türkiye'de "akıl hastalığına" tekabül ediyordu. 23 Eylül 1996 tarihli bir bildirimle Ferzan, malülen emekliye sevkediliyordu.

[Ana Sayfa] [Siyaset] [Ekonomi] [Dünya] [Magazin] [Sanat] [Yaşam]
[Entellektüel] [Spor] [Köşe Yazarları] [Dizi Yazı] [Eğitim]