|
![]() AŞTalat Halman"AŞ ve iş için geldim" diyordu Cumhurbaşkanı Demirel, İstanbul'daki bir törende. Aş ve iş bulmakta zorluk çeken birkaç milyon talihsiz insanımızın karnını doyurur mu bu sözler? Onu bilmem.Ama, hiç değilse, işi gücü aşırmak, aşiretlerle ve mafyayla işbirliği yapmak, "aşırı doymuş olmalılar" diye düşündüğümüz halde doymak bilmediklerini gördüğümüz birtakım aşağılık politikacıların söylediklerinden çok daha duyarlı ve yararlı sözlerdir bunlar. İktidar ve servet ihtirasıyla gözleri dönmüş bazı "aşüfte"ler öyle laflar ediyorlar ki insanın içinden bir tokat, bir tokat daha aşketmek geliyor. Ne zaman bitecek bu aşiret ve aşıramento dönemi? İşi yoksula aş sağlamak olması gerekenlerin çoğu, bakıyoruz, "aşın koyusunda, işin kıyısında". Yani kendileri tıkabasa yemek ve doymak istiyorlar da, toplum için yapmaları zorunlu olan işlerin kıyısından sıvışıp gidiyorlar kıçın kıçın. Onlar göz göre göre aşırırken bile siyasal güçleri aşınmıyor. Ne mene iştir bu? Aşsızlığın ve işsizliğin alabildiğine arttığı bu ülkede hepimiz boyun eğmişiz, bizi aşağılayanların aşımızı aşırmasına seyirci kalıyoruz. Aşırı tevekkül buna denir. AFVergisini ödemeyen niçin bu kadar kolay affediliyor da, hiç de suç olmayan "düşünce suçu"ndan hapis yatan, tutuklu kalan, kitabı yasaklanan gazeteci, yazar, düşünür ulusumuzu suçlamakta olan dünya kamuoyunun gözü önünde hırpalanıyor. Esnafa ve Eşrafa Af. Düşünene Dayak! Adil Düzen, Allah seni başımızdan eksik etmesin! LAFALKIŞAAAH!Prenses Diana da gitti gider. Meğer İngiltere'de kiliselerde Kraliyet ailesinin adı geçermiş dualarda. (Bizim mevlitlerde olduğu gibi.) Şimdi, Prenses Di boşandı ya, dua metinlerinden hemen çıkarmışlar adını. Kraliyet ailesinin tüm isimlerini okuyorlarmış ama, Di yok artık. Ah, bizde de, canımıza okuyanların adları düşse ne güzel olur. |