|
![]() Fırsatı kaçırdık!Taha AkyolBAŞBAKAN Erbakan, AB üyesi ülkelerin Dublin'deki zirve toplantısına çağrılmayıp, sadece akşam yemeğine çağrılmış olmayı, Türkiye'ye ikinci sınıf devlet muamelesi yapılması olarak değerlendirdi ve daveti reddetti.Türkiye'yi Dublin'de Çiller temsil edecek... Başbakan Erbakan'ın Avrupa'ya bu tavır koyuşunu RP'liler ayakta alkışladı. Benim de duygularımı okşadı doğrusu... Uzun süre Avrupa Komisyonu Parlamenterler Meclisi'nde çalışmış olan eski ANAP'lı Engin Güner'e görüşünü sorduğumda diyor ki: - Dublin zirvesi sadece AB üyesi ülkelerin zirvesidir, bu doğru. Ama Avrupalılar, daha önce, Türkiye'yi çağırmadıkları çeşitli toplantılara Doğu Avrupa ülkelerini çağırdılar. Tam üyelik sürecinde Doğu Avrupa ülkelerine öncelik tanıdılar. Türkiye kendisine biçilen her konuma boyun eğmemeli, gerektiğinde tepki de göstermeli... TÜRKİYE'NİN Avrupa'ya tepki göstermesi gerektiği doğrudur. Evet, Avrupa çifte standart uygulamaktadır, Türkiye'ye karşı Yunan ipoteğini gizli bir sevinçle kabul etmektedir, Gümrük Birliği mükellefiyetlerine uymamaktadır... Avrupa Parlamentosu'nda Türkiye'ye karşı sokak seviyesindeki önyargılara Avrupa hükümetleri aktif tavır almamaktadır. Türkiye'nin bunlara tepkiler göstermesi doğrudur ama bu tepki Dublin'e gitmeyerek mi, giderek mi konulmalıydı?! Daha önce Başbakan Çiller Madrid'de, Başbakan Yılmaz Floransa'da aynı şekildeki toplantılara davet edilmişler ve gitmişlerdir. Başbakan Erbakan, bu "akşam yemeği"ni, hem de AB'ı eleştireceği bir platform olarak değerlendirmeliydi. "Dışişleri'ndeki diplomatlar da Erbakan'ın mutlaka Dublin'e gitmesi ve Türkiye'nin tavrını seslendirmesi görüşünü savundular ama Erbakan, Dışişleri'nin uzmanlarıyla konuyu hiç görüşmedi bile!" İKTİSADİ Kalkınma Vakfı (İKV), Türkiye'nin AB'la ilişkilerinde son derece aktif bir milli lobi kuruluşumuzdur. İKV Başkanı Meral Gezgin Eriş, önce Dublin'de Türkiye'nin nasıl karşılanacağını araştırdı, ardından da Ankara'ya giderek "Erbakan Dublin'e gitmelidir" diye çırpınıp durdu. Bayan Eriş diyor ki: - Başbakan Erbakan'ın Dublin'e gitmesi için nasıl dua ettiğimi bilemezsiniz! `İslamcı Erbakan', her Türk başbakanından daha çok ilgi ve itibar görecekti. Aday ülkelerin toplamına 1 saat görüşme süresi ayrılmışken, Türkiye'ye 3.5 saat ayrılmıştı. Erbakan'ın katılacağı yemekte AB ülkelerinin tamamı en üst düzeyde temsil edilecekti. Halbuki Türkiye'den Dışişleri Bakanı'nın geleceği bu yemeğe o düzeyde katılım olmayacak! Eriş'e göre, `İslamcı' Erbakan'ın, dünyada İslamın rolü ile Türkiye'nin AB'a üye olması arasındaki ilişkiyi anlatarak ve "Müslüman Demokrat" bir mesaj vererek, Avrupa liderlerini çok etkileyebilirdi. Eriş, bu "Müslüman Demokrat" mesajının etkileme gücünü, kendi temaslarından biliyor. - Erbakan'ın gidip konuşması, mübalağa etmiyorum, sanki bir sihirli değnek gibi etkili olabilirdi. Maalesef, Türkiye büyük bir fırsat kaçırdı! |