|
Mafya ekonomisiUmur TaluDÜNKÜ Cumhuriyet'te Ergin Yıldızoğlu kirli paranın uluslararası iklimine değinmişti. Aynı çerçevede bir yazı da Le Monde Diplomatique'in son sayısında var.Ottawa Üniversitesi ekonomi profesörü Michel Chossudovsky'nin yazısını özetlemek istiyorum. Türkiye'deki kirliliğin ekonomik iklimini anlayabilmek ve yerli çağrışımlar için: . Birleşmiş Milletler'e göre, çokuluslu suç örgütlerinin yıllık geliri 1 trilyon dolar ve yoksul ülkelerdeki 3 milyar insanın toplam geliri kadar. . Bu rakam suç örgütlerinin "legal" yatırımlarını içermiyor. . Suç örgütleri, "globalleşme" icabı, dünya çapında işbirliği yapıyor, birçok alanda legal işletmelerle de iş ilişkisine giriyor. . Tayland'da eroinden gelen milyarlarca dolar tekstil sanayiine yatmış durumda. Çin mafyası kara parayı serbest bölgeye akıtıyor ve yıllık iş hacmi 200 milyar dolarla Çin'in milli gelirinden yüzde 40 fazla. . Kirli para bankacılık sisteminde aklanarak dolaşıyor ve hem legal faaliyetlere hem de yine yeraltının finansmanına akıyor. . Kara paranın makbul yatırım araçları arasında devlet tahvilleri, hazine bonoları var. Çok ülkede suç örgütleri devletin önemli borç kaynağı durumunda ve hükümetlerin kısa vadeli ekonomik politikalarını da belirliyorlar. (Türkiye'yi de düşünün!) . Elektronik bankacılık, kara para işlemlerine müthiş bir dolaşım hızı ve çarçabuk iz kaybettirme imkanı sağlıyor. . Dünyada kara parayı dolaştıran 55 mali cennet var. Örneğin Cayman Adaları dünyanın 5'inci büyük bankacılık merkezi ve buradaki banka, şirket sayısı, nüfusu bile geçti. . Bu mali cennetlerden yönetilen para hacminin en az 3 trilyon dolarla dünyanın toplam gelirinin yüzde 15'ini bulduğu sanılıyor. . Büyük bankalar da hem yüksek komisyonlar karşılığı kara para aklıyor hem de yüksek faizli kredilerle suç örgütlerini finanse edebiliyor. Bu para da üretici yatırımlardan kaçmış oluyor. . Kemer sıkma politikaları, kamu yatırımlarını ve işletmelerini öldürürken üretici faaliyetlere kredi hacmi daralıyor, işsizlik artıp reel ücretler düşerken "legal ekonomi" krize gömülüyor. Yeraltı ekonomisi büyüyor ve giderek en önemli döviz kaynaklarından biri haline geliyor. (Bkz. sevgili yurdumuz) . Bir BM raporu, "Suç örgütlerinin devreye girişi, IMF'nin borçlu ülkelere dayattığı yapısal uyum programlarıyla kolaylaştı" diyor. . Peru'da 1990 istikrar programıyla birlikte kahve, mısır, tütün gibi legal tarım üretimi çökerken uyuşturucu hammadesi üretimi hızla arttı. (Bkz. hayvancılığın çöküşü ve Güneydoğu). Fas'ta ağır dış borcun finansmanı için binlerce köylünün haşhaş üretimine girmesine göz yumuldu ve buradan sağlanan döviz legal tarım ihracatına eşit hale geldi. . Ukrayna'da 1994'teki IMF programıyla birlikte tarımdaki kriz sonucu buğday üretimi düşerken afyon üretimi patladı. Eski Yugoslavya topraklarında tarım kriziyle birlikte uyuşturucu üretimi ve İtalyan mafyasının kontrolündeki eroin imalathaneleri ortaya çıktı. . Özelleştirme furyasında da kara para devreye girebiliyor. Macaristan'da özelleştirilen ve yabancı bankaların eline geçen CIB'in, Kolombiya uyuşturucu kartelininki de dahil büyük para aklama operasyonları yaptığı anlaşılıyor. . Rusya'da 1300 suç örgütü ekonominin yüzde 40'ını, 35 - 40 bin işletmeyi, en az 400 bankayı kontrolünde tutuyor. Bunlar liberalleştirme politikalarını desteklerken parlamentoda da temsilci bulunduruyor. . Uluslararası finansın yeni çehresi politik hayatın da suça bulanmasını getiriyor. Kolombiya'da devlet başkanının seçim kampanyasının uyuşturucu kartelince finanse edilmesi gibi. . Dış borç yükü, hükümetlerin kara paraya döviz kaynağı olarak teslim olmasını, Batılı finans çevrelerinin paralarını kurtarmak için bu işlemlere göz yummasını doğuruyor. Bu iklime bir de yıllardır süren bir "düşük yoğunluklu savaş"ı ekleyin... Türkiye'yi düşünün! |