23 kasım tool
milliyet logosu
giydim.jpg

Kendi çizgisinin peşindekiler...

Modada başlayan kendin pişir kendin ye modası gittikçe yaygınlık kazanıyor. Tekstil ürünleri pahalılaşınca "second hand" yaygınlık kazandı.


Türkiye'nin neresinde olursanız olun, karşınıza daha önce hiçbir yerde görmediğiniz kıyafetler giymiş kızlar ya da erkekler çıkmıştır. Vitrinlerde pek görmediğiniz bu giyisileri bu insanların nereden bulduğunu merak etmişinizdir. Neden bu şekilde giyiniyorlar, nereden buluyorlar sorularının cevabı için röportaj teybimizi onlara yönelttik. Markalardan hoşlanmayanlar, ikinci elciler, etiket sökenler, taklit ürünler kullananlar ve orjinal ürünleri tercih eden en büyük grubu oluşturan kitle. Kısaca geniş bir yelpazeye yayılıyor. Son zamanlarda özellikle rocçılar arasında ikinci el çok gelişmiş durumda. Barter (mal takası) yaparak deri ceketlerini, botlarını, CD'lerini ihtiyaç duydukları ürünlerle değiştirenler artıyor. Bu giyisilerini ise büyük şehirlerde "second hand" olarak tanımlanan ve Türkçe meali "ikinci el" olan bu merkezlerden satılmakta. Kendi çizgisini oluşturmak isteyenler tercihlerini bu yönde kullanıyorlar. Bu şekilde giyinen kişilerin iddia ettiği "tek tipleşen giyimden" uzaklaşan, kişiye özel bir çizgi yakaladıklarını söylüyorlar. Başka bir grup ise, aldıkları ürünün adeta kendi reklamını yapan marka etiketlerini sökenler. Bu kişiler aldıkları giyisilerin marka etiketlerini kesip, ürünü üreten firmanın kimlik tespitini kolaylaştırıcı tüm ibarelerini ortadan kaldırıyor.

Kullanacağı ürünleri belirlerken orjinallerini tercih edenler tabii ki en baskın grup. Aralarında da değişik gruplara ayrılıyorlar. Ürünün dayanıklılığı, kalitesi ve avantajlarını gözönüne alıp tercih edenler. Sadece tanıtımından etkilenip çağrıştırdığı imajın büyüsüne kapılanlar. Sadece fiyat kiriterini dikkate alanlar. Yaygınlık kazanan başka bir gurup ise "taklit" ürünlere yönelenler. Özellikle gittikçe pahalılaşan botlar ve jeanlerin tıpkı kopyalarını ekonomik nedenlerden ötürü alıyorlar. Yaptığımız gözlem sonucu tezgahlarda başarılı birçok taklit ürün var. Orjinallerine çok benzeyen bu ürünleri dikkatsiz bir tüketici kolay kolay ayırt edemez.

Bu taklitlerle baş etmeye çalışan firmaların başında haklı olarak Levi's geliyor. Çünkü hem tüketiciyi aldatarak haksız gelir elde eden açıkgözler, taklit konusunda uzmanlaşmalarından dolayı sahte bir 501'i bile size satabilirler. Sadece 1996 yılı içerisinde satılmaya hazır 30 bin taklid Levi's ürün ele geçirildi. Bununla ilgili olarak 30'dan fazla dava açıldı. Çıkan yeni kanunlarla da taklitçilik caydırıcı cezalara tabi tutuluyor. Ancak bu taklitçilerle baş edebilmek için alınabilecek tek bir önlem var. Satın almayı düşündüğünüz ürünü, o ürünün satış noktasından temin etmek. Fatura ya da fiş almayı da ihmal etmeminiz gerekiyor tabii...

Bilinçli tüketicilerden Gözde Ural,iyi ürünün dayanıklılığı ve kullanışlığının sadece markada aranmaması gerektiğini söylüyor. Ayrıca insanların ona bakarken kendisini görmeleri gerektiğini, karşısındakilerin çoğu zaman markaların çağrıştırdıklarını gördüğünü belirterek bundan duyduğu rahatsızlığı sözlerine ekliyor. Bununla birlikte markaların kalite konusunda yapılan değerlendirmelerde dikkate alınması gereken kriterlerin başında geldiğininin de gözardı edilmemesi gerektiğini sözlerine ekliyor. İnterenet üzerinde moda ile ilgili web sayfalarına göz attığımda kullanışlı ve cazip birçok model ile karşılaştım. Markalardan pek hoşlanmayanlarla ilgili tarama bilgisayarına verdiğiniz anahtar sözcüklerle doğru orantılı olarak karşınıza en az 20 bin civarında dosya çıkıyor.

[Ana Sayfa] [Siyaset] [Ekonomi] [Dünya] [Magazin] [Sanat] [Yaşam]
[Entellektüel] [Spor] [Köşe Yazarları] [Dizi Yazı] [Eğitim]