23 kasım tool
milliyet logosu
refah.jpg

1997 bütçesi Meclis'te

Bütçe görüşmelerinde grubu adına konuşan CHP Lideri, RP'nin gerçekleşmeyen vaatlerini eleştirdi. Baykal, "Bu bütçeyse, kaynaklar nerede? Yok ortadakiler kaynaksa bütçeyi ne yaptınız?" diye sordu

ANKARA - MİLLİYET

1997 Mali Yılı bütçesinin tümü üzerindeki görüşmeler dün TBMM Genel Kurulu'nda yapıldı. Maliye Bakanı Abdüllatif Şener'in bütçe büyüklükleri üzerine bilgi verdiği görüşmelerin sabahki bölümüne DYP Lideri Tansu Çiller'le DSP Lideri Bülent Ecevit katılmadı.
RP Grubu adına söz alan Manisa Milletvekili Bülent Arınç, Türkiye'nin ekonomik dengelerinin alt üst olduğunu ifade ederek şunları söyledi:
"Borçlu ve suçlu bir ülke olduk. Zaman zaman bunun utancını yaşadık. 1980'den sonra ülkeyi yönetenlerin hepsinin bunda payı vardır. Hiçbirimiz masum değiliz. Şimdi ilimle akılla bu durumdan kurtulmanın yolunu bulmalıyız. Hükümet istifa etsin demekle sorunları çözemeyiz. Hükümet istifa etse bile, SSK sınavı için kuyruklarda geceleyen 90 bin kişinin utancını silebilecek miyiz?"
RP Grubu adına söz alan ikinci konuşmacı Bitlis Milletvekili Zeki Ergezen de sık sık ANAP'a yüklenerek şu değerlendirmeyi yaptı:
"Siz sürekli eridiniz. Biz 38 milletvekilinden 160 milletvekiline ulaştık. Bu sizin ayıbınız, düzenin, rantiyecilerin ayıbı. Bizim ayıbımız değil. Erbakan gelecek, kadınlarınıza zorla çarşaf giydirecek sandınız. Biz kimseye zorla ibadet yaptırmayız, ama bizim kızların başı zorla açılmaya devam ediliyor."

KAYNAKLAR NEREDE?

CHP Lideri Deniz Baykal ise grubu adına yaptığı konuşmada, "Erbakan geçen yıl 46 milyar dolarlık bütçeye Türkiye sığmaz diyordu. Şimdi önümüze 41 milyar dolarlık bütçe getirdi. Üstelik bir de ortada 30 milyar dolarlık kaynak paketi var. Bu bütçeyse, kaynaklar nerede? Yok ortadakiler kaynaksa bütçeyi ne yaptınız? Bu konuda ciddi olmak lazım" yorumunu yaptı.
Adil bir vergi reformu ve orta vadeli bir istikrar programı uygulanmasının kaçınılmaz olduğunu vurgulayan Baykal, RP'nin "41 balon"la yola çıktığını savunarak, bugüne kadar Erbakan'ın yerine getirmeyi vaat ettiği, ancak gerçekleşmeyen uygulamalardan örnekler verdi.
Baykal'ın, "Ne hacılar gördük, koltuk altlarından haç çıktı" şeklindeki Ziya Paşa alıntısı, RP'lilerin tepkisiyle karşılandı. Baykal, bunun üzerine, "Eğer haç benzetmem RP'li arkadaşları rencide ettiyse özür dilerim. Onun yerine bir fıkrayla sözlerimi bitireyim" dedi ve şu fıkrayı anlattı:
"Günün birinde bir ülkede sahte bir peygamber türemiş. Yakınındakiler, ona `eğer peygambersen şu duvarı konuştur' demiş. Sahte peygamber de `konuş ya duvar' demiş. Bunun üzerine duvar gerçekten dile gelmiş ve `Sen bir sahte peygambersin' demiş."
Susurluk kazasıyla ilgili uygulamaları da eleştiren Baykal, ANAP liderinin elindeki bilgileri açıklamaya çağırırken şu görüşleri dile getirdi:
"İstanbul Emniyet Müdürü, Cumhurbaşkanı'na, Başbakan'a söylediklerini, İçişleri Bakanı'na aktarmadığı için mi görevden alınmıştır? İstanbul Emniyet Müdürü görevden alınıyor, onun gerçekleri söylemeyi uygun görmediği kişi kabinede duruyor. Eğer İstanbul Emniyet Müdürü göreve geri dönerse, İçişleri Bakanı ve Başbakan Yardımcısı'na yapmaları gereken bir siyasi görev düşer."

[Ana Sayfa] [Siyaset] [Ekonomi] [Dünya] [Magazin] [Sanat] [Yaşam]
[Entellektüel] [Spor] [Köşe Yazarları] [Dizi Yazı] [Eğitim]