|
En iyi devlet, sınırlı devletSınırsızca ve sorumsuzca harcama yapan, ağır vergiler altında halkı ezen, iki yakasını bir araya getiremediği için sürekli borçlanan ve borç batağı içinde yüzen, sıkıştıkça hoyratça para basan devlete artık dur demeliyiz.Coşkun Can AktanDokuz Eylül Üniversitesi İİBF öğretim üyesi Doç. Dr. Coşkun Can Aktan'ın hazırladığı Ekonomik Anayasa konulu araştırma, Türkiye İşveren Sendikaları Konfederasyonu, TİSK'in 34. kuruluş yıldönümü dolayısıyla 16 Aralık günü Ankara'da düzenlenen bir panelde kamuoyuna açıklanacak. Aktan, Ekonomik Anayasa'nın gerekçesini ve temel önerilerini kaleme aldı. BİRÇOK ülkede adına demokrasi denilen, ancak "halk egemenliği" nden hayli uzaklaşmış bir düzen içinde yaşıyoruz. Eğer, "gerçek demokrasi" istiyorsak, o zaman devleti temsil eden tüm kişi ve kurumların yetkilerini hukukla sınırlandırmamız gerekiyor. Sınırsız yetkilere sahip "parlamentonun üstünlüğü" nü değil "hukukun üstünlüğünü" savunmalıyız ve bunun için mücadele etmeliyiz. Sınırsızca ve sorumsuzca harcama yapan, ağır vergiler altında halkı ezen, vatandaşın kazandığının neredeyse yarısına vergi yoluyla el koyan, iki yakasını bir araya getiremediği için sürekli borçlanan ve borç batağı içinde yüzen, sıkıştıkça hoyratça para basan, israf aracı olmaktan başka bir işe yaramayan devlete artık dur demeliyiz. Büyüyen devlet, sorunların çözümü değil kaynağıdır. Sınırsız devlet, siyasi yozlaşmanın esas nedenidir. Vatandaşın can ve mal güvenliğini korumak için oluşturulmuş olan bu büyük "Ejderha", bugün bireyin hak ve özgürlükleri üzerinde ciddi bir tehlikedir. Sadece siyasal özgürlükler için değil, ekonomik hak ve özgürlüklerin güvence altına alınması için de devletin ekonomik alandaki güç ve yetkilerinin anayasal kurallar ile sınırlanması gerekir. Magna Carta 'dan günümüze özgürlük tarihi, devletin güç ve yetkilerini hukukla sınırlandırmak için yapılan mücadelenin tarihidir. Ekonomik özgürlükler olmadan siyasal özgürlüklerin güvence altına alınamayacağını anlamalıyız. Bir başka ifadeyle, ekonomik özgürlüklerin mevcut olduğu bir ekonomik düzen, yani piyasa ekonomisi kurulmadan siyasal özgürlüklerin gerçek olduğu bir siyasal düzenin, yani demokrasinin yaşama şansı yoktur. Ekonomik özgürlükler ancak devletin ekonomik alandaki faaliyetlerinin sınırlandırılması ile sağlanabilir. Daha az devlet, daha fazla özgürlük ve refah demektir. Hukukla sınırlandırılmış devlet, bireyin ve sivil toplumun daha güçlü olması anlamına gelir. Sınırlı devlet, en iyi devlettir. Sınırlandırılmamış devlet ise insan hak ve özgürlükleri için en ciddi tehlikedir. Çağdaş demokrasilerin birçoğu "sınırsız demokrasi" anlamına gelmekte. Oysa unutulmamalıdır ki, demokrasinin temeli olan "bireysel özgürlük" ancak devletin faaliyet alanı ve çerçevesinin anayasal normlarla sınırlandırılması halinde bir anlam taşır. Kamu ve piyasa ekonomisinde düzenin sağlanmasının, makro - ekonomi yönetiminde keyfiyete ve popülizme son verilmesinin, bireylerin ekonomik özgürlüklerinin korunması ve güvence altına alınmasının en etkin yolu devletin faaliyet alanını, güç ve yetkilerini sınırlamaktır. Ayrıca, ekonomide istikrarı tesis etmek ve mali ve parasal disiplini sağlamak için de mutlaka siyasal iktidarların ellerinde bulunan iktisat politikası araçlarının (vergi harcama, borçlanma ve para basma) çerçevesini çizmeliyiz. Bu bağlamda aşağıdaki anayasal reform önerilerini tartışmalıyız: * Bütçede gelir ve giderlerin birbirine denk olmasını öngören bir madde Anayasa'da ilgili maddeye eklenmelidir. Anayasamızın 161 ve müteakip maddeleri mali disiplini ve denk bütçe ilkesini gerçekleştirmeye imkan verecek şekilde mutlaka değiştirilmelidir. Denk bütçe hedef olmakla birlikte başlangıçta katı bir mali denklik yerine bu amaca hizmet edecek öneriler benimsenebilir. * İç ve dış borçların sınırlarının mutlaka anayasa içerisinde tespit edilmesi gereklidir. * Para arzının ne şekilde artırılabileceğine ilişkin bir çerçeve madde anayasada yer almalıdır. * Vatandaşları ağır ekonomik ve mali yükler altında bırakmamak için anayasanın 73. maddesi değiştirilerek vergileme yetkisinin sınırı çizilmelidir. Sürekli şikayet ettiğimiz politikacılardan kurtulmak mümkün değildir. Temsili demokrasilerde onlara daima yer olacaktır. Politikacının daha iyisi ve daha ahlaklısını seçmek ve işbaşına getirmek şeklinde bir yaklaşımla da siyaseti ıslah edemeyiz. Gerçekçi olalım ve oyuncularla birlikte oyunun kurallarını ıslah etmek için çalışalım. İyi bir oyun için öncelikle oyunun kurallarını oluşturalım. Kötü sistemden ve kötü kurallardan kurtulmamız için anayasal reform kaçınılmazdır. Thomas Jefferson 'un (1743 - 1826) dediği gibi "politikacıları zaptetmenin tek yolu onların anayasaya zincirlemektir." Ümit ediyorum, bilgi öğrenme ve uzlaşmaya dayalı bir davranış bizi böyle bir reforma ve dolayısıyla Anayasal Demokrasi 'ye yaklaştıracaktır. |