23 kasım tool
milliyet logosu

F.Bahçe şaşırttı

Doğan Koloğlu

BEN bu maça lig değerlendirmesi yerine Avrupa maçı öncesi Fenerbahçe gözüyle baktım. Kemalettin oyundan çıkana kadar sahada şanssız bir Fenerbahçe vardı. Ama o ana kadar maçı çok iyi yöneten hakem Çulcu, Fenerbahçe'nin 10 kişi kaldıktan sonra paniklediği dönemde Rüştü'yü kırmızı kartla oyundan çıkartmadığı için bu maçta inanılmaz bir hata yaptı. Gole giden oyuncuyu engelledi. Bu tartışmasız kırmızı karttı. Çulcu bu hatası hariç, çok iyi maç yönetti.
Gelelim işin teknik yönüne. Dardanel'in santrforu yok. Gol kısırlığı çekiyor. Bu yüzden çok yavaş atak geliştiriyor. Fenerbahçe, Juventus maçını düşünerek hemen blok defans oluşturuyor. Ancak bloğun içinde rakibe kolay top tutturup pas yaptırıyorlar. Oysaki, bloğun amacı ilk oyuncunun topa kararlı girmesi ve ardında bir desteğin olduğunu bilmesidir. Maalesef bu düşünce, temel ilkesi doğrultusunda işletilmediği için, Fenerbahçe'nin dünkü en büyük taktik hatası oldu. Dardanel bu nedenle iki forvetle dört - beş Fenerbahçeli içinde top tuttu. Kubilay, Ercan ve Serkan gibi top becerisi olan Dardanelliler zaman zaman etkin oldular, gol attılar. Ancak Ercan'ın çıkması ile Dardanel bir sıkıntılı dönem yaşadı. Sahanın her bakımdan yıldızı Engin'di. Engin hayatının futbolunu oynadı. Oğuz'dan sonra o da Sakaryalılar bölümünün romanını yazdı. Gerçekten kale içi reflekslerinde ve hava toplarındaki hakimiyetiyle bütün takımın moral kaynağı oldu. Pek az kaleci son dönemlerinde böylesine hatasız maç oynar. Engin'i kutlamak gerekir. Ancak Kemalettin çıktıktan sonra da sahada onlar yıldızlaştılar. Takımlar sanki forma değiştirdi. Lazaroni müdahele edip oyuncu değiştirerek, takımı tutmaya çalıştı ve bir oranda da başarılı oldu.
Kemalettin çıkıncaya kadar maç hep Fenerbahçe ağırlıklı oynandı. Oysaki İtalya'da, Fenerbahçe hep karşı atakta olacak. Ancak başta Boliç ve Okocha olmak üzere ilk Juventus maçında da Fenerbahçe forveti dünkü gibi topun gelişine şut atmadılar. İlk yarı Fenerbahçe forveti kontrollü topa giderek pozisyonları yitirdi. İkinci yarıda bunun tam tersini yaparak Boliç ve Tarık ile çok ilginç gol pozisyonları yakaladılar. Ancak Kemalettin çıktıktan sonra bu taktik de çöktü. Bu arada Okocha'nın attığı iki şutun direkten dönmesi de şanssızlıktı. İkinci yarı Fenerbahçe'nin akıllı bir saha dağılışı vardı. Ancak dünkü maçın en güçlü taktik adamı Kemalettin ne yazıkki sinirine mağlup oldu. Orta alanda bütün hatlar arasındaki bağlantıyı kuran Kemalettin, ayrıca üç mutlak gol pozisyonuna da girmişti. Bu kadar kollektif oyunda ve bireysel beceride üstünlük gösteren adamın oyundan çıkması takımın herşeyini yokeden psikolojik bir çöküntü yarattı. Acaba Kemalettin, takımı için bu kadar değerli olduğunu düşünebilir miydi ?
İlk yarı Fenerbahçe'nin kontrolünde geçen oyun, pas yüzdesi çok iyi olan Çanakkale Dardanel'in ikinci yarıdaki soğukkanlı futboluyla Fenerbahçe'ye adeta küçük takım nasıl maç kazanır, bunun örneğini verdi. İnşallah Fenerbahçe de, Juventus maçında Dardanel'in bu örneğini, örnekleyecek akılcı futbol sergiler. O kadarki bir ara Fenerbahçe'yi sahadan sildiler. O sürede de hakem Çulcu iyice zorlandı.

[Ana Sayfa] [Siyaset] [Ekonomi] [Dünya] [Magazin] [Sanat] [Yaşam]
[Entellektüel] [Spor] [Köşe Yazarları] [Dizi Yazı] [Eğitim]