|
'Türkiye Avrupa'dan dışlanıyor'1997 Türkiye için ekonomik ve politik açıdan nasıl bir yıl olacak? Memleket sorunları olduğu gibi duruyor. Bu siyasi partilerin suçu. Partiler bir araya gelip uzun vadeli sorunları çözme yoluna gitmelilerdi. Bu olmadı. Hükümetler geldi hükümetler gitti, ama sorunlar hiç değişmeden yerinde duruyor. 1997'de ümit ediyorum ki kararlar alınsın, çünkü kararların alınması ve sonuçların görülmesi 2 - 2.5 yılı alır. Biz her seçimden sonra gelen hükümete söyledik. Belki bir iki sene zorluk çekilecek belki popülariteniz olmayacak ama ondan sonra size büyük prim yapacak dedik. Türkiye'de herkes, işçi kesimide dahil olmak üzere problemleri kabul ediyor. Ama bunların çözümünde adım atılmıyor. 1997'de, 94 benzeri bir kriz olabilir mi? 1994'de ağır bir fatura ödedik. Bu idarecilere iyi bir ders oldu. İş alemi hükümetin kararlarından ayrı olarak çalışmaya alıştığı için hükümet krizlerinden eskisi gibi etkilenmiyor. Bunda kayıt dışı ekonominin dinamik özel sektörün büyük payı var. Yeniden böyle büyük bir sarsıntıya ümit ediyorum ki fırsat verilmez. Peki ya Gümrük Birliği ? GB'ye girdiğimizden beri üzerimize düşen sorumlulukları yerine getiremedik, almamız gereken kararları alamadık. Türkiye Avrupa ilişkilerini nasıl değerlendiriyorsunuz? Türkiye Avrupa'dan dışlanıyor. Bunun nedeni Avrupa bizi sevmiyor değil, bunun sebebi ekonomimiz. Ekonomimizdeki düzensizlik nedeniyle yabancılar yatırım yapmaktan korkuyorlar. Yüksek enflasyon memlekete yabancı sermaye gelmesini engelliyor. Çünkü onlar elde ettikleri parayı Türk Lirasına çevirerek defterlerine işliyorlar sonra bir bakıyorlar paraları erimiş bu da caydırı oluyor. Özal zamanında, ekonominin düzgün gittiği, hedeflerin ve kimin ne yaptığının belli olduğu zamanlarda yabancı sermaye akını oldu Türkiye'ye o zaman Türkiye çok cazip bir pazardı. Türk ekonomik modeli neredeyse okullarda ders olarak okutulacaktı. Bugün maalesef dışarıda Türküm dediğiniz zaman yüzünüze garip garip bakıyorlar. Yabancı ülkelere girişlerde can sıkıcı, onur kırıcı hadiseleri bizzat yaşıyoruz. Bunların önüne geçebilmek için ; 1) Türkiyenin Avrupa'da iyi niteliklerle tanınması lazım. Maalesef son zamanlarda gazetelere yansıyan olaylar nedeniyle Türklerin adı hep kötü olaylarla kirli işlerle anılıyor. 2) Ekonomimizi düzeltmemiz lazım. Ne tarafa gittiğimizin belli olması gerekiyor. Yabancılar bunların gerçekleştiğini görünce gelirler. Çünkü ekonomimiz büyüyor, nüfusumuz genç, talep artıyor. Kimseden eksik bir tarafımız yok. Refah Partisi Türkiye'yi nereye götürür? - RP tek başına iktidar olmadığı için hakiki niyetlerini ve istikametlerini bilemiyoruz. Bugünkü tabloya bakarsak, RP Türkiye'yi hiç bir yere götürmüyor. Adı şaibelere ve yolsuzluklara karışmış bir ortakla bu hükümet nereye gider? Batıda integrty dediğimiz, insanların bir şeref ve izzeti nefis sorumluluğu var. Seçim kaybettiğiniz, adınız lekelendiği zaman istifa ediyorsunuz. Bizim olgunluğumuz bu noktaya gelmedi. İsmet Paşa'nın bir sözü var, "Memlekete hizmet sadece iktidarda değil muhalefetteyken de yapılır" diye. Politikacılarımızın koltuklarını kaybetmekten korkmaması lazım. |