|
![]() Sultan dairesiYavuz DonatALMATI (KAZAKİSTAN)Tercümesi "Demirel Bey geliyor." Demirel bağımsızlık bayramı törenlerinden geldi ve odasına çıktı. "THE ANKARA HOTEL TOWERS" kat 11. Özel kat. Burada "Kral Dairesi" var. Kapıda "Sultan's Suite" yazıyor. Sultan'ın Dairesi. Yatak odası, yemek odası, çalışma odası, mutfak, iki banyo... "Sultan dairesinin" ilk konuğu Demirel ailesi. Dairede büyük ekranlı bir TV. TV'de "hangi kanalı ararsanız" mevcut. CNN var, BBC var. TRT var, Kanal D var, Samanyolu var. Ecevit Ankara'da konuşuyor. Biz Almatı'da izliyoruz. Demirel'e "Ecevit'in talebinden... Israrından" bahsediyoruz: - Bülent Bey, Devlet Denetleme Kurulu'nu işletmenizi istiyor. Bu isteği taraftar da buluyor. Süleyman Bey dinliyor. Devam ediyoruz: - Pazar günü yapılacak zirvede de aynı talep gelebilir. Devlet Denetleme Kurulu'na "Susurluk olayını incele" diyemez misiniz? Kararınızı "revize" edemez misiniz? Demirel: - Edemem ki. - Neden? - Edersem, başlangıçta koyduğum gerekçenin yerine koyacak gerekçe bulamam. - Ama "tırmanan bir talep" var. - Devlet Denetleme Kurulu 14 yıl önce kuruldu... Bu 14 yılda birçok vahim olay oldu... Sivas gibi... Özdemir Sabancı gibi... Daha pek çok. Kimse "Devlet Denetleme'yi işlet" demedi. Ayrıca diğer kurumlar işlememiş de değil. * * * TOPLUM çok tepkili. Toplum çok hassas. Ve de "kızgın... Aceleci." Demirel'e "bunları" söylüyoruz. Süleyman Bey: - Biliyorum. Hassasiyet gösterenler, devletin itibarının zedelenmesine razı değiller. Cumhurbaşkanı da "bu konuda çok duyarlı." Yalnız "bir konuda" daha duyarlı: - Devlet, siyaset, mafya iç içe sloganı fevkalade rahatsız edici. Devlet yıpratılmasın. Karşılaşılan olaya yine devlet çare bulacak. * * * KAPI çalınıyor. Sultan dairesine "randevulu konuklar" geliyorlar: Kazak Televizyonu'nun programcıları. Demirel'e "Rusça" bir soru: - Çok dinamik ve gayretlisiniz. Bu canlılığınız Kazak halkının arasında olmanızdan mı? Bir başka soru: - Neden Doğru Yol? Partiye neden başka isim vermediniz? Doğru Yol nasıl aklınıza geldi? Demirel gülüyor. Bir anda yıllar öncesine dönüyor: - Otomobildeydim... Sürgüne gidiyordum... Gözaltı hapsi gibi... Doğru Yol "bir şeyin" devamı... Demokrat Parti'nin, Adalet Partisi'nin devamı... Bu yoldan vazgeçemezdim... Dedim ki "yol doğru... Doğru yol'dan sapmayız." Ve partinin adı "Doğru Yol" oldu. * * * KAZAK televizyoncular gitti. Yine Demirel'le başbaşa kaldık. Ve yine "aynı konuyu" açtık: - Efendim... Devlet Denetleme Kurulu... Susurluk. Demirel: - Ben bu kurula "Susurluk'a bak" desem bile... Soruşturma yapma hakkı yok ki... Sadece inceleme yapar. Biz: - Olsun. Demirel: - Olsun demekle olmuyor. Devletin diğer organları işliyor... Başbakanlık Teftiş Kurulu, Susurluk Savcılığı, DGM... Devletin kurumlarına güvenin. * * * SORUN da bu zaten... "Güven." Toplumda bir "güven zedelenmesi" var. Toplum "devletine saygılı." Ama aynı toplum "bazı pisliklerin üzerinin örtüldüğünü" görüyor. Buna kızıyor. Ve toplum şimdi koro halinde soruyor: - Acaba "bu pislik de" örtülecek mi? Acaba "Susurluk konusu da" kapatılacak mı? Demirel birden ayağa kalkıyor: - Nesi örtülecek?.. Nasıl örtülecek?.. Niye örtülecek?.. Sonra parmakları ile saymaya başlıyor: - Bir, nesi örtülecek?.. İki, nasıl örtülecek?.. Üç, niye örtülecek? |