|
Amerikan rüyasıKorkmaz İlkorur"ŞÜKRAN Günü" ABD'ye özgü. Kasım ayının dördüncü perşembesinde Amerikalılar, kendilerine ihsan ettikleri için Tanrı'ya teşekkür ediyorlar. Yerine göre aile fertlerini, arkadaşları, eş ve dostu, genellikle bir "hindi" yemeğinde bir araya getiren "Şükran Günü" coşku ile kutlanan önemli bir gün.Ama, "Şükran Günü"nün ABD ekonomisi açısından bir başka önemi var: Bu gün ile yılın en canlı alışveriş dilimi başlıyor. Zira, Amerikalılar, "Şükran Günü" ile birlikte Noel'i de içine alan ve yeni yıla kadar süren tatili bol, yaşam çoşkusu yüksek bir döneme giriyorlar. Amerika hareketleniyor ve kalabalıklaşıyor. Ekonomik, özellikle perakendeci uçta canlılık yaşıyor. Uzun uzun anlatmayalım; "USA Today"den aldığımız bir istatistiği verelim: ABD'de Şükran Günü ile yılbaşı arasında haftada toplanan çöp miktarı 1.1 milyon ton artıyormuş. Artan çöpte başı çekenler şunlar: Oluklu karton, 3.4 milyon ton; yemek, 1.7 milyon ton, adi posta, 525 ton; hediye paketi ambalaj malzemesi, 11 ton. Bu veriler yaşanılan canlılığın bir göstergesi. Nitekim, geçen perşembe, Şükran Günü nedeniyle bomboş olan New York sokakları cuma günü kalabalıktan yürünmez bir hale geldi. Alışveriş bol - coşkusu yüksek hayat dilimi başlamıştı. 30 Kasım Cumartesi günkü New York Times'ın birinci sayfasındaki haberin manşeti şöyle: "Birinci Gün Perakendecilerin Noel Ümitlerini Artırdı". Resmi istatistikler henüz olmasa bile tüm ABD'deki gözlemler bu yılki sezonun geçen seneye kıyasla çok iyi geçeceğine işaret ediyor. Bu canlılığın (ve, iyimserliğin) nedenleri belli: Tüketici, ekonomideki canlanma / büyümenin devam edeceğine inanıyor. Enflasyonun artmayacağı, dolayısıyla faizlerin yükselmeyeceği konusunda iyimserlik var. Kongre'nin, hükümetin ve Federal Reserve'ün dalgalanmaları daha iyi yönettiğine inanılıyor. O nedenle tüketici borçlanmaktan ve harcamadan çekinmiyor. Hisse senedi piyasasındaki hızlı yükseliş de iyimserliği ve harcamaları pompalıyor. Bunlar, Amerikalıları alışverişe iten faktörler. Pekiyi, ya yabancılar? New York sokaklarında yabancıdan geçilmiyor. Latin Amerikalılar, kendi ekonomilerindeki düzelmenin de etkisi ile New York'u adeta teslim alacaklar. Dünyanın dört bir köşesinden insanların akın akın New York'a gelmesinde yalnızca bu şehri bir rüya alemine döndüren Noel ışıklandırmalarını ve süslemelerini seyir arzusu yatmıyor. ABD ucuz. Yani, ABD, bu yabancı insan kalabalıkları ile, yıllardan beri sürdürdüğü, insanların bazen acımasızca bulduğu o yeniden yapılanma sayesinde uluslararası rekabet gücünü kanıtlıyor. Amerika yıllardan sonra tekrar bir Amerikan rüyası yaşar gibi. Yoksa bu Noel ışıklarının yarattığı bir sahnede görülen bir rüya mı? Noel ışıkları sönünce rüya da bitecek mi? Evet, tüm yaşanan olumlu gelişmelere rağmen Amerikalılara bu soruları sordurtan birçok neden var. Her şeyden önce, uzun zamanlı bir neden var. Fırsatlar ve hürriyetler ülkesi Amerika, Amerikan rüyasını ne kadar gerçekleştirebilmişti? Geniş kesimlerin fakirliği "Amerikan Rüyasına Ne Oldu?" adlı kitabı en çok satan kitaplar arasında yapacak kadar önemli ve denk bütçe savaşının en büyük darboğazı. Bir de içinde yaşanılan dönemin ortaya çıkarttığı nedenler var. Birbiri arkasına rekorlar kıran ve iyimserliği nakte çeviren hisse senedi piyasasındaki bu gelişim ne kadar sürer. Federal rezerv faizleri düşük tutarak, acaba Japonya benzeri bir köpük mü yaratıyor? (Böyle olduğuna ilişkin ciddi eleştiriler var) Köpük patlayacak mı? Denk bütçe 2002 yılına kadar gerçekleştirilecek mi? Kongre, denk bütçe ve dolayısıyla enflasyonun kontrol altında tutulması konusunda bir konsensüs içinde görünüyorsa da enflasyon - faiz - bütçe açığı - durgunluk iç içeliğinin sonuçları iyi yönetilebilecek mi? Yoksa, denk bütçenin getirdiği aksiyon kısıtlamaları veya dış etkenler ekonomiyi tekrar bir enflasyonist ve sonra durgunluk sürecine mi sokacak? Harcamalar nerede kısıtlanacak? Zaten darda olanların durumu sağlık ve işsizlik yardımları kesilince daha da mı kötüleşecek? İşsizlik artacak mı? Bize göre, daha tam tatlı bir Amerikan rüyası yok. Özel kesimdeki yeniden yapılanma, kamuda devam edecek. Bunun tatsız sonuçları tekrar tüm Amerika'yı etkileyecek. Ama, ABD doğruyu bulmak için denemeye devam ediyor. |