23 kasım tool
milliyet logosu
erbakan.gif

Erbakan: Avrupa bizi kandırıyor

Avrupa Birliği'nin 33 yıldır Türkiye'yi kandırdığını söyleyen Başbakan Erbakan, "Artık Avrupa'yla çok ciddi konuşmanın vakti gelmiştir. Yeniden masaya oturmak icap edebilir" dedi

Fikret BİLA

BAŞBAKAN Necmettin Erbakan, Avrupa'nın 33 yıldır Türkiye'yi oyalayıp kandırdığını belirterek "Artık oturup ciddi konuşma vakti gelmiştir" dedi. Çekiç Güç'ün geleceğine ilişkin olarak da "Çekiç Güç eski görevine dönemez" diye konuştu.
Erbakan, Bursa'dan Ankara'ya dönerken uçakta gazetecilerin dış politikaya ilişkin sorularını yanıtladı. Erbakan'ın Avrupa, Kuzey Irak ve Çekiç Güç'e ilişkin görüşleri özetle şöyle:

AVRUPA BİRLİĞİ

"Türkiye, Avrupa'ya 1959'da müracaat etmiş. 1969'da Ankara Anlaşması yapılmış. Aradan 33 yıl geçmesine rağmen, Türkiye'ye yapılan şu muameleye bakın; Türkiye hala niye tam üye değil? Çeşitli bahaneler uydurup kandırmışlar. Her vakti geldiğinde yeni bahaneler uydurmuşlar. Bir noktada Türkiye'nin durumu ciddi şekilde ortaya koyması gerekir. Bugünkü durum ne deve, ne kuş. Kimseye de Türkiye'ye yaptıkları gibi muamele yapmamışlar. Özel anlaşmalar yapıp, tavizler vermişler. Örneğin İsviçre ve Kuzey Afrika ülkeleri gibi. Şimdi de Doğu Bloku ülkelerini Türkiye'den önce üye yapmaya çalışıyorlar. Mevcut şartlar,Türkiye'nin aleyhine işliyor. Türkiye, Gümrük Birliği'ne girdi diye gümrüklerini sıfırladı. İthalat tamamen zararımıza. 5 milyar dolarlık aleyhimize işlem var. Türkiye ticaretinin yarısını Avrupa'ya yapmasına rağmen, Avrupa Birliği'nin ticaretindeki yeri binde 3. Avrupa'nın 350 milyon olduğu düşünülürse, 70 milyonluk Türkiye'nin ticaretteki ağırlığının yüzde 20 olması gerekir. Artık Avrupa'yla çok ciddi konuşmanın vakti gelmiştir. Yeniden masaya oturmak icap edebilir. Avrupa hep aynı plağı çalıyor. Terörü kabul etmiyor, insan hakları diyor. Ama artık biz başta Cumhurbaşkanı olmak üzere bunları söyledikleri zaman, `Bırakın artık bu plağı. Bakın 60 - 70 milyar dolarlık yatırımımız var. Gelin bunları konuşalım' diyoruz."

SADDAM

"Kuzey Irak'ta durum değişikliğe uğradı. ABD, burada projeler yürütmek istedi. Bağımsız devlet kurulmasını istedi. Ama bu proje yürümedi. Ve Kuzey Irak'ı boşalttılar. Durumun yeniden görüşülmesi lazım. Şimdi artık Saddam zulüm yapacak, Kürtler göç edecek, Türkiye sıkıntıya düşecek gerekçesi yok. Çekiç Güç, bu gerekçeyle davet edilmişti. BM'nin kararına göre Saddam'ın ülkesinin her yerinde egemen olması gerekir. Ama ABD, kendisiyle çelişiyor. Hem BM kararı uyarınca Irak'ın toprak bütünlüğüne saygılıyız, diyor, hem de 36. paralelin üzerine geçemezsin, diyor. Bu çelişkidir."

ABD VE KUZEY IRAK

"Biz Irak'ın toprak bütünlüğüne saygılıyız. Bizim için önemli olan Kuzey Irak'ta terörün temizlenmesi. ABD, burada devlet kurdurmak istedi, yapamadı. Kuzey Irak'ta Bağdat otoritesi istemiyor. ABD ile ters düşmeye gerek yok. ABD'ye denilecek olan şu: Bir başka otorite olsun diyorsan, o otoriteye terörü temizletmen lazım."

ÇİLLER'LE FARK

Erbakan, Çiller'in ABD ile aynı paralelde konuştuğu ve ABD ile anlaştığının hatırlatılması üzerine şunları söyledi:
"Türkiye'nin resmi görüşü belli. Irak'ın toprak bütünlüğü. Çiller Hanım, bizim için önemli olan terörün temizlenmesi manasında ABD ile uzlaşıyorsa, bu Türkiye'nin çıkarınadır."
Erbakan, "Konuşmadan konuşmaya fark vardır" diyerek şöyle devam etti:
"ABD ben böyle istiyorum diyorsa, bizim için önemli olan Türkiye'nin menfaatleridir. Çiller Hanım'ın yaklaşımı da bu çerçevededir. Ben, ABD'nin istekleriyle ilgili değilim. Benim için terör önemli. Çiller'in Amerikan Dışişleri Bakanı'yla anlaşması sanıyorum bu manadadır. Biz Irak'ın toprak bütünlüğüne saygılıyız. Irak'ın parçalanmasını istemeyiz. Hiçbir Müslüman ülkenin bölünmesini istemeyiz. Ne Irak'ın, ne de İran'ın bölünmesini istemeyiz. Irak'ın içişlerine karışmayız."

ÇEKİÇ GÜÇ

"Artık Çekiç Güç eski görevine dönemez. Kalıp kalmayacağı, kalacaksa yeni görevi belirlenmeli. BM, kitlesel imha silahlarının izi bile kalmasın istiyor. Belki bu amaçla havadan yapılacak keşifler için İncirlik'te bir hava gücü bulundurulabilir."
Erbakan şöyle devam etti:
"Tabii bu kontrollerin Körfez'den de yapılması mümkün. Ama Körfez'den kalkıp bölgede keşif yapmanın bazı zorlukları var. Kara keşfi için de biz keşfe gittiğimizde biz gelmeden tedbir alabilirler, deniliyor. Bu nedenle, en azından hava keşfi yapmak gerekir, diyorlar. Belli bir formülle bir hava gücü kalabilir."

[Ana Sayfa] [Siyaset] [Ekonomi] [Dünya] [Magazin] [Sanat] [Yaşam]
[Entellektüel] [Spor] [Köşe Yazarları] [Dizi Yazı] [Eğitim]