23 kasım tool
milliyet logosu

Bakanlıkların dış
temsilciliklerdeki savurganlıkları

Orhan Tokatlı

TBMM'de Türkiye'nin dış temsilciliklerinin sayılarını, içeriklerini ve etkinliklerini belirlemek, açıklığa kavuşturmak üzere bir "araştırma komisyonu" kuruluyor. Yıllardır konu üzerinde ısrarla duran ve yetkilileri sorunu çözmek için sürekli uyarma görevini üstlenen Bitlis Milletvekili Kamran İnan, sonunda başarılı oluyor ve teşkil edilen komisyonun başkanlığına seçiliyor.
Uzun seneler çeşitli ülkelerde Büyükelçilik hizmeti veren İnan'ın, hemen hemen tüm söyleyişlerinde dış temsilciliklerin yeni baştan organize edilmesini, sayılarının azaltılmasını bakanlıkların yurtdışına gönderdikleri ataşe ve müşavirlik kadrolarının gözden geçirilmesini tasarruflar sağlanmasını istediği biliniyor. Yurt dışına gerek turistik ve gerekse resmi geziler yapan Türk vatandaşları, hariciyeci İnan'ın bu gözlemlerinde ne kadar haklı olduğunu görüyorlar.
Büyükelçilikler de özellikle ve öncelikle bakanlıkların çeşitli sıfatlarla dış temsilciliklere atadıkları kişilerin, bulundukları ülkelerde yalnızca bol dövizli maaşlar alarak, gün doldurduklarına, mesleklerine ilişkin hiçbir faaliyette bulunmadıklarına, çalıştıkları bürolarla, evleri arasında gidip geldiklerine, hiçbir biçimde sosyal yaşantı içine girmediklerine, yabancı meslektaşlarıyla belirgin bir diyalog kurmadıklarına tanık olunuyor.
* * *
54'üncü hükümetin bütçede tasarruf önlemlerinde bu tür yüzlerce görevliye ödenen dolar bazındaki maaşlarına da el atması gereği anımsatılıyor.
Dışişleri Bakanlığı dışında Turizm, Milli Savunma, Kültür, Sanayi ve Ticaret, Çalışma ve Sosyal Güvenlik, Tarım, Sağlık, Milli Eğitim, Maliye, Basın - Yayın, Hazine, Dış ticaret, Tanıtma gibi bakanlık ve kuruluşların temsilcileri de çeşitli ülkelerde görevlerini sürdürüyorlar. Bu memurlar, Dışişleri'ndeki atamalarda uygulanan yasal sistem ve geleneğe göre değil, bakanların kişisel tutum ve görüşlerine uygun yurtdışı görevlere gönderiliyorlar. Bu nedenle sözü edilen memurların bulundukları yerlerde başarılı olup olmadıklarına göre değil, bakanların güvenlerinin ya da dost, ahbap, hemşerilik ilişkilerinin devamına bağlı olarak görevlerinde kaldıkları gözleniyor. Bu arada son yıllarda kimi bakanlar koltuklarından ettikleri üst düzey memurları da Danıştay'a gitmelerini önlemek üzere yabancı dil bilip bilmediklerine bakmaksızın, dış görevlere atıyorlar. Aslında kariyerden gelen hariciyeci memurlar ile askeri ataşeler dışında bakanlıklardan ve kuruluşlardan atanan ataşe ve müşavirlerin çoğunun doğru dürüst yabancı dillerle tanışmadıklarını cümle alem biliyor...
Dışişleri'ndeki savurganlıklarda zaman zaman dile getiriliyor... Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) nezdinde Roma'da kurulan büyükelçiliğin hala neden kapatılmadığı haklı olarak soruluyor... Ayrıca Viyana'da 3, Cenevre'de de Dış ticaretle ilgili büyükelçinin daha ne kadar görevlerini sürdürecekleri merak konusu oluyor.
Türkiye'nin artık mirasyediler gibi hareket etmemesi gereği üzerinde duruluyor.
İnan komisyonunun kısa zamanda hazırlayacağı raporun hükümet tarafından da benimsenerek, dış temsilciliklere ciddi, savurganlığı önleyen ve işlerlik kazandıran görüntüler vermesi yolunda kararlar almasında sayısız yararlar olacağı savunuluyor.

[Ana Sayfa] [Siyaset] [Ekonomi] [Dünya] [Magazin] [Sanat] [Yaşam]
[Entellektüel] [Spor] [Köşe Yazarları] [Dizi Yazı] [Eğitim]